2 Nisan 2020

Gabriel Garcia Marquez ve Latin Amerika’nın Sihirli Hikayeleri

10layn

Kısaca Marquez 

17 Nisan 2014 tarihinde aramızdan ayrılan Gabriel Garcia Marquez ya da tam ismiyle, Gabriel José de la Conciliacion Garcia Marquez, 6 Mart 1927’de, Kolombiya’da doğmuştur. 

Latin Amerika’da ‘Gabo’ takma ismiyle de anılan Marquez, bir roman yazarı olmasının yanı sıra gazeteci, yayımcı ve aktivisttir. Romanların yanı sıra hikaye ve oyunlar da kaleme almıştır.

Çocukluğu ve Gençliği

Yoksul ve kalabalık bir ailenin en küçük çocuğu olarak doğan Marquez, büyükanne ve büyükbabasıyla yaşamış, büyükannesinin anlattığı hikaye ve efsanelerle büyümüştür.

12 yaşında kazandığı hükümet bursuyla, Bogota’daki Compania de Jesus’da ortaöğrenimini tamamlamıştır.

Lisenin ardından, yine Bogota’da bulunan Kolombiya Ulusal Üniversitesi Hukuk Fakültesinde ve Cartagena Üniversitesi Gazetecilik Bölümünde öğrenim görmüştür. Fakat profesyonel bir yazar olmak için üniversite öğrenimini yarıda bırakmıştır.

Gazetecilik Kariyeri

1948 yılında, henüz üniversite okurken gazetecilik yapmaya başlayan Marquez, 1950’li yıllardan itibaren El Heraldo, El Espectator ve La Prensa gibi gazetelerde çalışmıştır. 

Gabriel Garcia Marquez, gazeteci olarak dünyanın pek çok yerini görme ve dönemin önemli insanlarını tanıma fırsatı yakalamıştır.

İlk Öyküleri

İlk öykülerini 1940’lı yıllarda yazmaya başlayan Marquez’in ilk önemli eseri, 1955 yılında tefrika edilen Bir Kayıp Denizci’dir.

Hikaye, bir denizcinin batan bir gemiden kurtularak tahta parçalarından yaptığı küçük bir sal üzerinde, okyanusta geçirdiği on günü, denizcinin ağzından anlatmaktadır.

Hikayenin 1970’de aynı isimle, kitap olarak basılışına kadar, kimse hikayenin Marquez’e ait olduğunu duymamıştır.

Büyülü Gerçekçilik

Edebi yönü, büyükannesinin öyküleri ve Franz Kafka’nın Dönüşüm eserinden fazlasıyla etkilenen Gabriel Garcia Marquez, Büyülü Gerçekçilik akımının en önemli temsilcilerinden biridir.

Eserlerinde Latin Amerika tarihini ve topraklarını merkeze alan yazar; iç savaşları, darbeleri, salgınları, doğal afetleri, diktatörlük rejimlerini ve direnişçileri sihirli bir atmosfer içinde, kendine özgü diliyle aktarmıştır.

Yüzyıllık Yalnızlık, 1967

Yüzyıllık Yalnızlık’ı ne kadar zamanda yazdınız sorusuna, tüm yaşamım boyunca cevabını veren Marquez, bu eseriyle, 1982’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır. Böylece, Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan sekiz Latin Amerikalı yazardan biri olmuştur.

Marquez ve ailesi, yazarın Yüzyıllık Yalnızlık’ı yazdığı bir buçuk yıl boyunca yoksullukla boğuşmuştu. Marquez, bu süre boyunca aralıksız kitabı yazmış, eve katkı sağlamamıştı. Ancak kitap, 1967’de yayımlandığı ilk hafta sekiz bin satılınca, aile tüm borçlarını ödeyebilmişti. Marquez, bir konuşmasında, bu sürecin de ayrı bir kitap olabileceğini söylemiştir.

Marquez’in dünya çapında tanınmasını sağlayan Yüzyıllık Yalnızlık, 30 dile çevrilmiş ve 50 milyondan fazla satılmıştır. 

Kırmızı Pazartesi, 1981

Marquez’in 1981’de yayımlanan novellası, Kırmızı Pazartesi, 1987’de ünlü İtalyan yönetmen Francesco Rosi tarafından beyazperdeye aktarılmıştır.

Kırmızı Pazartesi, 2008-2009 sezonunda Macit Koper tarafından tiyatroya uyarlanmış ve Hrant Dink’e ithaf edilmiştir.

Kolera Günlerinde Aşk, 1985

Marquez’in tüm dünyada milyonlarca satan bir kitabı da, 1985’de yayımlanan Kolera Günlerinde Aşk olmuştur.

Marquez, beyazperdeye uyarlanmak istenen romanlarının özgün dillerinde çekilmesini istemişse de, üç yıllık görüşmelerin sonunda, Kolera Günlerinde Aşk, beyazperdeye İngilizce olarak aktarılmıştır. 

Kitap, 2007 yılında, Mike Newell tarafından sinemaya uyarlanmıştır.

Siyasi Hayatı

Yaşamı boyunca politik görüşlerini gizlemeyen Marquez, Küba Devrimi’ne yakınlık hissettiğini ve dünyanın sosyalist olmasını istediğini çok defa ifade etmiştir.

1959’da tanıştığı Fidel Castro ile yakınlığı bilinen Gabriel Garcia Marquez, bilindiği kadarıyla, 20 yıldan uzun süre FBI tarafından takip edilmiştir.

Kolombiya hükümeti ile gerilla örgütleri olan Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) ve Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) arasındaki barış görüşmelerinde arabuluculuk yapmıştır.

1982’de ülkesine geri dönene kadar, uzun yıllar Meksika ve İspanya’da sürgün yaşamıştır. Ayrıca Castro ile yakınlığı sebebiyle, 30 yıl boyunca ABD’ye vize alamamıştır.

20’nin üzerinde esere imza atan Marquez, İspanyolca’da (İncil’den sonra) kitapları en çok satan yazardır.

Marquez’in kişisel arşivi, ölümünün ardından ailesi tarafından Teksas Üniversitesi’ne satılmıştır.

E-bültenimize kaydolun.