28 Mart 2020

Edebiyatın Yedi Güzel Adamı

Helin Merve Akboğa

‘Edebiyatın Yedi Güzel Adamı’, 1950’lerin ilk yıllarında başlamış, unutulmaz bir dostluğun hikayesi.

Onların hikayesi Maraş Lisesi’nde, nam-ı diğer ‘Kara Lise’de başladı.

1969’da Edebiyat Dergisi’ni çıkardılar. 1972’de Edebiyat Yayınları’nı kurdular. Ardından 1976’da Mavera Dergisi’ni yayımladılar.

Peki, kimdir bu Yedi Güzel Adam?

Nuri Pakdil

Yedi güzel adamın ağabeyi, önderi ve lideri…

‘Kudüs Aşkı’

Nuri Pakdil her zaman Filistin davasına inanmış ve bunu üzerine yazılar yazmıştır. Yaşamı boyunca İslamcı ve devrimci biri olduğunu vurgulamıştır.

‘Kudüs sevilmeden insanlığa girilemez Kudüs’ü bunun için çok seviyoruz.’

nuri pakdil

Abdurrahman Cahit Zarifoğlu

Yedi güzel Adamın Aristo’su.

Zarifoğlu, her zaman sessiz ve içine kapanık biriydi. Arkadaşları onun hasta olduğunu ya da aşk acısı çekiyor olabileceğini düşünürlerdi. Ama Zarifoğlu sadece insanlardan kaçıyordu ve kendinden… Arkadaşlarına göre bu sakinliği, bilgeliktendi ve ismi bundan dolayı ‘Aristo’ olarak kaldı.

Ve Necip Fazıl’ın söylemiyle ‘Artist’…

Yedi Güzel Adam bir gün Necip Fazıl’ın evinde toplanıp sohbet meclisi kurarlar. Cahit Zarifoğlu üstat ile konuşurken yerinden kalkıp plaklara göz gezdirir. Ve Necip Fazıl ona: ‘Yahu burada muhteşem bir konser varken sen notalarla meşgulsün Artist’ der. Böylece Zarifoğlu’nın bir diğer lakabı Artist olur. 

‘Seçkin bir kimse değilim ismimin baş harfleri Acz’i yansıtıyor.’

cahit zarifoğlu

Adil Erdem Bayazıt

Lise yıllarında Pakdil’in hazırladığı Hizmet Gazetesi’nde sanat ve edebiyat sayfası hazırladı.

Cahit Zarifoğlu ile çocukluk arkadaşıydı. Bir dönem milletvekilliği yapmış, gazetelerde köşe yazıları yazmıştır.

‘Bir şarkı gibisin dünya, çoğu zaman hüzün mateminde.’

erdem bayazıt

Sezai Karakoç

Dostu Cemal Süreya ona ‘Sezo’ derdi. Mehmet Akif ve Necip Fazıl karışımı bir şair olarak tanımlardı.

Türkiye’de ve dünyada çeşitli ödüllere layık görüldü.

‘Umutsuzluk yok, gün gelir, gül de açar bülbül de öter.’

sezai karakoç

Mehmet Akif İnan

Hayatı hak-hukuk mücadelesi ile geçmiştir. 1958’de Urfa Lisesi’nden Maraş Lisesi’ne sürgün olarak gönderilmiştir. Burada Necip Fazıl ile tanışmıştır.

‘Huzur limanına uğrar mı bilmem sonsuza yönelen vapurlarımız.’

mehmet akif inan

Rasim Özdenören

Türk öykücülüğünün önemli isimlerindendir. Yedi Güzel Adam’ın şiirden kıyasla daha fazla öykü ve deneme yazanıdır. Özdenören’in, 1962’de Sezai Karakoç’a tanışması, sanat ve düşünce hayatında önemli bir yere sahiptir. Hala köşe yazarlığı yapmaktadır.

‘Derdi olan insan okur, derdi olmayan da okuyarak dert sahibi olur.’

rasim özdenören

Alaeddin Özdenören

Rasim Özdenören’in ikiz kardeşidir. Şiirinde yalnızlık, ölüm ve ayrılık konuları hakimdir. Küçük yaşta ölen oğlu Kerem için yazdığı şiirlerinde yoğun bir hüzne şahit oluruz.

‘Çekilince kalbimin suları, geriye senden başka ne kalır?’

alaeddin özdenören

Bu yedi güzel, zarif adam; dostlukları, memleket sevdaları, yazdıkları ve söyledikleriyle Türk edebiyatının efsaneleri arasındaki yerlerini almışlardır.

Onlar için öncelik, her zaman yazmaktı.

Sağlam temeller üzerine kurmuş oldukları dostlukları, sarsılmadan yıllar boyu sürdü.

Bu insanlar dev midir
Yatak görmemiş gövde midir

Bir yara açar boyunlarında
Kolkola durup bağırdıklarında

Yar kurbanın olam
Dağlar önüme durmuş
Ki dağlanam

Böyle başlar Cahit Zarifoğlu’nun ‘Yedi Güzel Adam’ şiiri…

Helin Merve Akboğa

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.