17 Aralık 2020

İspanyol Altın Çağı’nın Altın İsmi: Diego Velazquez

Mehmet Halıcı

Kısaca Diego Velazquez ve Hayatı

Diego Velazquez, 1599 yılında Sevilla’da avukat bir baba ve soylu bir annenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Küçük yaşlarda resme olan yeteneği hayatını da şekillendirdi. Önce Sevilla Okulu’nun kurucusu, İspanyol ressam Francisco Herrera’dan eğitim aldı. Daha sonra Sevilla’nın Vasarisi olan Francisco Pacheco ile öğrenimine devam etti. Ardından Francisco Pacheco’nun kızı Juana Pocheco ile evlendi.

Diego Velazquez
Diego Velázquez

İlk yıllarında çeşitli yiyecekler, mutfak malzemeleri ve mutfakta yer alan figürleri yaptı. Tüketiciye yönelik çalıştı. Örneğin; Sevilla’daki müşterileri genel olarak din adamlarından oluştuğu için dini konulara yöneldi. 

Francisco-Herrera
Francisco Herrera

Dönüm noktalarından biri, 1622 yılında gerçekleşti ve Velazquez, Madrid’e gitti. Burada Titan ve Tinterotta gibi ustaların resimlerini inceleme şansı buldu. 1623’de Kral IV. Felipe’ye bir dizi portre çalışma yaptı ve kralın himayesine girip saray ressamı olarak 35 yıl sarayda kaldı.

Kral IV. Felipe
Kral IV. Felipe

Diego Velazquez 1629 ve 1651 yılları arasında İtalya’ya iki ayrı ziyaret yaptı. İtalya ziyaretleri, onun için başka dönüm noktaları yarattı. Zira burada Velazquez; Raffaello’nun Michelangelo’nun ve Caravaggio’nun eserleriyle tanıştı ve İspanya’ya çok daha yetkin bir sanatçı olarak döndü. Öyle ki, ülkesine döndüğünde Kral IV. Felipe, Velazquez’e şövalye unvanını verdi.

Ülkesinde artık şövalye olan Diego Velazquez; restorasyon işlerinden, prenseslerin düğün hazırlıklarına kadar birçok işe imzasını attı. Ancak bu yoğun tempo ona ağır geldi. 6 Haziran 1599 tarihinde doğan Diego Valazquez, yine bir 6 Haziran günü 1660’da 61 yaşında İspanya’da bir sanatçının gelebileceği en üst seviyede hayata gözlerini yumdu. 

Ressamların Ressamı Diego Velazquez’in Önemli Eserleri

Nedimeler

Velazquez’in şüphesiz en önemli eseri Nedimeler tablosudur. Toplam 11 kişi ve bir köpeğin betimlendiği resme baktığımız zaman, bir sanatçının atölyesini görmekteyiz. Ön planda İspanyol Kralı IV. Felipe’nin 5 yaşındaki kızı Prenses Margaret Theresa. Prensesin etrafında resme ismini veren nedimeler, sağda bir cüce ve yerde yatan bir köpek. Nedimelerden biri prensese küçük toprak sürahi içindeki suyu uzatıyor ve prenses sağ elini tepsiye doğru uzatırken gözleri ileriye doğru bakıyor.

Diego Velazquez Nedimeler

Bacchus’un Zaferi

Velazquez’in bir diğer önemli resmi, Bacchus’un Zaferi tablosudur. Bu resim sanatçının, ilk mitolojik temalı tablosudur. Kral IV. Felipe’nin isteğiyle yapılan bu resimde, ortada duran ve kafasında asma yapraklarından tacı olan bedeni çıplak ve diğerlerine göre daha beyaz olan Bacchus’tur (Roma mitolojisinde şarap tanrısı). Etrafında bulunan sekiz kişi ile birlikte bir şarap fıçısının üstüne oturan Bacchus, erkekleri şarap ile ödüllendiriyor ve dertlerini geçici olarak unutmalarını sağlıyor. Dizlerinin üzerine çöküp ellerini önünde birleştiren genç askeri ise taçlandırıyor.

Diego Velazquez bacchus'un zaferi

Yumurta Pişiren Yaşlı Kadın

Velazquez’in Sevilla’da yaptığı erken tür resimlerinin en ünlüsü, Yumurta Pişiren Yaşlı Kadın tablosudur. Bu resmi 19 yaşında, çok genç bir yaşta yapmıştır Diego Velazquez. Sıradan insanların yaşantısından bir anı resmetmiştir.

Nuri Bilge Ceylan’ın ilk filmlerinde aile üyelerini oynatması gibi, Velazquez’de saray ressamı olmadan önce sıradan insanları olanca içtenliğiyle tuvale taşıyor. Resimde donuk ve iletişimsiz bir şekilde çocuk sağ tarafa bakarken kadın daha ileriye bakıyor. Kadının yüzünde yılların yaşanmışlığı ve ikisinde de düşünceli, gizemli bir ruh hali var. Sağ elinde tahta kaşık, sol elinde yumurta olan kadın ve sol elinde içi şarap dolu cam bir sürahi sağ elinde ip ile bağlanmış bal kavunu olan çocuk, yaşamın sürekliliğine ve geçişine dikkat çektiriyor.

Diego Velazquez yumurta pişiren yaşlı kadın

Marta ve Meryem’in Evinde İsa

Velazquez’in 19’unda yaptığı bir diğer resim ise, Marta ve Meryem’in Evinde İsa’dır. Resimde beyaz tenli, al yanaklı genç kadın bize doğru bakarken sarımsak eziyor. Suratında tedirgin bir ifade… Hemen arkasındaki kadın ise, ona bir şeyler tarif ediyor. Masanın üzerinde biber, siyah kap içindeki balıklar, yumurta ve bir zeytinyağı sürahisi duruyor. Resmin belki de en önemli noktası, duvardaki görüntü. Çünkü bu bir resim mi, yoksa yan odayı yansıtan bir ayna mı sorusunu sorduruyor. Duvardaki aynaya yansıyan sahne de ise; İsa, Marta ve Meryem ile konuşuyor.

Diego Velazquez Martha ve Meryem'in Evinde İsa

Aynadaki Venüs

Velazquez’in çağının en cüretkar ve cesur çalışmalarından biri de, Aynadaki Venüs’tür. Bu resim, adeta saray ressamı olmasından dolayı bu kadar cesur çalışabildiğinin göstergesidir. Resimde modelin aynaya yansıyan yüzü belirsiz yapılarak gizemli bir hava oluşturulmuştur. Bizlere sırtını dönen Venüs (Roma mitolojisinde güzellik tanrıçası), sağ kolunun üzerine boylu boyunca uzanmış ve oğlu Cupid’in (Roma mitolojisinde aşk tanrısı) tuttuğu aynadan kendisine bakıyor. Venüs’ün saçlarının toplu ve vücudunun pürüzsüz olması, altındaki çarşafın kırışıklıkları tezatlık içerisinde bir görünüm sunuyor.

Diego Velazquez aynadaki venüs

Mehmet Halıcı

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.