29 Temmuz 2019

Dünyaya Bakışınızı Değiştirecek 10 Belgesel

Daha adil ve sürdürülebilir bir dünya mümkün mü? İzlediğimiz, okuduğumuz veya duyduğumuz şeyler küresel değişim için bize ilham kaynağı olabilir mi?

Belgeseller hem bireysel hem de toplumsal düzeyde farkındalık yaratma gücüne sahipler. Biz de bu sebeple binlerce belgesel içinden harekete geçmenize yardımcı olabilecek ve dünyaya bakışınızı değiştirecek 10 belgesel seçtik.

Tomorrow: Take Concrete Steps To A Sustainable Future

(Yarın: Sürdürülebilir Bir Gelecek için Somut Adımlar Atın)

İnsanlığın ve dünyanın geleceği konusunda en başarılı ve yaratıcı belgesellerden biri olarak kabul edilen Tomorrow hakkında detaylı bilgiye web sitesinden ulaşabilirsiniz.

The Economics of Happiness

(Mutluluğun Ekonomisi)

2011 yapımı olan Mutluluğun Ekonomisi, aynı anda karşıt yönlere hareket eden dünyayı anlatıyor: Hükümetler ve büyük şirketler küreselleşmeyi ve şirket gücünü sağlamlaştırmayı desteklerken bu politikaya direnen ve bir yerelleşme ekonomisi oluşturmayı hedefleyen insanlar da bulunuyor.

The Corporation

(Kurum)

Kanada yapımı belgesel, modern işletmelerle bunların toplum ve dünya karşısındaki duruşlarını konu alıyor.

Money & Life

(Para & Yaşam)

Para & Yaşam, şu soru üzerine kurulu deneysel bir belgesel: Ekonomik krizi bir felaket olarak değil, muazzam bir fırsat olarak görebilir miyiz?

Human

(İnsan)

2015 yapımı İnsan belgeseli, bizi insan yapan şeyin ne ya da neler olduğunu sorguluyor.

Sevdiğimiz ya da nefret ettiğimiz şeyler mi? Güldüklerimiz mi? Merakımız mı? Keşfetme arzumuz mu?

No Logo: Brands. Globalization. Resistance.

(Logo Yok: Markalar. Küreselleşme. Direnç.)

Gazeteci ve aktivist Naomi Klein’in aynı isimli kitabına dayanan No Logo, çok uluslu şirketlerin artan ekonomik ve kültürel erişimine karşı oluşan tepkilerin nedenlerini açıklıyor. 

Markaların dünya çapında nasıl sembolize edildiğini analiz eden Klein, şirketlerin ürün yapımında değil, kar elde etmeye dayalı bir keşif yaptığını savunuyor.

Escape! From the Cult of Materialism

(Kaçış! Materyalizm Kültünden)

Tüketicilik, dünyayı ele geçiren kötü bir tarikat olabilir mi? Her şeyi yaratan, onun kendi kültü olabilir mi?

Instagramda kariyer yapılabilen ve lüksün, paranın, sosyal statünün geçerli olduğu bir dünyada kendi içinize dönmek, doğaya yönelmek ve yerel ekonomiyi desteklemek mümkün mü?

Belgeselin tamamını aşağıdan izleyebilirsiniz.

Engines of Domination – Director’s Cut

(Egemenliğin Motorları – Yönetmenin Kurgusu)

Silahlı, merkezi bir otorite; devletler ve savaşlar, insan doğasının bir parçası mı? Toplumlar için gerekli mi? Yoksa, yönetici elitlerin toplulukları yönetmek ve daha konforlu bir yaşama sahip olmak için kullandığı araçlar mı?

The War You Don’t See

(Görmediğiniz Savaş)

John Pilger ile Alan Lowery’nin yönettiği Görmediğiniz Savaş, Irak’tan Afganistan’a ve İsrail-Filistin savaşına kadar yakın tarihte yaşanan ve günümüzde de devam eden ihtilaflarla ilgili medyanın tutumuna meydan okuyor.

The Choice is Ours

(Seçim Bizim)

2016 yapımı belgesel, röportaj ve sunumlarla geleceğin nasıl olabileceğini Venüs Projesi üzerinden araştırıyor ve tartışıyor.

BONUS

The Crisis of Civilization

(Medeniyetin Krizi)

Ekolojik felaket, finansal çöküş, azalan petrol rezervleri, terörizm, gıda kıtlığı… 

Belgesel, küresel krizlerin başarısız bir küresel sistemin belirtisi olduğunu göstererek başka bir dünyanın mümkün olduğunu ispat etmeyi deniyor.

E-bültenimize kaydolun.