24 Eylül 2020

Mona Lisa’nın Sırları

Ceren Pehlivan

Leonardo Da Vinci’nin sansasyonel eseri Mona Lisa’yı, duymamış olanımız yoktur. Aslında Mona Lisa, 1911 yılına kadar tüm dünyanın gözlerinin üzerinde olduğu bir eser olmaktan çok uzaktı. Ancak 1911 yılında, Louvre Müzesi’nden çalınmasıyla başlayan yolculuğu Mona Lisa’yı dünyanın en çok bilinen tabloları arasına soktu.

Mona Lisa’nın yok olmasıyla beraber oluşan boşluğu görmek için bile insanlar Louvre Müzesi’ne akın ediyorlardı. 2 yıl sonra Mona Lisa’nın, daha önce tablonun cam kutulara konulması için tutulmuş 4 kişiden biri olan Vincenzo Perigua isimli bir şahıs tarafından çalındığı ortaya çıktı. Mona Lisa artık sadece sanat çevreleri tarafından bilinen bir eser olmaktan çıkmış, dünyanın her yerinde bilinen ve gizemi araştırılan bir eser haline gelmişti. Artık Mona Lisa insanların odağının tam da merkezindeydi…

mona lisa, leonardo da vinci

Da Vinci’nin Mona Lisa’sını yıllarca yanında gezdirdiğinin ortaya çıkması, araştırmacılar için Mona Lisa’ya ayrıca bir gizem unsuru katmıştı. Peki ama, Leonardo’nun Mona Lisa’yı sürekli yanında gezdirmesine sebep olacak kadar, resmi önemli kılan neydi? Leonardo’nun çağdaşı olan sanat tarihçisi Giorgio Vasari, “… Tablo üzerinde dört yıl oyalandı ve tabloyu bitirmedi…” demişti. Üstelik da Vinci, bahsedilen 4 yıldan çok daha uzun bir süre Mona Lisa’yı yanından ayırmamış, bütün seyahatlerinde yanında götürmüştü.

Kimilerine göre; Mona Lisa büyük bir gizemi taşıdığı için Leonardo onu asla yanından ayırmıyordu. Öyleyse, da Vinci’nin yanından ayırmadığı bu gizemli kadın kimdi? Ve bu gizemli kadın, beraberinde nasıl sırlar taşıyordu?

mona lisa ve leonardo da vinci

Yaygın olarak bilinene göre; Leonardo da Vinci, Lisa Gerardini adında tüccar bir adamın eşini resmetmişti. Kimi çevreler Milano Düşesi Isabella of Aragon veya Cecilia Gallerani isimli birinin resmedildiğini söylemişlerdir. Ancak, Leonardo’nun neden bir tüccarın karısının resmini yıllarca yanında gezdirdiği sorusu, bilim insanlarının aklını kurcalamaya devam etmiştir. Zira garip bir şekilde hem gülümseyen hem de hüzünlü duran bu kadını bu kadar özel yapan şey nedir? Bazı araştırmacılar bu tablonun birden fazla kişiyi resmettiklerine inanıyorlar. Hatta yapılan bazı incelemelerde, da Vinci’nin resmettiği Mon Salai adlı tablosuyla Mona Lisa’nın pek çok ortak noktası bulunduğu tespit ediliyor.

Peki, kim bu Mon Salai tablosuna can veren?

mona lisa ve mon salai

Mon Salai… Latince ‘benim küçük şeytanım’ anlamına gelen bu söz dizisini, da Vinci, çırağı Gian Giacomo Caprotti Da Oreno için kullanıyordu. Çok sevdiği ve yanından hiç ayırmadığı, hatta tablolarına bile konu ettiği bu delikanlı, bazı tarihçilere göre Leonardo’nun en büyük sırlarından biriydi. Çünkü, Salai onun yalnızca çırağı değil, aynı zamanda sevgilisiydi.

Da Vinci’nin yaşadığı dönemde, eşcinsel birliktelikler kilise tarafından çok büyük cezalara çarptırılıyordu. Bu teoriye göre; Leonardo bu sebeple Mona Lisa’nın içine kendi sevgilisinin resmini yerleştirmiş ve ikisi arasında mükemmel bir uyum sağlamıştı. Mona Lisa ile Mon Salai’nin bu tabloda bir arada olması teorisini destekleyen birden fazla bulgu araştırmacılar tarafından ortaya atıldı.

mon salai

Bulunan bir bulguya göre; Mona Lisa ve Mon Salai tablolarının dijital ortamda üst üste yerleştirilmesiyle oluşan benzeme oranı oldukça yüksekti. Mon Salai tablosundaki erkeğin yüzü Mona Lisa’nın yüzüyle oldukça fazla benzerlik gösteriyordu.

Diğer bir teoriye göreyse; Mona Lisa’nın yüzündeki o minik munzur gülümsemenin sebebi Leonardo’nun tablosunun içine gizlediği sevgilisini ve dönemin otoritesine nasıl da alttan alttan gülümsediğini gösterir nitelikteydi. Mona Lisa’nın suratındaki, her şeyi biliyorum gülüşünün sebebi gerçekten bu olabilir mi? 

mon salai mona lisa

Mona Lisa – Mon Salai

Başka bir iddia ise; Mona Lisa isminin bir anagram olduğuydu. Yani, ismin harflerinin yerleri değiştirilerek gerçekten tablonun adını bulmak mümkündü. Mona Lisa isminin yerleriyle biraz oynandığında aynı harflerle Mon Salai yazılabildiği açıkça görülebiliyordu. Bu da bazı araştırmacılar için, Leonardo’nun bu tablonun içine gerçekten bir şeyler gizlediği fikrini benimsemelerine sebep olmuştu. Yoksa, asırlardır bize bakarak gülümseyen bu kadın, bir dahinin sırrını mı fısıldıyordu?

Mona Lisa’nın yüzü haricinde, tablonun arka planı da aslında oldukça ilgi uyandırıcıdır. Arka planda birbiriyle perspektif açıdan örtüşmeyen dağlar, dikkatli bakıldığında açıkça görülebilmektedir. Ancak, müthiş bir mühendislik ve mimarı yeteneğine sahip olan da Vinci’nin böyle bir hatayı bilinçsizce yapmış olma ihtimali oldukça düşüktür. Yine dijital ortamda yapılan incelemelerde görülüyor ki; sol taraftaki dağ sırasını kesip sağ taraf ile birleştirdiğimizde kusursuz bir şekilde devam eden sıra dağlar oluşturabiliyoruz. Leonardo pek çok tablosunda yaptığı gibi yine küçük bir perspektif oyunu ile hepimizi yüzyıllar sonra bile şaşırtmayı başarıyor.

mona lisanın fonu

Bir diğer dikkat çeken kısım ise; tablonun sol alt köşesinde yer alan sayıdır. Bazı uzmanlar, tablonun sol alt köşesinde 72 sayısının bulunduğuna inanıyorlar. Kabala’ya göre; 7, dünyanın yedi günde yaratılışını; 2 ise, erkekle kadın arasındaki zıtlığı ve aralarındaki birleşmeyi simgeler. Yani, yarı erkek yarı kadın demektir. Bu yarı kadın yarı erkek figür, acaba Mona Lisa’nın kimlerden ilham alınarak yapıldığının kanıtı mıydı?

mona lisa 72

Bulunan 72 sayısının içerisindeki arka planın ve manzaranın ise, Bobbio isimli bir İtalyan kasabası olduğuna dair iddia ortaya koyan araştırmacılar; Bobbio Köprüsü’nün ‘Şeytan’ın Köprüsü’ isimli köprü olduğuna inanıyorlar. Da Vinci’nin ‘benim küçük şeytanım’ olarak çağırdığı çırağını resmine eklediğini düşünürsek Şeytan’ın Köprüsü isimli bir yeri de resmine yansıtmış olma gibi ihtimali olduğuna da inanabiliriz sanırım.

şeytanın köprüsü

Da Vinci, her ne kadar asırlar önce dünyadan göçüp gitmiş olsa da, bugün bile yarattığı eserleri ve icatları ile oldukça popüler bir dahi. Yarattığı en büyük eserlerinden biri olan Mona Lisa’sı da tıpkı sanatçının hayatı kadar gizemli. Leonardo’nun ne kadar zeki bir adam olduğunu düşünürsek; yıllarca yanında gezdirdiği bu tablodaki kadının, sıradan bir resim olma ihtimalinin aslında çok düşük olduğu da belli. Belki de bu sebeple, Mona Lisa’nın üzerine bu kadar iddia ve fikir ortaya atılmıştır. Bir gerçek var ki, bu gizemli kadın bize gülümsemeye devam ettiği müddetçe bu gizem de onunla birlikte süregelecek. 

mona lisa ve da vinci

Ceren Pehlivan

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.