19 Temmuz 2019

Batı Edebiyatında Edebi Akımlar

Batı edebiyatında edebi akımlar, siyasal, toplumsal ve kültürel değişimler ile teknolojik ve bilimsel gelişmelerle birlikte; genellikle, kendinden önceki sanat anlayışına tepki olarak, aynı görüşe sahip sanatçıların bir araya gelmesi ve eserlerini belirledikleri ilkeler doğrultusunda yazmalarıyla ortaya çıkmıştır. 

Kısa bir giriş yaptığımız Türk edebiyatında edebi akımlar listemizin ardından Batı edebiyatıyla devam ediyoruz:

Antik Yunan ve Latin Edebiyatı

Modern Batı edebiyatının ve edebi akımlarının ana kaynağı Antik Yunan ve Latin edebiyatlarıdır.

Antik (Eski) Yunan Edebiyatı

  • Antik Yunan edebiyatı M.Ö. 9 ile M.Ö. 2. yüzyıl arasında sürmüştür. Merkezi Atina’dır.
  • Ana kaynağı, Homeros tarafından yazılan İlyada ve Odesa destanlarıdır.
  • Epik, lirik, pastoral, satirik ve didaktik şiir türlerinin ilk örnekleri bu dönemde yazılmıştır. Aynı zamanda bu dönemde komedya ve tragedya türünde tiyatro oyunları, fabllar; tarihi ve felsefi yapıtlar yazılmıştır.
  • Yunan medeniyetinde devlet merkezleri değiştiğinde sanat ve kültür hayatının ön planda olduğu yerler de değişmiştir. Sırasıyla Ege Havzası ve İonia, Atina, İskenderiye ve Roma merkez olmuştur.
  • Antik Yunan edebiyatının en güçlü dönemi olan 4. ve 5. yüzyıllar, aynı zamanda, sanat ve felsefede ‘Altın Çağ’ olarak kabul edilmektedir.
  • Eski Yunan edebiyatının önemli sanatçılarına; tragedyada Aiskhylos, Sophokles ve Euripides, komedyada Aristophanes ve Menandros, fablda Ezop, şiirde Hesiodos, Theokritos ve Sappho, hitabette Demosthenes, felsefede Sokrates, Platon ve Aristoteles, tarihte Herodotos örnek verilebilir.

Latin Edebiyatı

  • Latin edebiyatı, Antik Yunan kültür ve sanatının etkisiyle, M.Ö. 2. yüzyıldan sonra gelişmiştir ve yaklaşık 500 yıl sürmüştür.
  • İlk örnekleri dua ve cenaze konulu şiirlerken Yunan kültürünün etkisiyle sanatçılar şiir ve felsefeye önem vermeye başlamıştır. Ancak Yunan eserleri taklit edilmemiş, özgün eserler ortaya koyulmuştur.
  • Ağırlıklı olarak manzum eserlerin verildiği dönemde hicvin ilk, retoriğin en başarılı örneklerine rastlanır.
  • Latin edebiyatı sanatçılarına; Ennius, Plautus, Lucretius, Terentius, Ouidius, Tacitus, Virgillius, Horatius, Cicero, Seneca, Cornelius Nepos, Tacitus örnek verilebilir.
  • Hristiyanlığın etkisiyle ve geçmişte verilmiş eserlerin tekrar edilmeye başlanmasıyla Avrupa edebiyatında ölü bir dönem başlamıştır. Bu dönemin, Dante’nin İlahi Komedya eseriyle sonlandığı kabul edilmektedir.
batı edebiyatında akımlar eski kitaplar

Klasisizm

  • Klasisizm, Avrupa sanat tarihinin ve edebiyatının en uzun süreli akımıdır.
  • Edebi akımların başlangıcı kabul edilir.
  • 16. yüzyılın sonlarında, Fransa’da ortaya çıkmıştır. En önemli eserler, 17. yüzyılda verilmiştir.
  • Sanatçıların amacı, Antik Yunan ve Latin edebiyatını yeniden canlandırmaktır. Bu yüzden konular buralardan seçilmiştir.
  • Sanatçıların kişiliklerine eserlerde yer verilmemiştir.
  • Sanatta ve eserlerde insan doğasına saygı; akıl ve sağduyu önemlidir.
  • Klasisizmde, sanatta mükemmellik esastır.
  • Kurallara bağlı kalınarak ortaya konulan eserlerde dil, anlatım ve şekil kusursuz hale getirilmelidir.
  • Konu değil, konunun işlenişi, yani biçim önemlidir.
  • Eserlerde herkes kahraman olmaz. Kahramanlar soylu kesimden seçilir.
  • Eserlerde kaba sözler, küfür, öldürme ve yaralama gibi çirkin davranış ve olaylara yer verilmemiştir.
  • Eserler etkileyici olmalı ve hoşa gitmelidir. Bu yüzden dinsel ve tarihsel konulara hyer verilmemiştir.
  • Temsilcileri: Boileau, La Fontaine, Jean Racine, Pierre Corneille, Moliere, Blaise Pascal, Madame de La Fayette,…
batı edebiyatında akımlar çay kitap günbatımı

Romantizm

  • Klasisizmin katı kurallarına tepki olarak 18. yüzyılda ortaya çıkmıştır.
  • Romantizm akımının öncüsü William Shakespeare kabul edilmektedir.
  • Victor Hugo’nun Hernani isimli oyunuyla edebiyat akımı olarak başarıya ulaşmıştır.
  • Fransız İhtilali ile birlikte romantizm akımının temsilcileri yeni duyguları, düşünceleri ve idealleri anlatmışlardır.
  • Sanatın ve sanatçının özgürlüğü savunulmuştur.
  • Sanatçılar, eserlerinde kişiliklerini gizlememiş, duygu ve düşüncelerini okuyucuya aktarmıştır.
  • Yunan ve Latin sanatının yerine Goethe ve Shakespeare gibi sanatçılara hayranlık duyulmuştur.
  • Konular Klasisizmin aksine; günlük hayattan, tarihten, Hristiyanlıktan ve efsanelerden seçilmiştir.
  • Zıtlıkların uyumu ilke olarak benimsenmiştir. Hayatı güzellikleri ve çirkinlikleriyle bir arada aktarmaya çalışmışlardır.
  • Doğa ve gelenekler detaylı olarak betimlenmiş, insan psikolojisi incelenmiş ve insanlar çevreleriyle birlikte değerlendirilmiştir.
  • Eserlerde hayal ve fantezilere geniş yer verilmiştir.
  • Günlük konuşma dili kullanılmıştır.
  • Yapıtlarda her sınıftan insana yer verilmiş ve kahramanlar genellikle dindar insanlardan seçilmiştir.
  • Bu dönemde en fazla roman türü gelişmiştir.
  • Temsilcileri: Lamartine, Montesquie, Jean Jacques Rousseau, Victor Hugo, Voltaire, Alexandre Dumas Pere, A. Dumas Fils, Goethe, Lord Byron, Alfrede de Musset, Chateaubrian,…
batı edebiyatında akımlar kitap kalpler

Realizm (Gerçekçilik)

  • Romantizme tepki olarak 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmıştır.
  • Gustave Flaubert’in 1857 yılında yayımlanan Madame Bovary isimli romanıyla Realizmin Romantizm karşısında üstünlük sağladığı kabul edilmektedir.
  • Romantizmdeki hayal ve duyguların yerini toplumsal gerçekler almıştır.
  • Konular gerçeklikten seçilmiştir.
  • Yaşanan ve gözlemlenen olay ve durumlar tüm açıklıklarıyla işlenmiştir.
  • Eserlerde karakterlerin yaşadıkları çevre, psikolojileri ve kişiliklerini etkileyen olaylara detaylı olarak yer verilir.
  • Sanatçılar, yalnızca yaşanan gerçekliklere yer verir, objektif davranır ve kendi duygu ve düşüncelerini okuyucuya aktarmazlar.
  • Karakterler sıradan insanlardan ve gerçek yaşamdan seçilir.
  • Sanatçılar, okuyucuyu eğitme amacı taşımazlar.
  • Anlatımda ve dilde süsten ve abartıdan kaçınmış, biçim güzelliğine önem vermişlerdir.
  • Realizmde sanat, sanat içindir anlayışı benimsenmiştir.
  • Temsilcileri: Balzac, Turgenyev, Stendhal, Charles Dickens, Dostoyevski, Daniel Defoe, Lev Tolstoy, Mark Twain, Anton Çehov, Jack London, Gogol, Ernest Hemingway, Maksim Gorki, Şolohov,…
batı edebiyatında akımlar pencere önü kitaplar bitki

Parnasizm

  • Şiirde Realizmin yansımasıdır. Bir açıdan, Realizm ile Natüralizmin sentezidir.
  • 1886’da Fransa’da yayımlanan Parnas isimli bir dergiyle ortaya çıkmıştır.
  • Parnasyen şairlere göre şiir salt biçimdir. Bu yüzden Parnasizmde biçim güzelliği her şeyden önemlidir.
  • Ölçü ve uyak önem taşır ancak ritim önemsizdir.
  • Romantizme tepki olarak doğduğu için duygular yerine düşüncelere odaklanılmıştır.
  • Ayrıntılı ve nesnel betimlemelere yer verilmiştir.
  • Fayda değil, güzellik ön plandadır.
  • Ele alınan konular arasında Klasisizmle benzerlikler vardır.
  • Genellikle sone tarzında eserler verilmiştir.
  • Parnasizmde sanat, sanat içindir.
  • Temsilcileri: Th. Gauter, T.D. Banville, François Coppee, J. Maria de Heredia,… 
batı edebiyatında akımlar kitap kahve

Natüralizm (Doğalcılık)

  • Darwinci doğa anlayışının edebiyata uyarlanmasıyla 19. yüzyılın ikinci yarısında, Fransa’da ortaya çıkmıştır.
  • Gerçeğe yaklaşmak konusundaki katılığı sebebiyle Realizmin bir üst aşaması olarak değerlendirilebilir.
  • Realizm yalnızca gözleme yer verirken Natüralizmde deney yöntemi de kullanılmaktadır.
  • Natüralist sanatçılar, doğa olaylarında olduğu gibi insan yaşamında da nedenlere ve sonuçlara deney yöntemiyle ulaşılabileceğini savunmuşlardır.
  • Natüralizm, bir anlamda bilimle sanatı bir araya getirme çalışmasıdır.
  • İnsanın soyaçekim gibi fizyolojik özellikleri ile sosyal çevrenin insan üzerindeki etkileri üzerinde durulmuştur.
  • İnsan yaşamını etkileyen sosyo-kültürel ve toplumsal etkenlerle ilgilenmeyen Natüralist sanatçılar, yaşanan nesnel gerçekliği olduğu gibi aktarmaya çalışmışlardır.
  • Natüralizmde, realizmin aksine, biçim güzelliği ve üslup kaygısı yoktur. Herkesin anlayabileceği yalın ve açık bir dil kullanılmıştır.
  • Natüralizmde sanat, doğanın bir kopyası olmalıdır.
  • Temsilcileri: Emile Zola, Guy de Maupassant, Alphonse Daudet, Edmond Kardeşler, Goncourt Kardeşler, vb.
batı edebiyatında akımlar kitaplar çiçek kedi

Sembolizm (Simgecilik)

  • 19. yüzyılın ikinci yarısında, Parnasizme tepki olarak ortaya çıkmıştır.
  • Sembolizmde insanın iç dünyası ve duyguları ön plana alınmıştır.
  • Somut varlıklar, dış dünyayla insan arasında bağ kurmaya yarayan simgelerdir. Çünkü, dış gerçeklik insanın algısıyla var olur. Ve her insanın algısı birbirinden farklıdır.
  • Eserlerde gerçekliğe değil, gerçekliğin insanda uyandırdığı izlenime yer verilmiştir.
  • Sembolist sanatçılar, sembollerle dış çevrenin insan üzerindeki etkilerini aktarmışlardır.
  • Sembolizmde şiir, sessiz bir şarkı olarak tanımlanırken müzik şiirin amacıdır. 
  • Şiir düşüncelere değil, duygulara hitap etmelidir. Ve kelimelerin anlamsal değerlerinden çok müzikal değeri önemlidir. 
  • Şiir, kapalı bir anlatıma sahip olmalı ve çağrışım yaratabilmelidir.
  • Genellikle serbest nazım biçiminde eserler verilmiştir.
  • Temsilcileri: Edgar Allen Poe, Charles Caudelaire, Paul Valery, Stephane Mallarme, Arthur Rimbaud, Paul Verlaine…
batı edebiyatında akımlar kitap rafı kitaplar bitkiler

Empresyonizm (İzlenimcilik)

  • 1890 ile 1910 yılları arasında Fransa’da gelişmiştir. Önce resimde başlayan akım kısa sürede edebiyata ve müziğe de yayılmıştır.
  • Empresyonizm, Sembolizmle birlikte Sürrealizmi hazırlamıştır.
  • Dış dünyaya dair gözlemler, sanatçının değişken ruhsal durumuna göre eserlere yansıtılmıştır. Yani sanatçı, dünyanın kendisinde bıraktığı izlenimi aktarmıştır.
  • Empresyonizme göre; duyularımız bize dünyayı olduğu gibi göstermez, gerçekliği değiştirir. Anlattıklarımız gerçek dış dünya değil, hayallerimizle şekillendirdiğimiz izlenimlerimizdir.
  • Ölçü ve uyağa önem verilmemiştir.
  • Temsilcileri: James Joyce, Rainer Maria Rilke, Paul Verlaine, Arthur Rimbaud,…
batı edebiyatında akımlar lavanta kitap

Sürrealizm (Gerçeküstücülük)

  • Sürrealizm, 19. yüzyılın sonlarında, Sigmund Freud’un psikanaliz yönteminden hareketle ortaya çıkmıştır.
  • Aklın denetimi olmadan ‘ben’in ya da bir başka deyişle, bilinçaltının dışavurumunu amaçlar.
  • Sürrealist eserlerde hedef, bilincin değil, bilinçaltının ifade edilmesidir.
  • Geleneksel, biçime dayalı inanç ve değerler ortadan kaldırılmış ve akılcılığa karşı çıkılmıştır. 
  • Temsilcileri: Andre Breton, Louis Aragon, Eluard,…
batı edebiyatında akımlar çay kitaplar masa çiçek

20. Yüzyılda Ortaya Çıkan Akımlar

Ekspresyonizm (Dışavurumculuk)

  • Önce resimde ortaya çıkmış ardından edebiyata yayılmıştır.
  • Dış dünyanın anlamsızlığına ve ruhsuzluğuna karşı öznel gerçekliğe ve iç gözleme önem verilmiştir.
  • Sanatçının görevi, bu anlamsız ve ruhsuz dünyaya farklı bir anlam katmaktır.
  • Temsilcilerine Arthur Rimbaud ve Paul Verlaine örnek verilebilir.

Kübizm

  • Sanatçının amacı, objelerin görünen değil, görünmeyen taraflarını anlatmaktır.
  • İnsan bütün bir varlıktır ve sanatçı, insanın hem dış hem de iç görünüşünü anlatmalıdır.
  • Kübizmin resimdeki en büyük temsilcilerinden biri olan Picasso, Apollinaire ve Jacop ile birlikte akımın edebiyattaki temsilcilerindendir.

Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk)

  • Egzistansiyalizm, varoluşun özden önce geldiğini savunur.
  • Varoluşçulara göre; insan, kendi kaderini çizmesi gereken, dünyaya atılmış özgür bir varlıktır.
  • Jean Paul Sartre, Simone de Beauvoir ve Andre Gide akımın en önemli temsilcilerindendir.

Dadaizm

  • Tristan Tzara tarafından ortaya atılan Dadaizmin kelime anlamı, kuralsızlıktır.
  • Sanatta tüm gelenek ve kurallara karşı çıkan Dadaizm, kısaca kuralsızlığı kural kabul eder ve sürekli değişimi savunur.
  • Amacı, bireyi aklın tutsaklığından ve akla dayalı düzenden kurtarmaktır.
  • Dadaizmde sözcükler bilinen anlamlarının dışında kullanılırlar.
  • En önemli temsilcileri Tristan Tzara ile Francis Picabia’dır.

Fütürizm (Gelecekçilik)

  • İtalyan şair F.T. Marinetti’nin 1909 yılında yayımladığı bir bildirgeyle ortaya çıkmıştır.
  • Fütürizme göre; yaşam sürekli ve hızlı bir şekilde değişmektedir ve sanat, bu değişime ve hıza ayak uydurmalıdır.
  • Edebiyat durgunluktan ve uyuşukluktan kurtarılmalıdır.
  • Savaşlar ve makineler, Fütürizmin ana konularındandır.
  • Edebiyatta geleneksel kurallar reddedilmiştir. 
  • Şiirde ölçü ve uyak kullanılmaz. 
  • Mantıklı cümleler kurmak amaç değildir.
  • En önemli temsilcileri F. T. Marinetti ve Mayakovski’dir.
batı edebiyatında akımlar asılmış kitaplar

E-bültenimize kaydolun.