20 Haziran 2020

Sokrates’in Ölümü ve Resim Sanatına Yansımaları

Ahmet Veysel Yıldız

Sokrates Kimdir?

Sokrates (MÖ 469), heykeltıraş Sophroniskos’un ve ebe Fenarete’nin oğlu olarak dünyaya gelen Antik Yunan filozofudur. 

Yaşamı boyunca belirli bir akıma veya felsefi öğretiye bağlı kalmamıştır. Dönemin popüler felsefecileri Sofistlerden farklı olarak, öğrencilerine uzun söylevler çekmek yerine diyalog tarzını benimsemiş, hatta öğrencilerinden herhangi bir ücret talep etmemiştir.

Sokrates Büstü (Louvre Müzesi, Paris)
Sokrates Büstü (Louvre Müzesi, Paris)

Sokrates, yazıya bir araç olarak güvenmediğinden yazılı herhangi bir metin bırakmamıştır. 

Sokrates hakkındaki bilgilerin tümü öğrencileri Ksenophon, Platon ve Sokrates’in ölümünden 15 yıl sonra dünyaya gelen Aristoteles aracılığıyla günümüze gelmiştir. Şüphesiz, Antik Yunan döneminde Sokrates hakkında yazılan ve günümüzdeki en bilinen metin Platon’un diyalog türünde kaleme aldığı “Sokrates’in Savunması” eseridir.

Platon (Raffaello’nun Atina Okulu freskinden)
Platon (Raffaello’nun Atina Okulu freskinden)

Sokrates, polisin (şehir devletin) inandığı tanrılara inanmadığı, polisin inandığı tanrılardan farklı tanrılar ürettiği ve gençleri yoldan çıkardığı gerekçeleriyle, MÖ 399 yılında yargılanmıştır. Savunmasını kendi yapmak istediğini belirterek yakınlarının avukat tayin etme teklifini kabul etmemiştir. 

Savunmasına, “Atinalılar! Beni suçlayanların üzerinizdeki tesirini bilemiyorum; fakat sözleri o kadar kandırıcı idi ki ben kendi hesabıma onları dinlerken az daha kim olduğumu unutuyordum.” sözleriyle başlamıştır.

İlk oylamada mahkum edilmesine yetecek kadar oy almamakla birlikte suçlu bulunmuştur. İlk oylamanın ardından kendisine tekrardan söz hakkı verilmiştir ve o meşhur sözü burada söylemiştir; “Atinalılar, bana yakışan tek şey Prytaneion’da doyurulmasıdır.” 

Yargıçlar, Sokrates’in bu isteğini onlara kafa tutma olarak yorumladığı için, bu sefer daha büyük bir çoğunluğun oyuyla idama mahkum edilmiştir. 

Sokrates’in Savunması; yalnızca felsefe alanında değil, edebiyat ve resim başta olmak üzere sanatın birçok dalını etkilemiştir. Edebiyat alanında Sokrates öldükten sonra “Sokratik Diyalog” türü ortaya çıkmıştır.

Belki de öğrencisi Platon’un, Sokrates’in diyalog tarzını benimsemesine saygı duymasından, Sokrates’in Savunması eserini diyalog biçiminde kaleme almıştır. 

Sokrates’in Savunması ve ölümü resim sanatını da etkilemiştir. Sokrates’in ölümünün betimlendiği birçok eser bulunmaktadır. 

Sokrates’in ölümünü resmetmek özellikle Neoklasizm akımını benimsemiş sanatçılar arasında yaygın hale gelmiştir. İlk olarak, İtalyan ressam Giambettino Cignaroli tarafından, 1759 yılında resmedilmiştir. Sonrasında 1762 yılında kısaltılmış adıyla Joseph de Saint Quentin de Sokrates’in ölümünü resmetmiştir. Üçüncü olarak, Sokrates’in Ölümü konusunun kullanıldığı eserlerin en popüleri olan The Death of Socrates, 1787 yılında Fransız ressam Jacques Louis David tarafından ve yine aynı yıl, 1787 yılında Jean-François Pierre Peyron tarafından da resmedilmiştir.

Giambettino Cignaroli

Cignaroli, 1706 yılında İtalya’nın Verona kentinde dünyaya gelmiştir.

1764 yılının Aralık ayında Verona Resim ve Heykel Akademisi‘ne müdür olarak atanmıştır. Akademiye daha sonra Cignaroli’nin adı verilmiştir. Verona Resim ve Heykel Akademisi, bir süre Accademia Cignaroli olarak anılmıştır. Ressamın başyapıtları arasında Verona Katedrali’nde yer alan İsa’nın Başkalaşımı eseri de yer almaktadır.

Sokrates’in Ölümü ilk kez İtalyan ressam Giambettino Cignaroli tarafından 1759 yılında resmedilmiştir. Tuval üzerine yağlı boya ile yapılmıştır. Günümüzde Budapeşte Güzel Sanatlar Müzesi’nin koleksiyonunda bulunmaktadır.

Giambettino Cignaroli; The Death of Socrates, 1759
Giambettino Cignaroli; The Death of Socrates, 1759

Jacques Philippe Joseph de Saint Quentin 

Tam adıyla Jacques Philippe Joseph de Saint Quentin, 1738 yılında Fransa’da dünyaya gelmiştir. 1762 yılında, The Death of Socrates tablosunu resmetmiştir. 1785 yılında ölmüştür. Ressamla ilgili hem dilimizde hem de İngilizce kaynaklarda detaylı bilgi yer almamaktadır.

Jacques Philippe Joseph de Saint-Quentin; The Death of Socrates, 1762
Jacques Philippe Joseph de Saint-Quentin; The Death of Socrates, 1762

Jacques Louis David

Fransız ressam Jacques Louis David, 1748 yılında dünyaya gelmiştir. Küçük yaşta resme ilgi duymaya başlamıştır. Quatre Nations okulunda öğrenciyken Saint Luc akademisine de ara sıra uğradığı bilinmektedir. Daha sonra tamamen resme yönelmiş ve 18. yüzyılın en tanınmış ressamlarından biri olan Boucher’le görüşmüştür. Boucher onu özentili resim anlayışına karşı tepki gösteren, Vien’in atölyesine götürmüştür. 

Ressam, 1774’de Roma Ödülü’ne layık görülmüş ve hocasıyla birlilte İtalya’ya gitmiştir. Sokrates’in Ölümü dışında Horas Kardeşlerin Yemini veya Horatiusların Yemini tablolarıyla tanınmıştır. 1825’de Belçika’nın Brüksel kentinde ölmüştür.

Neoklasizm akımı ile özdeşleşen David, Sokrates’in Ölümü yapıtını 1787 yılında tuval üzerine yağlı boya ile yapmıştır. Resim günümüzde, Amerika’nın New York kentinde yer alan Metropolitan Museum’da sergilenmektedir. 

Sokrates resmin merkezine yerleştirilmiştir. Yanındakilere kıyasla oldukça sakin olan tavrıyla dikkat çekmektedir. Saniyeler içerisinde baldıran zehrini içip bir süre sonra dünyaya veda edecek olmasına karşın ölümü serinkanlılıkla karşılamaktadır.

Jacques Louis David; The Death of Socrates, 1787
Jacques Louis David; The Death of Socrates, 1787

Sokrates’in sağ yanında, önünde duran ve elini Sokrates’in dizine koyan, Ksenophon’dur. Yaşamı boyunca hocasına olan bağlılığından dolayı ressam tarafından filozofun yanına yerleştirilmiştir. 

Resmin sol tarafında, yatağın ucunda arkası dönük bir şekilde oturan Platon’dur. Sokrates’in ölümünü izlemeyi reddetmektedir. 

Sokrates’in savunmasına ve ölümüne dair bilgilerin birçoğuna, Platon tarafından aktarılan diyaloglar aracılığıyla ulaşmaktayız. Platon’un elinden sarkmış olan kağıtlar bunu simgeliyor olabilir. Ayrıca yaşlı olarak resmedilmesine karşın, Sokrates öldüğünde Platon yalnızca 29 yaşındadır.

Resmin arka tarafında, gardiyanlar tarafından merdivenden çıkarılan ve Sokrates’e doğru el sallayan kadın muhtemelen Sokrates’in eşi Ksanthippi’dir. Öğrencileri Platon ve Ksenophon’un bahsetmediği ama Sokrates’in ölümünden 15 yıl sonra dünyaya gelen Platon’un öğrencisi Aristoteles’in bahsettiği Sokrates’in diğer eşi Myrto da olabilir. Fakat, Sokrates’in en küçük oğlunun annesinin Ksanthippi olması, onun resmedilmiş olma ihtimalini güçlü tutmaktadır.

Neoklasik ressamlardan biri olan Jean-François Pierre Peyron, 1744 yılında dünyaya gelmiştir. Döneminin en tanınan ressamları arasındaki yer alan Peyron, Lagrenee’nın öğrencilerindendir. 1773’de Prix de Rome Ödülü’nü kazanmıştır. Peyron, 1814’de, 69 yaşındayken ölmüştür.

Sokrates’in ölümünün resmedildiği en önemli son eser, Jean-François Pierre Peyron’un 1787’de resmettiği Sokrates’in Ölümü tablosudur. 

Jean-François Pierre Peyron; The Death of Socrates, 1787
Jean-François Pierre Peyron; The Death of Socrates, 1787

Artık ayrılma vakti geldi çattı, ben ölmeye, sizler de yaşamlarınızı sürdürmeye gidiyorsunuz. Hangisinin daha iyi olduğunu sadece tanrı bilebilir.

Sokrates

Ahmet Veysel Yıldız

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.