28 Ağustos 2020

Yazılı Olmayan Yasalar ve Asıl Anlatmak İstedikleri

Arda Ös

Kelime anlamı olarak yasa (yasalar); olayların gidişinde olağandışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural, olarak yer alıyor. Tabi bu kullanım, daha çok “hukuk” alanında kullanılan kurallar bütünü olarak düşünüldüğünde daha kapsayıcı gibi duruyor. 

Eğer yazılı yasaları baz alacak olursak, bir terslik yok. Fakat…

kanun yasa hukuk

Her yasanın yazılı olmadığını da çok iyi biliyoruz. İzin verin konuyu biraz daha açayım: yasalar, yazılı olanlar (hukuk, kural, kanun, yönerge, vb.) ve yazılı olmayanlar olarak ayrılmaktadır. 

Modern tarihimizin bu yasalara ilgisi hakkında en belirgin kayıtları Napoleon Hill’in 1937’de kaleme aldığı (1883-1970) Think and Grow Rich (Düşün ve Zengin Ol) kitabında görmekteyiz. (Bu kitap “halen” satıştadır.)

İşin bu kısmı, buzdağının görünen kısmı. “Modern Tarihimizin” betimlemesini bilinçli olarak kullandım. Çünkü bir de modern olmayan, klasik olmayan, çok daha ötesine kadar uzanan “Kadim” tarihimiz var. 

Antik Yunan’dan bahsetmiyorum, çünkü kadim tarihin yanında Antik Yunan, hala modern tarihe dahil edilebilecek derecede yeni kalır. 

Yazının dahi olmadığı kadim bir geçmişten söz ediyorum. Sadece sembollerin olduğu…. 

Anlatının ve koca bir hikayenin sadece tek bir sembolde buluştuğu, daha komplike, daha entegre ve daha dingin bir zihin isteyen, okumanın sadece yazıdan kaynaklanmayacağı, sembollerin zamanından. 

Bana soracak olursanız; yazılı olmayan yasalara, yazılı olanlardan çok daha fazla güveniyorum. Birkaç nedenden dolayı. Mesela; (1) yazılı yasalar dünyanın ve (tabi ki) zamanın ruhuna (Zeitgeist) uygun olarak üretilmiştir. 

Yazılı olmayanlar ise, Evrenin Ruhu ve işleyişi ile paraleldir. Üstelik (2) yazılı yasalar değişkendir, değiştirilebilir ve toplumdan topluma farklıdır. Buna karşılık, yazılı olmayanlar değişmez.

kontrol gemi dümeni

Örneğin; medeni hukuku anlamak için hukuk eğitimi almak zorundasınız. Oysa Kontrol Yasasını anlamak için sadece derinlikli, düşünen, sağlıklı bir zihniniz olması kafi. 

Yasa da son derece basittir: Hayatınızın sadece kontrol edebildiğiniz kısmını yaşarsınız. 

Medeni hukuk içerisinde yaptırımlar vardır. İşte asıl önemli nokta; yazılı olmayan yasalar içerisinde de yaptırımlar vardır ve hepimizin yazılı yasalardan daha fazla tabi olduğu (ve maruz kaldığı) yaptırımlardır bunlar. 

Temet Nosce (Kendini Bil / Kendini Tanı) hakkındaki “mevcut gün yüzüne çıkan” kaynaklar, Apollon Tapınağı’ndaki Pythia’ya işaret eder. Aynı yasayı, hiç değiştirmeden Mevlana Celaleddin Rumi de kullanmıştır. Mesnevi’deki baskınlığını görmek için çok iyi bir okuyucu olmanıza gerek yok. Aslına bakacak olursanız, bu yasanın Apollon Tapınağı’na nasıl ulaştığı hakkında da bilgiler çok açık.

Not: İnsanlığın Gizemli Kökleri Hakkında 10 Kitap yazım bu noktada size yardımcı olabilir.

Kontrol yasasına göre; kontrolünüz altında olmayan düşünceler (şöyle de okuyabiliriz, anlamına hakim olmadığımız, anlamak için çaba sarf etmediğimiz), sizi esas kontrol eden düşüncelerdir.

Hemen bir örnek ile konuyu daha açık hale getireyim. 

Bir kurumda orta düzey bir yönetici olarak çalışıyorsunuz. Günlük iş rutininizde bir takım öncelikleriniz var (üzerine çalıştığınız projeler, size atanmış işler, vs.) bir anda genel müdürden bir yazı geliyor ve sizden bir rapor istiyor. E, sizin de öncelikleriniz var. Hangi öncelik ağır basar? 

İşte, yazılı olmayan yasaların asıl gücünün kaynağı da burada saklıdır. Yaşamın, kontrol edemediğiniz kısmına hakim olamazsınız. 

Burada büyük bir yanlış anlaşılma engeli ile karşılaşıyoruz. Maalesef doğamız gereği kontrolü arttırmaya yönelebiliriz. O halde, daha fazla kontrol kazanalım. Nasıl ki, sadece Medeni Hukuk yasaların bütününü oluşturmuyorsa (Borçlar Hukuku, Ticaret Hukuku gibi yasalar diğer yasalar olmadan tek başlarına anlamsızdırlar), aynı kural yazılı olmayan yasalar için de mevcuttur. 

Kontrol Yasası size daha fazla kontrol sahibi olmanıza işaret eden bir yasa değildir. Fakat bu yasaya ağırlık verirseniz, Denge Yasası’nı da öğrenmek zorunda kalırsınız. Evrende her şey dengeye doğru çekilir. Gördüğümüz tüm anomaliler denge yasasının işleme (çalışma) şeklidir. 

nehir şelale

Yazılı olmayan yasaların amaçlarının basit bir önceliği (işareti) var: Erdemli Ol. Çünkü Yaradanı bilmenin yolu, önce kendini bilmekten geçer. Kendini bilmeyen, değil Yaradanı, başkalarını nasıl bilsin? O zaman da (yetersiz, yani henüz kontrol edemediği, hakim olamadığı eksik anlamı ile diyelim), kendini nasıl biliyorsa başkalarını da öyle bilecektir. 

Bu yasalara baktığımda, naçizane fakirinizin erdemi, öğrenerek ve öğreterek dengelemektir. Ta ki, elimiz erdiği, dilimiz döndüğü, kalemimiz çizdiği, gönlümüze erdiği ve son soluğun çıktığı kadarıyla.

Önemli Not: Yazılı olmayan yasaları öğrenmenin çok gerekli olduğunu düşünmüyorum. Bu, hiç ihtiyacınız olmadığı halde Borçlar Hukuku okumaya eşdeğerdir. Şamanların “Sessiz Bilgi” dedikleri bir olgu var. Asıl bunu öğrenmek (veya hakkında araştırmak) kavram dünyanızı daha zenginleştirecektir.

Bu yazı hazırlarken fakirin yararlandığı ve sizi zenginleştireceğini bildiği kaynaklar:

  • Düşün ve Zengin Ol – Napoleon Hill, Altın Kitaplar
  • Sufinin Bilgi Yolu – William C. Chittick, Okuyanus
  • Mesnevi

Arda Ös

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.