11 Ocak 2021

10 Maddede Tasavvuf Nedir?

Merve Akdoğan

Tasavvuf nedir?

Temelden ele alacak olursak; tasavvuf için, kadim bilgelikten geriye kalan kırıntıların Müslümanlığın özünde evrimleştiği bir yol diyebiliriz.

Bu yol, kaynağın ve varlığın bir olduğu yoldur.

Derin bir felsefeyi, İslam gizemciliğini ve mistisizmi içerisinde barındıran bir mana evidir.

Felsefedeki Sofistler, tasavvuf söz konusu olunca Sufi’stlere dönüşür.

Bu yola mensup olanlar yaratan ile yaratılanın bir olduğunu, tüm dinlerin kaynağının bir olduğunu savunurlar. 

Peygamberlerinin hayatlarını örnek alırlar ve Allah’a teslimiyet duygusu içinde, bilim ile ilimi kabul ederler.

derviş semazen

Tarikat

Tarikat, yol demektir.

Herkes kendi meşrebine uygun olan kapıyı çalar: Mevleviler, Rifailer, Bektaşiler…

Meşrep, tasavvufun öncü sorularından biridir.

Kişi meşrebini bilmeden, nefsini yönetemez. Nefsini yönetemeden de Allah’ını bilemez. 

Tasavvuf, Allah’ı bilme isteğidir. 

Tasavvuf alanında bizlere ışık tutan ve tüm dünyanın İlahi Aşk – Dünya Barışı – Sevgi mısralarını işittiği İnsan-ı Kamiller, kaynak olarak çok değerli kitaplar bırakmışlardır. Anadolu, tasavvufun bereketli olduğu topraklardır. 

Nice hocaları yeşertmiş, yeşertmeye de devam etmektedir.

Bunlardan bazıları: Mevlana Celaleddin Rumi, İbn’ Arabi, Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli, Şems-i Tebrizi, Erzurumlu ibrahim Hakkı gibi nice Erenler* vardır.

*(Er’mek) içindeki ışığı ortaya çıkarabilmiş, aydınlanmış kişiler.

Mesnevi, Fütuhat-ı Mekkiyye, Fususul Hikem, Marifetname, Yunus Emre Divanı gibi kitaplar tasavvuf eserleridir. 

Zikir & Kalp Gözü

Zikir

Bu yolu takip edenler, birçok ritüel gerçekleştirirler. Bunlardan biri de zikirdir.

Zikir, kutsal kelimelerin tekrarlanasıyla yapılır. Bir kısmının bilimsel olarak frekansımızı düzelttiği kanıtlanmış dualar, esmalar tekrar tekrar okunur. Her tekrar edilişte damaktaki çakra noktasına değdiği için epifiz bezini aktive ettiği düşünülmektedir.

Kalp Gözü

Üçüncü göz olarak da bildiğimiz, tasavvufta kalp gözü olarak isimlendirilen bazın önünde bir tortu olduğu kabul edilir. Bu tortu aşıldığında, temizlendiğinde, insanoğlu kendi gücünün farkında olarak yaşam sürer.

Tortunun aşılması için bazı yöntemler uygulanmaktadır.

Bu yöntemlerin başında ibadetler yer almaktadır:

  • Namaz kılmak. 
  • Namaz öncesinde abdest almak, yani vücudu arındırmak.
  • İsraftan kaçınmak.
  • Zamanı iyi kullanmak. Yani anda kalmak, anın getirdiği ve götürdüğü güzelliklere şükretmek.
  • Tasavvufta ruhu terbiye etmek, en önemli görevlerden biridir.
hu on gravestone
(Hu)
  • Sufiler çevrelerine sevgi ve hoşgörü yaymaya çalışırlar.
  • Hiç kimseye, hiçbir sebepten ötürü ayrımcılık yapmazlar.
  • İnsanın hata yapan/yapabilen bir varlık olduğunu ve tövbe* etmesi gerektiğine inanırlar. Tövbe ederek özlerine, Rablerine dönmeyi amaçlarlar.

*Tövbe (Arapça: Tevbe) İşlediği bir günah veya suçtan pişman olarak bir daha yapmamaya karar verme.

Derviş & Şeyh

Sofistlerin seyahat ederek bilgiyi yaymaları gibi, sufiler de şiirlerle, hikayelerle insanları uyandırmayı amaç edinmişlerdir.

Bir yola gönül veren, tarikata veya şeyhe bağlı olan, onun kurallarına ve törelerine göre yaşamını şekillendiren kişilere derviş denir.

Ayrıca derviş; yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş, alçakgönüllü ve her şeyi hoş gören kimse olarak da tanımlanmaktadır.

Herkes kendi meşrebine uygun olan kapıyı çalar, demiştik. İşte, o kapıyı açan kişi de şeyhtir.

Şeyh, peygamber ahlakıyla ahlaklanan, astral boyutlarda deneyim sahibi kimsedir. Ayrıca tarikat kurucusu, tarikat büyüğü, tarikat kollarından birinin başında bulunan, bir tarikatta en yüksek dereceye ulaşmış kimse olarak da tanımlanmaktadır.

Tasavvuf günümüzde dergahlardan üniversitelere taşınmıştır.

Cemalnur Sargut ve Mahmud Erol Kılıç gibi isimler sayesinde tasavvuf, dünyanın dört bir yanında kürsülere sahiptir.

Türkiye’de Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü’nde her yıl öğrenciler yetiştirilmektedir.

Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü’nün Amacı

Tasavvufun, bütüncül ve derinlikli bakışının kullanıldığı disiplinler arası çalışmalara dayalı, insanlığın huzur ve mutluluğa ulaşmasına hizmet edecek bir bilim ve sanat ortamı oluşturmak. 

Enstitü bir ihtisas kurumu olarak açacağı programlarla, bilimi, kendini ve dünyayı daha iyi anlamak için uğraş edinmiş, insani ve ahlaki değerleri özümsemiş, sanata karşı duyarlı, düşünen, araştıran, yaratıcı, zamanın değerini bilen, çalışkan ve geniş hoşgörü sahibi bireyler yetiştirmeyi hedeflemektedir. Tasavvufa göre bilimin gayesi, bu değerleri bilgi olarak bilmenin ötesinde, hayatına geçirmek, insanlığın mutluluğu ve ilerlemesi için kullanmaktır. 

cami

Ve yazımı tasavvuf ile özdeşleşmiş, Hacı Bayram Veli’nin mısraları ile bitirmek istiyorum.

Bilmek istersen seni,
Can içre ara canı.

Geç canından bul anı,
Sen seni bil, sen seni.

Kim bildi efalini,
Ol bildi sıfatını.

Anda gördü zatını,
Sen seni bil, sen seni.

Görünen sıfatındır,
Anı gören zatındır.

Gayrı ne hacetindir,
Sen seni bil, sen seni.

Kim ki hayrete vardı,
Nura müstağrak oldu.

Tevhidi zatı buldu,
Sen seni bil, sen seni.

Bayram özünü bildi,
Bileni anda buldu.

Bulan ol kendi oldu,
Sen seni bil, sen seni.

Merve Akdoğan

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.