3 Mayıs 2020

Türk Mitolojisinde Tanrılar ve Tanrıçalar – Bölüm II

Yiğit İrge

Utkuuçi

Türk – Altay Mitolojisinde geçmektedir.

Eğer yazı dizisinin ilk bölümü okuduysanız Ülgen’in en büyük ve ilk tanrıçalardan olduğunu, insanları ve birçok tanrıyı yaratan kişi olduğunu hatırlıyorsunuzdur. 

Utkuuçi, Ülgen’e en yakın ruhtur ve gökyüzünde yaşar. 

Adının anlamı, ‘güler yüzle karşılayan’ demektir.

Kurbanın ruhunu Ülgen’e iletir. 

Şaman altın kazıktayken Utkuuçi’den kazları alır ve yeryüzüne döner.

Ayızıt

Türk – Altay Mitolojisinde geçmektedir.

Güzellik tanrıçasıdır. Bu bakımdan Sümer ve Yunan mitlerinde yer alan İştar ve Afrodit’e (Venüs) benzetilir.

Ay kökünden türemiştir. Ay gibi parlak, güzel ve nurlu demektir.

Ayızıt / Ayısıt gümüş tüylü bir kısrak biçimine bürünebilir. Gökten yeryüzüne de bu şekilde iner, ormanlarda dolaşır. Omuzlarında ak bir atkısı, başında ak bir kalpağı* vardır. (*Deriden, kürkten ya da kalın bir kumaştan yapılmış, kesik koni biçiminde ve siperliksiz başlık.

Süt gölüne gider ve oradan biraz süt alır, çocukların ağızlarına bir damla damlatır ve onlara böylelikle ruhlarını vermiş olur. 

Umay Ana gibi insan yavrularını, hayvanları, hayvan yavrularını ve kadınları korur. 

Aşkın simgesidir, insanlara sevgi ilham eder. 

Sarayı vardır. Kapısında ellerinde gümüş bakraçlar (gümüş kova) ve kamçıları olan bekçileri bulunur. Bu yasakçılar (bekçiler) kötü insanları içeriye almazlar. 

Altın kitabı vardır, tüm insanların yaşamları ve kaderleri bu kitaba kaydedilir.

Şaman dualarında ise kendisi şöyle tarif edilir ;

Başında ak gökten ak bir kalpak, çıplak omuzlarında ak gökten bir atkı, baldırına kadar siyah bir çizme. Bu şekilde bir kayaya yaslanarak uyumuştur veya ormanda dolaşmaktadır.

Ayızıt’ın Kızları

Türk – Altay Mitolojisinde geçmektedir.

Yazın şamanlar ak, kışın kara elbise giyerek Ayızıt bayramını kutlarlar.

Ayızıt’ın kızları da vardır. Saray kapısındaki bekçileri kızlarıdır. Kötü insanları içeriye almazlar.

Büyülü beyaz bir tülü giyinince kuğuya dönüşürler. 

Kuğu dışında, beyaz Turna kuşu simgelerinden biridir. 

Oğuz Kaan

Türk – Altay Mitolojisinde geçmektedir.

Oğuz Kaan ya da Oğuz Han Türklerin atasıdır. 

Annesi Ay Kaan, babası Kara Han’dır.

Oğuz Kaan Destanı’nın baş kahramanıdır ve Asya Hun Devleti’nin hükümdarı Mete Han ile özdeleşmiştir. 

Mitolojide ilk Türk Devleti’nin kurucusu olarak kabul edilir. 

Hayatı doğumundan itibaren olağanüstülüklerle doludur.

Yüzünün rengi maviye çalar, ağzı ateş gibidir. Çok çabuk büyümüştür. Bir kez süt emip çiğ et yemiştir. Gücü simgeleyen boynuzlu tacı vardır. 

Babası Kara Han’ı öldürmüştür. Ormanda gördüğü tek boynuzlu yaratıkla savaşıp onu da öldürür. Bazı söylencelerce gergedan olduğu dillense de, aslında bu yaratık şeytandır. 

Pek çok Türk boyuna adlarını o verir. 

İki eşi, bu iki eşten altı çocuğu vardır. Çocuklarından da Oğuz Boyları oluşmuştur.

Bir gün avlanırken kendisini büyük bir adanın ortasında bulur, gözlerini etrafında gezdirir ve yakınlarındaki ağacı fark eder. Ağacın kovuğunda ışıklar saçan, saçları akarsular gibi masmavi, dişleri inci gibi, güzel mi güzel bir kızın oturduğunu görür. Ona aşık olur, bir süre sonra da evlenirler. Bu eşinden üç oğlu olmuştur. 

Aradan yıllar geçer. Gökyüzünden masmavi güçlü ışık düşer ve ortasında bir kız bulur. Dünyalar güzeli bu kızın başında kutup yıldızını andıran ateşten ışık demeti gezmektedir. Ve tekrardan evlenir. Bu evliliğinden de üç oğlu olur.

Uykuya yattığı zamanların birinde rüyasında gümüşten ok görür. Onu bulan ilk üç oğluna bunu bölüştüreceğini söyler ve sözünde durur. Yine rüyasının birinde gördüğü altın yay için de aynı sözü verir ve verdiği sözü tutarak diğer karısından olan üç çocuğuna bunu paylaştırır.

BOZOKLAR

Türk Mitolojisinde Göksel kavimlerdir. Oğuz Han’ın ikinci Göksel eşinden olan oğullarından türeyen boylardır. Oğullarının adı Gün Han, Ay Han ve Yıldız Han’dır. Altın yayın sahibidirler. 

ÜÇOKLAR

Türk Mitolojisinde Yersel kavimlerdir. Oğuz Han’ın ilk Yersel eşinden olan Gök Han, Dağ Han ve Deniz Han adlarındaki oğullarından türeyen boylardır. Gümüş okun sahibidirler. 

Oğuz Kaan’ın Göksel ve Yersel Eşleri

Efsanelerde Oğuz Han’ın ava çıktığında bir ağacın kovuğunda gördüğü güzel kadın, Yersel eşidir. Gökten masmavi ışıklar saçarak düşen ve ortasında bir kızın belirdiği olaydaki kişi ise, Göksel eşidir. Her iki karısından altı çocuğu olmuştur. 

Gün Han

Türk – Altay Mitolojisinde Güneş Kağanı.

Oğuz Kaan’ın Göksel eşinden olan en büyük oğludur. Bu oğlundan türeyen boylar arasında en bilineni Kayı boyudur ve bu boy Osmanlı Devleti’ni kuran boydur.

Oğuz Kaan, kendisinden sonra tahta geçecek kişi olarak Gün Han’ı seçer.

Yeryüzünün yaşam ışıklarını saçması Güneş’e duyulan sevgi ve hayranlığın mitolojik dışavurumudur.

Ongunu şahindir. Ongun ya da Totem, Eski Türklerin Tengricilik inancında, içinde bir ruhu barındıran bir cisme verilen isimdir. Maviye çalan rengi vardır. 

Gün Han, altın bir çadır kurdurur, sağ tarafına direk diktirir ve üzerine altın tavuk koydurur. Çünkü altın mitolojimizde Güneş’i temsil etmektedir. 

Hatta hamile kadın rüyasında güneş görürse kızı olur; gün batımını izlemek ise, pek iyi karşılanmaz. İnanca göre; kötü varlıklar güneşi boğmaya çalışır. Renginin kızıla çalmasının sebebi budur. Eski halkın “Gün ışığı görmeyesin” gibi bedduaları önemli yere ve inanca sahiptir.

Ay Han

Türk – Altay Mitolojisinde Ay Kağanı.

Moğolca da Sara Han veya Hara Han anılır. 

Göksel eşinden olan ikinci oğludur.

Ongunu kartaldır, hükümranlığı simgeler.

Altay Türklerine göre göğün altıncı katında oturur.

Ay, pek çok kültürde dişil varlığı simgeler. Ancak Türk Mitolojisinde hem dişil hem erkek tanrılarda kullanılır. Dikkat edilmesi gereken husus ise, Ay Han’ın bir tanrı değil de kutsal bir kişi olarak görüldüğüdür. 

Yıldız Han

Türk – Altay Mitolojisinde Yıldız Kağanı.

Oğuz Kaan’ın Göksel eşinden oğludur. 

Yol gösterici, yön buldurucu niteliklere sahip, parlaklıklarıyla dikkat çeken yıldızların kişiliğe büründürülmüş halidir. Türklerin göğün ilk ve ana yıldızları olarak gördükleri gezegenler ilk tanrısal arketipleridir.

Ongunu tavşancıldır. 

Gök Han

Türk – Altay Mitolojisinde Gökyüzü Kağanı.

Oğuz Kaan’ın Yersel eşinden doğan ilk oğludur. 

Türk yurdunun sınırsızlığını ve enginliğini simgeler.

Ongunu Sungur kuşudur. Maviye çalan rengi vardır.

Dağ Han

Türk – Altay Mitolojisinde Dağ Kağanı.

Oğuz Kaan’ın Yersel eşinden oğludur. 

Türk Devleti’nin ululuğunu ve büyüklüğünü simgeler.

Bazı dağlar Türklerce kutsaldır. Altay Dağı, Tanrı Dağı, vs. bunun dışında mitolojik dağ motifleri de mevcuttur; Demir Dağ, Bakır Dağ, Buz Dağ, Kil Dağ, Or Dağ, Kuz Dağ, Kur Dağ, Ak Dağ…

Ongunu Uçkuş’dur.

En önemli üç mitolojik dağ;

Altındağ: Gökyüzündedir. Dokuz rüzgarın kesiştiği yerde başlar.

Demirdağ: Yeryüzündedir. Dokuz ırmağın kavuştuğu yerdedir.

Bakırdağ: Yeraltındadır. Dokuz yeraltı denizinin birleştiği yerdedir.

BONUS

Deniz Han

Türk – Altay Mitolojisinde Deniz Kağanı.

Oğuz Kaan’ın Yersel eşinden oğludur.

Türk Devleti’nin denizlerdeki egemenliğini ve enginliğini simgeler.

Ongunu, Çakır kuşudur. Maviye çalan renktedir bu yüzden denizi çağırıştırır. 

Destanda gökten inen kurt mavi bir ışığın içindedir ve bu aynı zamanda göğün de rengidir. Cengiz Han’ın adını bu söylenceden aldığı bilinir. Çünkü Cengiz gerçek ismi değil, unvanıdır. Sonsuzluğu, kurduğu devletin büyüklüğünü, genişliğini ve kendi kudretini simgeler. 

Yiğit İrge

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.