
Adatepe Köyü (Çanakkale)
Kaz Dağları’nın eteklerinde yer alan Adatepe, Türkiye’nin koruma altındaki ilk köylerinden biri olarak bilinmektedir. Köy, Ayvacık ilçesine bağlıdır ve tarihi Osmanlı-Rum mimarisinin önemli örneklerini barındırmaktadır. Taş evlerin büyük bölümü restore edilerek özgün karakterleri korunmuştur.
Köy aynı zamanda zeytincilik kültürüyle öne çıkmaktadır. Burada bulunan zeytinyağı müzesi, bölgenin tarımsal geçmişini anlamaya yardımcı olmaktadır.
Köy yakınlarında yer alan Zeus Altarı, antik dönemden günümüze ulaşan önemli bir seyir noktasıdır. Kaz Dağları’nın temiz havası ve zengin bitki örtüsü, bölgeyi doğa tutkunları için de cazip hale getirmektedir.
Günümüzde kültür turizmi, gastronomi ve doğa yürüyüşleri açısından Türkiye’nin en dikkat çekici kırsal destinasyonlarından biri olarak gösterilmektedir.


Yanıklar Köyü (Muğla)
Fethiye ile Göcek arasında yer alan Yanıklar Köyü, kitlesel turizmin yoğun olduğu sahil bölgelerine yakın olmasına rağmen doğal yapısını büyük ölçüde koruyabilmiştir.
Köy çevresinde, dünya üzerinde sınırlı bölgelerde yetişen sığla ağaçlarından oluşan nadir ormanlar bulunmaktadır. Köyün yakınındaki Katrancı ve Günlüklü koyları, Akdeniz kıyılarının korunmuş doğal alanları arasında sayılmaktadır. Yanıklar sahili ise, deniz kaplumbağalarının üreme alanlarından biri olarak bilinmektedir. Ayrıca bölgedeki ekosistem, birçok kuş türüne ve çeşitli bitki topluluklarına da ev sahipliği yapmaktadır.
Yanıklar aynı zamanda geleneksel narenciye ve nar üretimiyle de tanınmaktadır. Çevredeki yürüyüş yolları ve bisiklet rotaları doğayla iç içe zaman geçirmek isteyen ziyaretçiler tarafından tercih edilmektedir.


Misi Köyü (Bursa)
Günümüzde resmi adı Gümüştepe olan Misi Köyü, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer almaktadır. Tarihi yaklaşık iki bin yıl öncesine kadar uzanan köy, özellikle Osmanlı döneminden kalan sivil mimari örnekleriyle tanınmaktadır.
Nilüfer Çayı’nın kıyısında kurulmuş olması, bölgeye doğal bir güzellik kazandırmaktadır. Ahşap ve taş malzemenin birlikte kullanıldığı evler, köyün özgün görünümünü oluşturmaktadır. Köyde bulunan kültür evleri ve müzeler yerel tarih hakkında bilgi edinme fırsatı sunarken köy aynı zamanda yürüyüş ve fotoğrafçılık için de uygun güzergahlara sahiptir.


Sille Köyü (Konya)
Konya’nın merkezine oldukça yakın olan Sille, binlerce yıllık geçmişiyle Anadolu’nun en eski yerleşimlerinden biridir. Bölge, tarih boyunca farklı kültürlerin birlikte yaşadığı önemli bir merkez olmuştur.
Başta Aya Elena Kilisesi olmak üzere tarihi kiliseler ve kayalara oyulmuş yapılarla bilinen Sille’nin taş evleri ve dar sokakları özgün dokusunu günümüze de taşımaktadır. Ayrıca son yıllarda gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları sayesinde birçok yapı yeniden işlev kazanmıştır.
Köy, kültürel miras turizmi açısından Konya’nın en önemli bölgelerinden biri haline gelmiştir. Sille, tarih ve mimariye ilgi duyan ziyaretçiler için oldukça zengin bir deneyim sunmaktadır.


Apamea, Apollonius veya Doğanbey Köyü (Aydın)
Aydın’ın Söke ilçesinde yer alan ve Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nın sınırında bulunan Eski Doğanbey Köyü’nün geçmişi, milattan önceye kadar uzanmaktadır. Köy, 1924 yılındaki nüfus mübadelesine kadar kalabalık bir Rum nüfusuna ev sahipliği yapmıştır. Mübadele sonrasında ise, köye yerleşen Türklerin zamanla tarım arazilerine daha yakın olan yeni Doğanbey bölgesine taşınmasıyla sessizliğe gömülmüştür.
Bu durum, köyün taş evlerinin ve dar sokaklarının modern yapılarla bozulmadan günümüze kadar aynen korunmasını sağlamıştır. Günümüzde aslına uygun olarak restore edilen taş konaklar, bir açık hava mimari sergisi gibi ziyaretçilerini karşılamaktadır. Milli parkın endemik bitki çeşitliliği ve yaban hayatı ile çevrili olan köy, ekoturizm meraklıları için de mükemmel bir merkez konumundadır.


Zeytinbağı (Tirilye) Köyü (Bursa)
Marmara Denizi kıyısındaki Tirilye, tarih boyunca Rum, Bizans ve Osmanlı kültürlerinin izlerini taşıyan önemli bir yerleşim olmuştur. Tarihi kiliseler, taş yapılar ve dar sokaklar Tirilye’nin kültürel mirasının önemli parçalarıdır. Bölgedeki geleneksel evlerin önemli bir kısmı koruma altındadır.
Osmanlı döneminde önemli bir ticaret merkezi olarak kullanılan bölge, zeytincilik faaliyetleriyle de tanınmaktadır.


Ortan Köyü (Rize)
Kaçkar Dağları’nın etkileyici manzaraları arasında yer alan Ortan Köyü, Doğu Karadeniz’in geleneksel yaşam kültürünü yansıtan önemli yerleşimlerden biridir. Köy, taş kemer köprüleri ve ahşap evleriyle dikkat çekmektedir. Bölgedeki mimari, Karadeniz’in zorlu coğrafi koşullarına uyum sağlayacak şekilde gelişmiştir. Çevredeki yaylalar ve yürüyüş parkurları doğa sporları açısından büyük önem taşımaktadır.
Kaçkar Dağları Milli Parkı’na yakın konumuyla biyolojik çeşitlilik açısından da dikkat çeken bölgenin sisli vadileri ve gür ormanları ziyaretçilere benzersiz manzaralar sunmaktadır. Ayrıca köyde geleneksel Karadeniz kültürünün birçok unsuru hala gözlemlenebilmektedir.


Kapıkırı Köyü (Muğla)
Muğla’nın Milas ilçesindeki Kapıkırı Köyü, antik Herakleia Kenti kalıntılarının üzerine kurulmuştur. Köyün hemen yanında antik surlar, tapınak kalıntıları ve tarihi yapılar görülebilmektedir. Ayrıca köy, Bafa Gölü kıyısında yer aldığı için çok sayıda kuş türüne de ev sahipliği yapmaktadır.
Tarihi ve doğal güzelliklerin iç içe geçtiği bölge, antik çağlardan günümüze kadar kesintisiz yerleşim görmüş alanlardan biridir.


Birgi Köyü (İzmir)
Birgi, İzmir’in Ödemiş ilçesinde yer alan ve tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış önemli bir yerleşimdir. Aydınoğulları Beyliği’ne başkentlik yapmış olan Birgi, günümüzde korunmuş mimari dokusuyla, açık hava müzesini andırmaktadır. Köyde bulunan tarihi konaklar ve camiler, Anadolu Türk mimarisinin seçkin örneklerini oluşturmaktadır. Örneğin; Çakırağa Konağı, 18. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisinin en nadide ve özgün örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. 1312 yılında inşa edilen tarihi Birgi Ulu Camii ise, ahşap işçiliği ve eşsiz çini süslemeleriyle beylikler döneminin ihtişamını günümüze taşımaktadır.
Anadolu’nun en iyi korunmuş tarihi yerleşimlerinden biri olarak kabul edilen Birgi, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer almaktadır. Ayrıca 2022 yılında Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) tarafından dünyanın en iyi turizm köylerinden biri seçilmiştir.


Kaleköy (Simena) Köyü (Antalya)
Antalya’nın Demre ilçesi yakınlarında bulunan Kaleköy, kara yolu ulaşımının sınırlı olması nedeniyle doğal ve tarihi dokusunu koruyabilmiştir. Antik Simena Kenti’nin kalıntıları köyün içinde yer almaktadır. Bölgenin en dikkat çekici yapıları arasında yamaçta yer alan tarihi kale, Likya uygarlığından kalan kaya mezarları ve batık kalıntılar bulunmaktadır.
Köy, Akdeniz kıyısındaki en özgün tarihi yerleşimlerden biri olarak kabul edilmektedir.

BONUS I
Hamsilos / Akliman Köyü (Sinop)
Türkiye’nin en kuzey noktası olan İnceburun Yarımadası’na oldukça yakın bir konumda bulunan Hamsilos, buzul aşındırması sonucu oluşmuş ve dünyanın kendiliğinden oluşan tek fiyordu olarak bilinen coğrafi bir oluşuma ev sahipliği yapmaktadır.
Köy yerleşimi, yemyeşil çam ormanlarının denizin maviliğiyle sıfır noktasında birleştiği büyüleyici bir şerit üzerinde yer almaktadır. Birinci Derece Doğal Sit Alanı olarak ilan edilen bölge, endemik bitki türleri ve zengin faunasıyla devlet tarafından korunmaktadır.
Tarih boyunca fırtınalı Karadeniz’de gemilerin sığınabileceği doğal bir liman görevi üstlenen koy, günümüzde balıkçı teknelerine ev sahipliği yapmaktadır. Köy çevresinde yer alan Akliman bölgesi ise, uzun kumsalları ve sakin piknik alanları ile doğa severlerin uğrak noktalarından biridir.

BONUS II
Belkıs Köyü (Gaziantep)
Gaziantep’in Nizip ilçesinde, Fırat Nehri’nin hemen kıyısında yer alan Belkıs Köyü, dünya arkeoloji tarihi açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu küçük yerleşim yeri, antik dönemde Roma İmparatorluğu’nun en doğudaki stratejik sınır kentlerinden biri olan Zeugma Antik Kenti’nin üzerinde kurulmuştur. Bugün dünya çapında tanınan “Çingene Kızı” mozaiği başta olmak üzere, paha biçilemez Roma mozaikleri bu köyün toprakları altından çıkarılmıştır.
Birecik Barajı’nın suları altında kalan kısımların dışında kalan yukarı köy alanı, fıstık ağaçları ve nehir manzarasıyla büyüleyici bir görünüme sahiptir. Köyde yaşayan yerel halk, geleneksel Güneydoğu Anadolu kültürünü ve misafirperverliğini yaşatmaya devam etmektedir.
Baraj gölü üzerinde yapılan tekne turları, köyün hemen altındaki batık antik kentin kalıntılarını kuş bakışı izleme imkanı sunmaktadır. Bölgenin sahip olduğu tarihi zenginlik, Gaziantep Valiliği ve çeşitli üniversitelerin iş birliğiyle yürütülen projeler sayesinde koruma altında tutulmaktadır.


