4 Şubat 2020

Sanatseverler için 10 Eşsiz Rönesans Tablosu

Mine Taytekin

Rönesans, Orta Çağ’dan sonra Avrupa’nın kültürel, bilimsel, politik, ekonomik ve sanatsal yenilenme dönemi olarak kabul edilir. Fransızcada yeniden doğuş anlamına gelen Rönesans döneminde sanatçılar, Orta Çağ’ın kalıplarından kurtulmuş ve gözlemlenebilir gerçekliğe yönelmişlerdir.

Ortaya çıktığı andan bugüne etkisi sürmeye devam eden dönemi, 10 eşsiz Rönesans tablosu üzerinden inceliyoruz.

Leonardo Da Vinci – Son Akşam Yemeği

İsa’nın Roma askerleri tarafından yakalanarak çarmıha gerilmeden önce on iki havari ile yediği akşam yemeğidir. İsa’nın havarilere, içlerinden birinin ona ihanet edeceğini duyurduğunda oluşan duygu atmosferini yansıtmaktadır. İhanet haberi karşısında havariler farklı tepkileri ile, İsa ise koruduğu sakinliği ile dikkat çekmektedir. Eserde arka plandaki pencere ve kirişlerin üçlü olması, havarilerin üçlü olarak gruplanması ve İsa’nın üçgen halindeki duruşu Hristiyanlık kutsal üçlemesine işaret eder. Aynı zamanda Aşai Rabbani Ayini’nin doğuşunu temsil eder.

Eserin albenili kısmı farklı ve etkili perspektifidir. Bu muazzam teknik, eserde göz yamulmalarına sebep olmuş fakat ekstra bir doğallık sağlamıştır. Leonardo’nun, daha canlı olması için kullandığı ve kendisine ait boyama tekniği başarısız olmuş, eser ciddi bir kısmını yitirmiştir. Tablo Milano’daki Santa Maria delle Grazie Kilise ve Manastırı içerisinde yer almaktadır.

da vinci son akşam yemeği

Sandro Botticelli – Venüs’ün Doğuşu

Botticelli bu eserinde Venüs’ün karaya çıkışını resmetmiştir. Venüs tabloda mahrem bölgelerini kapatarak tüm ihtişamı, cazibesi ve zarafeti ile gözler önündedir. Solda Zephry ve ona sarılmış Chloris estirdikleri batı rüzgarı ile deniz kabuğunu yüzdürür. Venüs’ün simgesi güller, rüzgar ile uçuşmaktadır. Diğer tarafta ise, mevsim tanrıçası Horai, Venüs için hazırladığı ilkbaharı temsil eden kıyafeti giydirmek üzere koşuşturmaktadır. Horai üstünde, Venüs’ü temsil eden, bir çelenk ve güllerden oluşan bir kemer taşımaktadır. 

Botticelli’nin bu eser için ilham aldığı en önemli eser, Angelo Poliziano’nun Venüs’ün doğuşunu anlatan şiiridir. Bunun yanı sıra birçok ilham kaynağı bulunmaktadır. Olağandışı durumlar eserin ve sanatçının özgünlüğünü yansıtır. Botticelli kendi tarzına sadık kalmıştır. Eserdeki amaç, Pagan dininin sembollerini resmetmek , bir Yunan hikayesini betimlemek ve en önemlisi Pagan ve Hristiyan dinini bir araya getirmektir. Bu şaheser Floransa’da Uffizi Galerisi’nde yer alır.

venüsün doğuşu

Michelangelo – Adem’in Yaratılışı

Michelangelo’nun bu eserinde, ilk insan Adem’i güçsüzlüğü ile can bulmayı beklediğini ve Eski Ahit’ten 9 sahne barındırdığını görürüz. Eserde sol tarafta Tanrı ve meleklerini diğer tarafta bulunan Adem’e yaklaştıklarını görürüz. 

Gri saçları ve sakalları, tanrıya bilgelik; kaslı vücudu ise, genç bir görünüm kazandırmaktadır. Adem’in vücut hatları gerçekliğe en yakın şekilde betimlenmiştir. Tanrı’nın sol kolunun hemen altında bulunan kadın ise, Havva olarak kabul görür. Çünkü diğer meleklere göre kadınsı ve kibar durur. Tanrı ve Adem’in birbirine zıt durumda olan parmaklarının birleşeceği nokta en önemli noktadır. Çünkü odakta bulunur. Michelangelo’nun eserde kullandığı teknikler, gerçek hayatta heyecan uyandırıcıdır. Bu eşsiz tablo Sistin Şapeli’nde sergileniyor.

ademin yaradılışı

Tiziano – Bacchus ve Ariadne

Güzeller güzeli Ariadne Theseus’a aşık olur. Minos Labirenti canavarı Minotaur’u öldürmesi ve labirentten çıkması için elinden geleni yapar. Daha sonrasında Girit Kralı’nın kızı Ariadne krallığını ardında bırakarak Theseus ile kaçar. Theseus çevresini önemsemeyen bir kişiliğe sahiptir. Öyle ki, dinlendikleri Naxos’tan ayrılırken uyuyan Ariadne’yi unutur. Ariadne uyandığında karşısında Theseus yerine eğlence ve şarap tanrısı Bacchus’u bulur. Bacchus Ariadne’ye ilk görüşte aşık olmuştur. Ariadne karşılık bulamadığı aşkı Theseus yerine, aşığı Bacchus’u seçer ve onunla evlenir, ve tanrı katına erişir.

Resmin odak noktası Bacchus’un ihtişamındadır. Tiziano, Bacchus’un Ariadne’ye aşık olduğu anı resmetmiştir. Tablonun ilhamı, şair Catullus’un bu hikayeyi anlatan şiiridir. Tiziano renkleri mükemmel şekilde kullanan bir sanatçıdır. Bu eserde de soğuk ve sıcak tonların uyumu bu duruma kanıttır. Tablo Londra Ulusal Galeri’de bulunur.

bacchus ve ariadne

Raffaello Sanzio – Meryem’in Evliliği

Kudüs Tapınağı’nda bulunan Meryem, kendini Tanrı’ya adamış evlenme yaşındaki bir kızdır. Karar gereğince, evlenme yaşına gelen kızlar Davud’un soyundan gelen evlenme çağındaki erkekler ile evlendirilecektir. Meryem, kendisini Tanrı’ya adadığını ve bakire kalması gerektiğini açıklar. Beyaz güvercine dönüşen Kutsal Ruh başrahibe görünerek Meryem’e talip gelenlerin kuru dal ile gelmesini hangisinin dalı ilk çiçeği açarsa Meryem ile onun evlenmesini uygun göreceğini söyler. Dal parçalarından sadece Yusuf’un dalı çiçek açar ve Meryem ile Yusuf evlenir. Meryem’in İsa’ya hamileliği konusunda birçok tahmin vardır. Raffaello evliliğinden önce hamile kaldığını ele alır. Eser evlilik yüzüğünün Meryem’e takılış anını resmeder ve yüzük, resmin odak noktasında bulunur. Geri planda Kudüs Tapınağı, sol tarafta Meryem ve genç kızlar; solda ise, Yusuf ve diğer talipler yer alırken ortalarında başrahip bulunur.

Raffaello bu eserde üç boyut ile karşımıza çıkar. Raffaello’nun ustası Perugino’nun, aynı adı taşıyan eserini kendi eserine taşıdığı biliniyor. İnanması güç olsa dahi, iki eser arasında ciddi farklar bulunur ve bunlardan en önemlisi, Perugino’nun eserinin iki boyutlu olmasıdır. Muazzam tablo Milano’da Brena Sanat Galerisi’nde bulunur.

meryemin evliliği

Masaccio – Cennet Bahçesinden Kovulma

Tanrı, Adem ve Havva’yı cennetteki Bilgi Ağacı’nın meyvesinden yememeleri için uyarmıştır. Adem ve Havva yılan görünümlü şeytan tarafından kandırılır ve meyveyi yiyerek büyük bir günah işlerler. Tanrı, onları bu günahları sonucunda cennetten kovar. Tabloda Adem ve Havva utançla cennetin kapısından çıkar. Başlarında uçan kırmızı kıyafetli melek, elinde siyah kılıcı ile ikiliyi cennetten kovuyordur. Masaccio, Adem ve Havva’nın utançlarını ve kederlerini eserinde mükemmel bir biçimde betimlemiştir.

Eserde Masaccio, döneminde yeni çıkan perspektif anlayışına yer vermiştir. Hristiyanlık’ın geleneksel temasından şaşmadan esere farklı bir canlılık katmıştır. Döneminde kullanılan iki boyuta karşın Masaccio, üç boyutlu bir Adem ve Havva ikilisini gözler önüne serer. Tabloda Havva için heykeltıraş Pisano’nun Basiret adlı eserinden; Adem için ise, heykeltıraş Donatello’nun eserinden ilham alındığı düşünülür. Barok dönemde esere müdahale edilerek Adem ve Havva’nın cinsel organlarının üstü yaprak ile kapatılmıştır. Daha sonra, yapılan restorasyonlarla eser tekrardan eski haline dönmüştür. Şu an Floransa’da Santa Maria del Carmine Kilisesi’nde sergilenmektedir.

cennet bahçesinden kovulus

Baldung Grien – İnsanın Üç Çağı Ve Ölüm

Eserdeki dört figür konunun özüdür. Tablonun sağ altında bulunan bebek başlangıcı, doğumu ve insan ömrünün ilk çağını temsil eder. Toprak üstünde bulunan üç figürden en soldaki, kadın yetişkinlik çağını temsil etmektedir. Vücudundaki mükemmel gençlik etkisine rağmen yanında bulunan kadından, yani yaşlılığın temsilcisinden dolayı kaşları çatık ve mutsuz durumdadır. Ortadaki figür, yaşlılıktır. Vücudundaki kırışıklıklar ve sarkıklar ile duruşu yaşlılığı anlatır. Genç kadının giysisinden çekiştirip elini omzuna atmış olarak durması, gençliği yaşlılığa çektiğini ve huzursuzluk verdiğini gösterir. En sağda ise, ölümü temsil eden figür bulunur. Yaşlı kadının koluna girmiş olması hayatın sonunu temsil etmektedir. Vücudunda bulunan çıkık diş ve kemikler, az kalan saçlar ve içine çöken gözler ölüm duruşunu pekiştirir. Elinde bulunan pusula ve kum saati yaşamın geçiciliğini gösterir. Diğer elindeki kırık parçanın bebeğe dokunması ölüm ve doğum arasındaki döngünün sembolüdür. En çarpıcı noktalardan biri ise, gökyüzündeki ilahi ışığın altında İsa’nın çarmıha gerilmiş halidir. Baldung bu hareketle tek kaçışın inanç olduğunu göstermeyi amaçlar. Eser Madrid Prado Müzesi’nde sergileniyor. 

insanlığın üç çağı ve ölüm

Tintoretto – Aziz George Ve Ejderha

Efsaneye göre; şehirde yaşayan tehlikeli bir ejderha vardı. Halk, her gün koyun kurban ederek güvende kalıyordu. Koyunlar bittiğinde ise, kura ile isim çekerek çıkan isimdeki kişiyi kurban etmeye başlamışlardı. Çekilen kurada kralın kızı çıktığında ise, kral istemese de, halk zorla kızı kurban etmeye kalkışmıştı. O sırada bölgede gezinen George durumu fark etmiş ve halkın Hristiyan olması karşılığında onları kurtaracağını söylemişti. Halk, bu anlaşmayı kabul etti ve George, ejderhayı yakalayıp prensesi kurtararak şehre geldi.

Eserde ejderha, şeytanı, yani dinsizliği; prenses ise, Hristiyan olan toplumu, yani kurtarılmışı temsil eder. Tintoretto eserde farklı ışıklar yaratmış ve renklendirme ile heyecan oluşturmuştur. Resmin eksik durması gerilimi arttırmasını amaçlar. Tablo Londra Ulusal Galeri’de sergilenmeye devam etmektedir.

aziz george ve ejderha

Mantegna – Ölü İsa’ya Ağıt

Eser, İsa’nın çarmıhtan indirilip mezara konulmasını betimlemektedir. İsa’nın yakınları yas tutar ve ağıtlar söylerler. Resmin çoğu kısmını İsa kaplamaktadır. İsa, temiz bir mermerin üzerinde yatıyordur ve bedeninde çarmıh yaraları vardır. Yanında ise, Meryem ve havarilerden gözdesi Yahya’nın simaları görülür.

Tablo, perspektif daralmasına hakimdir. Bu şekilde resimde gerçekçi atmosfer elde edilebilmiştir. Anatomik ayrıntıların vurgulanması çarpıcı görüntülere ev sahipliği yapmaktadır. Sanatçı kompozisyonu sınırlandırarak hüznü ortaya koyar. Eser Milano’da Brera Sanat Galerisi’nde bulunmaktadır.

isaya ağıt

Correggio – Jupiter ve İo

İo gördüğü korkunç rüyadan sonra kahine danışır ve Tanrı Jupiter’in onunla birlikte olmak isteyeceğini öğrenir. İo’nun Argos kralı babası İnakhos, Jupiter’in gazabından korkarak kızını himayesi altından çıkarır. Kendi başına kalan İo ve Jupiter karşılaşırlar. Ve kehanet doğru çıkar. Jupiter İo’yu arzulamaktadır. Jupiter, İo’yu kendisine aşık eder. Karısı Juno’dan durumu saklamak için kara bulut şekline bürünür ve İo ile birlikte olur. İo hamile kalır. Bir müddet sonra bu durumu Juno öğrenir ve İo talihsiz olaylar ile karşı karşıya kalır.

Correggio eserinde İo ve Jupiter’in birleşme anını betimler. Buluta insani özellikler kazandırmak adına el ve İo’yu öpen bir çehre eklemesi yapılmıştır. Resmin kenarındaki ırmak, ırmak tanrısı olduğu söylenen İo’nun babası İnakhos’a göndermedir. Şaheser Viyana Sanat Tarihi Müzesi’nde sergileniyor.

jupiter ve io

Mine Taytekin

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.