22 Ekim 2018

10 Maddede Türk Edebiyatında Edebi Akımlar

Edebi akımlar genellikle, dönemin siyasal, sosyal ve kültürel özelliklerini yansıtan sanat akımlarının edebiyata yayılmasıyla ortaya çıkıyor. Bu yüzden ortaya çıkışları ve gelişimleri bölgeden bölgeye değişiklik gösteriyor.

Türk edebiyatında ise, anlatım yöntemi olarak çeşitli akımlardan bahsedebilsek de, daha çok siyasi, sosyal ve kültürel değişime bağlı olarak ortaya çıkan toplulukları ve edebiyat kuramlarını kısaca ele alıyoruz.

Divan (Zümre) Edebiyatı

  • Divan edebiyatı ve halk edebiyatı aslında birer akım değiller. Her ikisi de yüzyıllarca sürmüş birer gelenek olarak değerlendirilebilirler.
  • 13. ve 19. yüzyıllar arasında, Arap ve Fars edebiyatlarından temel alan ve Anadolu’da etkili olan Divan edebiyatı, İslam kültürünün özelliklerini yansıtır.
  • Şairler eserlerini Divan isimli bir kitapta topladıkları için bu ismi taşır.
  • Divan şairlerinin büyük çoğunluğu medrese kültürüyle yetişmiştir.
  • Divan edebiyatı, İslamiyet’in kabulünün ardından ortaya çıktığı için dinsel içerikli dünya görüşünden temel alır. Tasavvuf ve dinle ilişkili konular Divan edebiyatında büyük yer kaplar.
  • Kurallı bir biçeme ve tekrarlanan mazmunlara* sahiptir.
  • Divan edebiyatında şiire, düz yazıya kıyasla daha fazla önem verilmiştir.

* Divan edebiyatında bazı kavramları dolaylı anlatmak için kullanılan nükteli ve sanatlı söz.

daktilo

Halk Edebiyatı

  • Kökeni İslamiyet’in kabulünden öncesine dayanır.
  • Genellikle sözlü olarak icra edilmiştir.
  • Kendine özgü bir dili ve üslubu vardır.
  • Saz şairleri ve Tekke şairleri halk edebiyatında büyük öneme sahiptir.
  • Halk edebiyatı, tasavvuftan beslenen, tarikatlara bağlı ozanları kapsayan Tekke (dini-tasavvufi) edebiyatı, aşık tarzı halk edebiyatı ve anonim halk edebiyatı olarak üç başlıkta incelenebilir.

Tanzimat Edebiyatı

  • Tanzimat edebiyatı, Türk edebiyatında Doğudan Batıya yönelmenin başlangıcı sayılır.
  • Şinasi ile Agah Efendi tarafından çıkarılan Tercüman-ı Ahval gazetesi Tanzimat edebiyatının başlangıcı kabul edilir.
  • 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan Tanzimat edebiyatıyla roman, anı, eleştiri, makale, öykü ve tiyatro gibi yeni türler edebiyata girmeye ve bu türlerin ilk örnekleri verilmeye başlanmıştır.
  • Divan edebiyatında da yer alan şiir ve mektup gibi türler ise, Batı anlayışına göre yeniden düzenlenmiştir.
  • Avrupalı yazarlardan etkilenen ilk Tanzimat yazarları toplum için sanat anlayışında vatan, hürriyet ve adalet konularına ağırlık verirken ikinci dönem Tanzimat yazarları bireysel konulara yönelmiş ve sanat için sanat anlayışını takip etmişlerdir.
  • Birinci dönem Tanzimat edebiyatında Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan ve Sami Paşazade Sezai örnek verilebilir.
  • İkinci dönem temsilcilerinden ise; Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi sayılabilir.
  • Tanzimat döneminde, şiir için söylenemese de diğer yazın türlerinde dilin ve anlatımın sadeleştirilmesine gidilmiştir.
  • Tanzimat döneminde Batı tiyatrosunun ilk örnekleri de yazılmış ve sahnelenmiştir. Ayrıca William Shakespeare ve Victor Hugo gibi sanatçıların eserleri de uyarlanmıştır.
  • Bu dönemde Batıda gerçekçilik akımı hakimken Türk edebiyatı, romantizmin etkisindedir.

kütüphane

Havza Edebiyatı ya da Nev Yunanilik

  • Nev Yunanilik ya da Havza edebiyatı düşüncesinin amacı, Eski Yunan ve Latin klasikleri örnek alınarak bu doğrultuda eserler ortaya koymaktır.
  • Havza edebiyatının en önemli isimleri Yahya Kemal Beyatlı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Salih Zeki Aktay’dır. Beyatlı’nın Sicilya Kızları ve Biblos Kadınları şiirleri ile Karaosmanoğlu’nun Siyah Saçlı Yabancı ile Berrak Gözlü Genç Kızın Sözleri isimli yazısı bu anlayışla kaleme alınmış eserlerdir.

Nayiler

  • Nayiler, 1911-17 yılları arasında, Rubab dergisi çevresinde bir araya gelmiş bir edebiyat topluluğudur. Türk edebiyatında Milli edebiyat hareketinin ortaya çıkmasına ön ayak olmuşlar, ancak kısa sürede dağılmışlardır.
  • Topluluğun en önemli isimleri Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy, Selahattin Enis ve Orhan Seyfi Orhon’dur.

fountain pen and handwriting

Servet-i Fünun ya da Edebiyat-ı Cedide

  • Edebiyat-ı Cedide, Servet-i Fünun dergisi yazarlarının Batı edebiyatı etkisiyle geliştirdikleri bir edebiyat hareketidir.
  • Edebiyat-ı Cedide ile birlikte Doğu edebiyatından büyük ölçüde uzaklaşılmıştır.
  • Servet-i Fünun yazar ve şairleri, gerçekçilik ve doğalcılık akımları arasındaki ayrımı net bir şekilde ortaya koymuşlardır. Aynı zamanda Türk edebiyatına sembolizm ve parnasizmi getirmişlerdir.
  • Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Hüseyin Suat Yalçın, Halit Ziya Uşaklıgil, Hüseyin Cahit Yalçın, Mehmet Rauf ve bağımsız yazarlardan Hüseyin Rahmi Gürpınar ile Ahmet Rasim Edebiyat-ı Cedide’nin en önemli temsilcileridir.

Fecr-i Ati

  • Meşrutiyet yıllarında ortaya çıkan Fecr-i Ati topluluğu, belirli ilkeler çevresinde birleşen yazarlardan oluşur. 24 Şubat 1909’da sanat anlayışlarını, amaç ve ilkelerini bir bildiriyle açıklamışlardır.
  • Türk edebiyatında ilk edebi bildiriyi yayımlayanlar Fecr-i Aticilerdir.
  • Edebiyat-ı Cedide topluluğuna tepki olarak ortaya çıkmışlardır.
  • Ahmet Haşim, Tahsin Nahit, Hamdullah Suphi, Refik Halit Karay, Ali Canip Yöntem, Fuat Köprülü ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu en bilinen temsilcilerindendir.
  • ‘Sanat kişisel ve saygıya değerdir’ görüşünü savunmuşlardır.
  • Türk edebiyatını Batı edebiyatına yaklaştırmayı ve Batı edebiyatını tanıtmayı hedeflemişlerdir.
  • Şiirde genellikle doğa ve aşk temalarını işlemişlerdir. Tepki olarak ortaya çıkmalarına rağmen Edebiyat-ı Cedide’nin şiir geleneğini sürdürmüş; Arapça ve Farsça kelimelerin ağırlıklı olduğu, ağdalı bir dil kullanmış ve şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmışlardır.
  • Şiirde sembolizmin etkileri vardır.
  • Tiyatro dalıyla yakından ilgilenmişlerdir.
  • Yeni Milli Edebiyat hareketinin başlamasıyla etkilerini kaybetmişlerdir.

kitap

Milli Edebiyat, Genç Kalemler ya da Yeni Lisan Hareketi

  • 19. yüzyılın sonlarında, Batıcılık ve İslamcılık ile birlikte Türk edebiyatını etkileyen üç temel akımdan biri Milli edebiyat ya da diğer ismiyle Türkçülüktü.
  • Milli edebiyat akımını, Genç Kalemler dergisinin etrafında toplanan Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp başlatmıştır.
  • Dilde öze dönmeyi, sadeleşmeyi ve ulusallaşmayı savunmuşlardır.
  • Milliyet ve kavmiyet gibi kavramları temel alan bir Türkçülük düşüncesi geliştirilmiştir.
  • Şiirde Halk edebiyatı biçimleri ve hece ölçüsü kullanılmaya başlanmıştır.
  • Konular yaşamdan ve ülke gerçeklerinden seçilmiş, Osmanlı öncesi Türk tarihine ve Anadolu’ya yönelme başlamıştır.
  • Milli edebiyat döneminde eser veren sanatçılar içerisinde İslamcılar, Batıcılar ve Turancılar gibi birbirinden farklı anlayışla eser üretenler bulunur. Ancak hepsinin ortak noktası, dilde yalınlaşma ve yerel konulara yönelmedir.
  • Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp’in yanı sıra dönemin önemli sanatçılarına Mehmet Emin Yurdakul, Mehmet Fuat Köprülü, Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin ve Mehmet Akif Ersoy örnek verilebilir.

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı

  • 1920’li yıllardan günümüze kadar devam eden dönemi kapsar.
  • Temeli Kurtuluş Savaşı ile Atatürk devrimlerine dayanır.
  • Milli edebiyatla iç içe ve onun devamı niteliğindedir.
  • Edebiyat İstanbul sınırlarını aşmış, tüm Anadolu’yu kapsamıştır.
  • Toplum sorunları daha fazla işlenmeye başlanmıştır.
  • Türk halkbilimi ve halk sanatları ön plana alınmıştır.
  • Batı edebiyatı yakından takip edilmiştir.

eski kitaplar

Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları

Beş Hececiler:

  • Milli edebiyattan etkilenmişlerdir.
  • Başta aruz ölçüsü kullanmış olsalar da sonrasında tamamen hece ölçüsü kullanmışlardır.
  • Eserlerini yalın bir dille kaleme almış, söz sanatlarına minimum düzeyde yer vermişlerdir.
  • Vatan sevgisi, kahramanlık ve ülkenin güzellikleri gibi konular işlemişlerdir.
  • Beş Hececiler topluluğu Faruk Nafiz Çamlıbel, Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy, Yusuf Ziya Ortaç ve Orhan Seyfi Orhon’dan oluşur.

Yedi Meşaleciler:

  • Batı edebiyatını takip etmek ve özgün şiir oluşturmak amacıyla bir araya gelen Sabri Esat Siyavuşgil, Vasfi Mahir Kocatürk, Yaşar Nabi Nayır, Cevdet Kudret, Kenan Hulusi, Muammer Lütfi ve Ziya Osman Saba’dan oluşur.

Birinci Yeni ya da Garip Hareketi:

  • Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat Horozcu ve Melih Cevdet Anday’dan oluşur.
  • Şiir hayata yaklaştığı sürece başarılıdır, anlayışıyla şiir basitleştirilmiştir.
  • Vezin, kafiye, nazım şeklinde kurallara bağlı kalmamışlardır.
  • Serbest şiiri savunmuşlardır.
  • Söz sanatlarını kullanmamışlardır.
  • Bilinçaltına yönelmiş, sürrealist akıma yaklaşmışlardır.

1920-60 Arası Toplumcu Şiir:

  • Eserlerini toplum için sanat, anlayışıyla kaleme almışlardır.
  • Fütürizm akımından etkilenmişlerdir.
  • Sanat kaygısı gütmemiş, ölçüsüz ve uyaksız yazdıkları şiirlerinde içeriğin önemli olduğunu savunmuşlardır.
  • Nazım Hikmet, Rıfat Ilgaz, Aziz Nesin, Şevket Süreyya Aydemir, Ahmed Arif, Ceyhun Atuf Kansu ve Ercüment Behzat Lav en önemli temsilcilerindendir.

İkinci Yeniler:

  • Şiiri şiir olarak düşünmek gerektiğini savunmuşlardır.
  • Soyut anlatımlara, imgelere ve çağrışım gücüne dayanarak şiirlerini kaleme almışlardır.
  • İlhan Berk, Edip Cansever ve Ece Ayhan en önemli temsilcileridir.

İkinci Yeni Sonrası, 1960-80 Arası Toplumcu Şiir:

  • İkinci Yenicilere tepki olarak doğmuştur.
  • Ant dergisi etrafında bir araya gelen Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Süreyya Berfe ve Özkan Mert en önemli temsilcileridir.
  • Marksist ideolojiyi benimsemişlerdir. Eserlerinde direnme, isyan, devrim, insan hakları, işçi sınıfının sorunları, düzen eleştirisi ve yaşama sevinci gibi konuları ele almışlardır.

Hisarcılar:

  • Garip akımına karşı ortaya çıkmış ve ilk şiirlerini Çınaraltı dergisinde yayımlamışlardır.
  • Sonrasında eserlerini 1950-80 yılları arasında yayımlanan Hisar isimli dergide yazmaya devam etmişlerdir.
  • Sanatçının bağımsız olması gerektiğini savunmuşlardır.
  • Yenileşmek için geleneklerden uzaklaşmaya ve yabancı edebiyatı kopyalamaya karşı durmuşlardır.
  • En önemli temsilcileri Mehmet Çınarlı, İlhan Geçer ve Mustafa Necati Karaer’dir.

Yorumlar

E-bültenimize kaydolun.