1 Nisan 2020

Doğu ve Batı’nın İlk Büyük Savaşı: Truva Savaşı

Mine Taytekin

Dünyanın en güzel kadını Helen için yapılan ve on yıl süren Truva Savaşı, binlerce askerin ölümü ve büyük bir kentin yıkılışı ile sonuçlanmıştır. MÖ 1260 yılında kanlı ve oldukça çetin geçen, Doğu ve Batı’nın ilk büyük savaşını beraber hatırlayalım.

Truva Kenti ve Prens Paris

Efsaneye göre; Truva şehri kral soyunun atalarından biri olan Tros tarafından kurulmuştur. Tros, Zeus’un oğlu Dardonos’un torunudur. Tros’un torunu Laomedon, Truva surlarını tanrı Apollon ile tanrı Poseidon’a yaptırmıştır. 

Truva kenti , günümüzde Çanakkale sınırları içinde bulunan Kaz Dağları’nın eteklerinde kurulmuştu. Kral Priamos (şehrin son kralı), Truva Savaşı sırasında ülkeyi yönetmekteydi.

Ülkesini çok sevmesi ile ünlenmiş bu kralın en bilinen çocukları Kassandra, Polyksena, Hektor, Paris Aleksandros ve Troilos’tu. Priamos’un karısı Hekabe, Paris’e hamileyken rüyasında bir alev topu doğurduğunu görmüştür. Şehrin rüya yorumcuları bunu iyiye yorumlamamış, daha doğmamış prensin kötülük getireceğini söylemişlerdir. 

Paris doğar doğmaz İda Dağı’na bırakılarak ölüme terkedilmiştir. Prens Paris’i dağda bir çoban bulmuş ve onu büyütmüştür. Rivayete göre; çoban bulmadan önce Paris dişi bir ayı tarafından emzirilmiş, bu şekilde hayatta kalmıştır. 

Paris büyüdüğünde tanrılar ondan Olympos’un güzellik yarışmasında en güzel tanrıyı seçmesini istemiş, yarışan üç tanrı – Athena , Hera ve Afrodit – ona çeşitli hediyeler sunmuştur. Prens’e en cazip geleni ise, Aphrodite’in dünyanın en güzel kadınını bahşetmesidir. Bu yüzden Paris, yarışma ödülü olan altın elmayı Afrodit’e vermiştir. 

İleride Paris’in krallığa geri dönmesi ve Afrodit’in hediyesi olan dünyanın en güzel kadını ve Akha Kralı Menelaos’un karısı Helen’i kaçırmasıyla, ülkesinin sonunu getirecek kanlı bir savaşa sebep olmuştur.

Paris
Paris

Akalar

Akaların, MÖ 2000 yılı başlarında kuzeyden ve doğudan göçen kavimlerin Yunanistan’daki Karlar ile birleşip kaynaşmasından doğmuş yeni bir ırk olduğu, yarımadaya kuzeyden ve güneyden geldikleri tahmin edilmektedir. 

Yunanistan’da birçok krallıklar kurmuşlardır. Bu krallıklar arasında çok yakın ve sık ilişkiler vardır. Zaman zaman türlü nedenlerle krallıklar arasında savaşlar çıkmış, güçlü krallar krallıklara egemen olmuşlardır. Kimi zaman birlikte deniz aşırı savaşlara çıkmış olsalar da, hiçbir zaman kent devletleri, merkezi bir devlet çatısında birleştirilememiştir.

Menelaos’un karısı Helen kaçırılınca bir araya gelmişler ve Truva’ya saldırmışlardır.

Büyük Savaşın Başlangıcı

Paris, abisi Hektor ile Sparta’ya -iki şehir arasındaki gerginliği azaltmak için, iyi niyet elçileri olarak- bir ziyaret düzenler. Sparta’yı ziyaretlerinde Kral Menelaos onlar için büyük bir ziyafet verir. Ziyafete Kraliçe Helen de katılır. Bu ziyarette Helen ve Paris karşılaştıklarında ikisinin de ürperdiği söylenir. Fazlasıyla etkilenen Paris’in bu halini abisi Hektor farketmiş ve onu uyarmıştır. Uyarıyı dikkate almayan Paris, ziyafetteki herkes şarabın etkisiyle kendilerini kaybederken Helen ile buluşmuştur. Bu buluşmada Helen ile beraber olmuştur. Ziyaretin sonuna kadar her akşam buluşmaya başlamışlardır. Evli ve Hermione adında bir kızı olan Helen, Afrodit ona dokunduğu için karşı koyamamış ve Paris’e aşık olmuştur. Ziyaret sırasında Kral Menelaos, büyükbabasının ölümü üzerine Girit’e gitmek zorunda kalmıştır.

Ziyaret sonu yaklaştığında Paris, Helen’den onunla Truva’ya dönmesini ister. Helen aşkının büyüsüyle evliliğini, kızını ve dadısının yakarışlarını önemsemeyerek sevgilisinin peşinden gitmeye karar verir. Son gün, Truva’ya giden gemiye o da binerek ailesini ardında bırakır.

Girit’ten dönen ve karısının kaçırıldığını öğrenen Menelaos , bunun Yunan halkına yapılmış bir hakaret olduğunu düşünür. Uzun yıllardan beri iki şehir arasında süren gerginlik artar. Kardeşi Mykenai Kralı Agamemnon ile beraber, önderi olduğu bir Aka ordusu toplar. Ordu Truva’ya doğru yola çıkar. Menelaos Truvalılardan Helen’in iade edilmesini ve bunun üstüne tazminat istediğini açıklar. Helen’i ailelerinden sayan Truvalılar bunu kabul etmez ve büyük savaş başlar.

Helen
Helen

Savaşın Gelişimi

Akalar saldırmak yerine ilk olarak şehri kuşatmışlardır. Dokuz yıl süren kuşatma sırasında Truva çevresindeki zengin bölge ve şehirlerin değerli silahlarını yağmalamış, güzel kadınları kaçırarak komutanlar aralarında paylaşmışlardır. Daha sonra iki ordu karşı karşıya gelmişlerdir. 

Paris, Menelaos ile teke tek savaşmayı ve savaşı kazananın Helen’i almasını teklif eder ve teklifi kabul edilir. Savaş sırasında Menelaos Paris’i yenmek üzereyken Tanrıça Afrodit araya girer ve Paris’i kurtarır. Başka bir savaşçı olan Pandoros ise, Menelaos’a bir ok atar ve iki ordu birbirine girer. Akalı savaşçılar birçok Truvalıyı öldürürler. 

truva savaşı

Truva Savaşı

Bu korkunç savaşa sadece insanlar katılmamıştır. Tanrılardan Athena, Afrodit ve Ares de savaşmıştır. Korkunç savaşın ünlü kahramanlarından Hektor, Akaların Aşil’tan sonra en büyük kahraman olan Aias ile savaşır. Bu arada Akalar, ordugahın çevresini bir sur ve hendek ile çevirirler. Bu durum savaşın Truvalılar lehine gerçekleşmesini sağlamıştır. 

Akalı Patroklos, Aşil’den bir düello yaparak ordunun moralini yükseltmesini ve üstünlük kazanmasını ister. Fakat Aşil bunu kabul etmez. Bunun üzerine Patroklos, Aşil’in zırhını gizlice giyer ve düello için hazırlanır. Hektor ile düello yapmadan önce, Hektor onun Aşil olmadığını düşünür çünkü zırh Patroklos’un üstüne tam olarak oturmamaktadır ve Patroklos, Aşil’e göre iyi bir savaşçı değildir. Hektor ile mücadelesi sonucunda Patroklos hayatını kaybeder. Menelaos ölenin Aşil olduğunu düşünerek korkuya kapılır. Fakat cesedin başına gittiğinde bunun Aşil’in kuzeni olduğunu anlar. Krizi fırsata çevirmek isteyen Menelaos, Aşil’i kızdırmak ve içindeki savaşçı ruhu ortaya koymasını sağlamak için cesedi çadırına getirir.

Truva’nın Gururu: Kudretli Hektor

Hektor, son kral Priamos’un ve Hecuba’nın en büyük oğludur. İda Dağı’nda yaşamıştır. Dünyadaki en büyük savaşçılardan biri kabul edilir ve Truva şehrinin en büyük savaşçısıdır. Savaşma yeteneği, alçakgönüllülüğü ve şehrine duyduğu sevgiyle Truva halkının gönlünde taht kurmuştur. Truva Savaşı’nda babasının yerine orduyu komuta etmiştir. Zeus’un Hektor’u desteklediği rivayet edilmektedir. Diğer tanrıların entrikalarının yardımıyla yarı-tanrı Aşil tarafından öldürülmüştür. Ölmeden önce Aşil’e son sözleri şunlardır : 

Senin ne olduğun yüzünden belli, demirden bir yürek var göğsünde. Ama uyanık ol, uğramayasın tanrının lanetine, yiğit de olsan, Paris ile Apollon o gün seni, öldürecekler Batı Kapıları önünde.

Hektor, Homeros’un İlyada destanının en önemli kahramanlarındandır.

Aşil'in Hektor'un bedenini Truva'nın etrafında sürükleyişi
Aşil’in Hektor’un bedenini Truva’nın etrafında sürükleyişi

Topuğuna Kadar Tanrı: Aşil

Aka ordusunun en büyük adamı Aşil, yarı tanrı Peleus ile su tanrıçası olan Thetis’in oğlu olan yarı tanrıdır. Thetis’ten doğacak çocuğun, tüm tanrılardan daha güçlü olacağı kehaneti üzerine Thetis, Peleus ile yani bir ölümlü ile zorla evlendirilmiştir. Bir rivayete göre; Thetis, doğan çocuklarının ölümlü taraflarını yok etmek için kocasından gizlice onları doğar doğmaz ateşte yakar ve çocukları bu yüzden ölür. Thetis son oğlu Aşil’i ateşe tutarken Peleus onu yakalar ve bebeği kurtarır. 

Başka bir rivayette; annesi, oğlunu ölümsüzlük nehri Styx’de yıkarken elini suya değdirmemesi öğütlendiği için onu sol topuğundan tutup suya batırmıştır. Bir başka rivayete göreyse; Aşil ateşe tutulurken sadece topuğu yanmıştır. Ayrıca Aşil’in sadece topuğundan vurulursa öleceğine inanılır. 

Günümüzde ayak topuğunda yer alan tendona “aşil tendonu” adı verilir. 

Aşil, dünyanın en büyük savaşçısı kabul edilir. Aşil az yaşasa da ünlü yaşamayı seçmiş ve bunun İçin Truva Savaşı’na katılmaya karar vermiştir. Ayrıca savaştan önce Aka kahinleri Aşil’in olmadığı bir savaşın başarısızlıkla sonuçlanacağını ileri sürmüştür. Savaşta Truvalı Paris tarafından öldürülmüştür. Kendisinden Homeros’un, Truva Savaşı’nı anlatan İlyada adlı eserinde bahsedilmiştir ve mezarının yeri tarif edilmiştir.

Aşil Truva
Aşil’in Hektor’un bedenini Truva’nın etrafında sürükleyişi

En Güçlü Adamlar Karşı Karşıya

Aşil Ve Hektor’un Düellosu

Kuzeni Patroklos’un cesedi, Aşil’in çadırına getirilir. Kuzeni ve en sadık dostunu kaybeden Aşil adeta delirir. Çılgına dönen Aşil, zırhını giyerek Truva surlarına yola koyulur. Yeni bir düello istediğini söyler. Hektor bir düello daha yapmak istemez. Truvalıların ısrarı üzerine bu düelloyu kabul etmek zorunda kalır. 

Yarı tanrı Aşil ve ölümlü Hektor, ölümüne bir düello gerçekleştirirler. Mızrakları kırılır, kılıçlarını aynı anda kınlarından çıkarırlar. Bu muhteşem düello Aşil’in Hektor’u öldürmesi ile son bulur. 

Sadık dostunun intikamını alan Aşil’in öfkesi dinmez. Hektor’un cesedini, Hektor’un Ajax ile olan düellosundan Ajax’ı affederek hediye aldığı kemerle atlı arabasının arkasına bağlar ve 9 gün boyunca Truva surları etrafında sürükleyerek paramparça eder. 9 gün sonunda Hektor’un cesedini Truva surlarının önünde bırakır. Truva en büyük savaşçısının ölümüyle derin bir hüzne bürünür.

Başkomutan Hektor’un teyzesi Penthesilea Kafkaslarda kurulmuş Amazon Krallığı’nın kraliçesidir. Penthesilea, Hektor’un ölümünün ardından Truva’ya destek için gelir ve savaşa katılır. Savaşta Aşil tarafından öldürülür. 

Ölümünün ardından ,bir rivayete göre; Aşil’in tecavüzüne uğrar. Başka bir rivayet ise, Aşil’in onu öldürdükten sonra ona aşık olduğudur. 

Yapılan diğer savaşlarda genel olarak karşılıklı kayıplar yaşanır ve küçük de olsa Truvalıların aleyhine sonuçlar alınmaya devam edilir. 

Paris, bir ok ile Aşil’i öldürür ve abisinin intikamını alır. 

Penthesilea
Penthesilea

Yıllık Savaşın Sonu

Aka kahinlerine göre Aşil’in oğlu Neoptolemos’un savaşa katılması savaşı sonlandıracaktı. Neoptolemos savaşa katılır. Fakat on yıldır süren savaş iki tarafı da yormuştur. Bunun üzerine kıvrak zekası ile Athena’nın bile gönlünü çelen Odysseus, Truva Atı fikrini öne sürer. 

Bu tahta at Epeios tarafından yapılır ve Truva kapıları önüne bırakılır. En iyi Aka savaşçıları ve Neoptolemos, bu tahta atın karnında saklanmışlardır. Aka ordusu, Odysseus’un planının başarılı işleyişi ile Truva şehrine girerler ve şehri ateşe verirler. Kral Priamos ve sağ kalan öteki oğulları öldürülür. Neoptolemos, Hektor’un oğlu Astyanaks’ı surlardan aşağı atar. Bütün Truva kadınları ve çocukları esir alınır. Paris, Heleni korumak isterken Neoptolemos tarafından öldürülür. Menelaos, savaşın sonunda Helen’i alarak krallığına geri döner. Neoptolemos savaş ganimeti olarak Hektor’un karısı Andromache ile evlenir. 

10 yıl süren, kanlı ve çetin Truva Savaşı, kentin yıkılması ile son bulur.

Mine Taytekin

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.