7 Mayıs 2020

Tanrının Yazıcısı Hermes: Üç Kere Büyük, Tanrıların Tanrısı, Ustaların Ustası ve Gizemli İlkeleri

Seray Demir

Hakikat ilkelerinden yedisi vardır; onları bilen ve anlayan, tapınağın tüm kapılarına dokunan ana anahtara sahiptir.

The Kybalion

Mısır geleneğinde, 1200’den fazla kitap bir insana atfedilmiştir: Hermes Trismegistus. Bugüne kadar, bunlardan elde edilen sözler birçok eski Mısır yazıtında bulunmuştur.

Tabula Smaragdina, yani Hermes Trismegistus’un efsanevi zümrüt tabletlerinin (13 veya 15 adet), eski bilgeliğin en eski ve en gizli bilgileri taşıdığına inanılıyor. Ve bu tabletlerde, Hermes Trismegistus tarafından gelecek kuşaklara bıraktığı bilgiler bulunduğu düşünülüyor.

hermes trismegistus

Hermes Trismegistus

Piramitlere ve sfenkslere ev sahipliği yapan Mısır, gizli bilgeliğin ve mistik öğretilerin doğduğu yerdi ve Kadim Mısır, mistisizm localarının en büyük locasını barındırıyordu. 

Kadim Mısır’ın büyük ustaları arasında ‘ustaların ustası’ olarak konuştukları biri vardı: Hermes Trismegistus. 

Hayat hikayesinin detayları uzun yıllar içinde kayboldu, ama bilinen o ki; Hermes Trismegistus gizli bilgeliğin babasıydı. Birçok konuda eski Mısırlıların becerilerini (hiyeroglifler, Mısır Ölüler Kitabı, simya, astroloji, kutsal geometri, felsefe, vs.) etkilemişti. Bu yüzden eski zamandan bu yana birçok ülke, Hermes’in doğum ülkesi olma unvanını taşımak için çok defa savaştı.

Hermes Trismegistus, muhtemelen Hz. Musa döneminden önce yaşamıştı.

Aynı zamanda onun insan olmadığı; uzaydan, bizden daha fazla gelişmiş bir planetten geldiği ve Antik Atlantis’i de kurduğu iddia edilmektedir. Onu, İbrahim’in çağdaşı olarak görenler de oldu ve bazı Yahudi gelenekleri, İbrahim’in bazı mistik bilgilerini Hermes’ten aldığını iddia ediyorlar. 

Mısır halkı, sonraları Hermes’e tanrıları Toth olarak tapınmışlardır.

Kesin olan şu ki; varolmuş tüm dinler Hermes’ten etkilenmişlerdir. Hermes Trismegistus, dünyada bilgeliğin kaynağı ve evrensel öğretilerin, ilahi bilgeliğin taşıyıcısı olarak görülmüştür.

Felsefe taşı olarak bilinen kavram da Hermes’in öğretisine dayanmaktadır.

The Kybalion

Kybalion’un kuralları daha önce hiç yazılmadı ya da basılmadı. Kybalion, sadece herhangi bir yabancı için anlaşılmaz olan fiziksel evrenin geçerli, temel ilkelerinin bir özdeyiş, aksiyom ve kural koleksiyonuydu. Daha önce sadece sözlü olarak, yalnızca uygun görülen kişilere öğretilen bilgiler; 1912 yılında ilk defa Kybalion isimli bir kitap olarak basıldı. Kitabın yazarı bilinmese de tahmin edilmektedir.

Bugün bile ‘Hermetik’ terimi gizli, hiçbir şeyin kaçamayacağı kadar sıkıca kapalı anlamında kullanılır. Bunun nedeni ise, Hermes’in talebelerinin her zaman öğretilerinin gizliliği ilkesine sahip olmalarıdan kaynaklanmaktadır. Bu bilgiler, sadece onları anlayabilecek, kavrayabilecek seçkin kişilerle paylaşılmıştır.

Bu öğretiler aslında, genel görüşün aksine, maddi unsurlara hakim olmaktan çok, zihinsel güçlere hakim olmaktan oluşan Hermetik simya sanatının temelini oluşturdu. Hermetik simya, bir tür metalin diğerine dönüşmesinde değil, zihinsel titreşimlerin diğer titreşimlere dönüştürülmesinden oluşur. Alt metalleri altına dönüştürecek olan ‘felsefe taşı’ efsanesi, Hermetik felsefenin bir alegorisiydi.

Kybalion’daki cümleye göre:

‘Ustaların bastıkları nereye düşerse (değerse), öğretilerine hazır olanların kulakları da geniş açılır.’

Kybalion – 1. Zihin/Mantalite İlkesi

Kainat zihindir, evren mentaldır.

Kybalion’un ilk ilkesi; kainatın, evrenin ve kozmosun önce zihin olduğudur.

Bu, Yuhanna İncili’nin ilk cümlesini anımsatır:

Başlangıçta kelime vardı ve kelime Tanrı ile idi ve kelime Tanrı idi. Başlangıçta Tanrı ile oldu. Her şey kelimeyle yapıldı,ve kelime olmadan, olan hiçbir şey olmadı.

Tezahürde olan her şey veya fiziksel evren; yaratılmış şeylerin yasalarına tabi olan evren, zihinsel bir yaratılışından başka bir şey değildir. Maddeyi yaratan, düşüncedir. Önce düşünce vardı ve zamanla, düşünce geliştikçe evreni düşündüğü gibi yarattı.

Bu nedenle insanlar da zihin projeksiyonlarını, inandıklarını görür ve yaşarlar. Matrix filmindeki gibi bir tür zihin matriski de denilebilir buna. 

hermes trismegistus

Kybalion – 2. Tekabül İlkesi

Yukarıdaki gibi, aşağıda; aşağıdaki gibi, yukarıda.

Bu ilke, farklı varlık ve yaşam düzeylerinde yasalar ve görünüşler arasında her zaman bir eş değerlik olduğu gerçeğini içerir. Hermetik felsefe, evreni üç büyük fenomen sınıfına böler: 

  • Büyük fiziksel seviye 
  • Büyük zihinsel seviye 
  • Büyük spiritüel seviye. 

Bu bölünme az ya da çok yapay olsa da, gerçekte, en düşük noktası farklılaşmamış madde ve en yüksek saf ruh olan, yaşamın büyük basamak merdiveninin yükselen dereceleridir. 

Maddenin atomu, kuvvet birimi, insanın zihni ve başmeleklerin özü, hepsi sadece bir merdiveninin basamak dereceleridir, temelde aynıdır. Fark sadece titreşimin derecesi ve ölçüsünden oluşur. Hepsi evrenin yaratımlarıdır ve evrenin sonsuz zihninde tek başına varlıklarına sahiptir. Hermetikler, üç büyük boyutun her birini yedi alt düzeye ve bunların her birinin yedi alt bölüme ayırır.

İçte ne varsa dışa da o yansır. Kendi inançlarımıza bakarak, kendi hayatımızın gelişimini, örneğin; meslek seçimimizi anlayabiliriz. Hem yere dogğru uzanan, hem de göğe doğru uzanan bir ağacı hayal edin. Buna göre, ağacın kökü sağlıklı ise taçı da sağlıklı olacaktır.

Örneğin; evimizin düzensizliği, ruhumuzun düzensizliğiyle açıklanabilir. Hızlı düşünen veya konuşan bir insanın hızı, aynı zamanda huzursuzluk ya da zeka seviyesinin de göstergesi olabilir.

Kybalion – 3. Titreşim İlkesi

Hiçbir şey durmaz; her şey hareket eder; her şey titreşir.

Her şey; molekülden atom parçacıklarına, cansız görünen tastan havada uçan kuşlara kadar daima hareket halindedir ve hiçbir şey asla durmaz, her şey titreşir. 

Evrendeki farklılıklar, esas olarak değişen titreşim derecelerine dayanır. Titreşim ne kadar yüksekse, ölçekteki yer de o kadar yüksek olur. Örneğin; kaba formların titreşimi çok düşüktür. Saf ruhun titreşimi ise, o kadar şiddetli ve hızlıdır ki hızla dönen bir tekerlek gibi hareketsiz görünür.

Bu, sadece titreşim dereceleri olan enerji ve kuvvet seviyelerinde ve zihinsel seviyelerde (durumu titreşimlere bağlı), hatta ruhani ve spiritüel seviyelerde bile geçerlidir. Bu ilkeyi anlayan ve ilgili formülleri bilen kişi, kendi zihinsel titreşimlerini ve başkalarının zihinsel titreşimlerini yönetebilir.

Kybalion – 4. Dualite / Kutupluluk İlkesi

Her şey iki yönlüdür, her şey kutuplardır. Her şeyin iki zıtlığı vardır. Eşit ve eşit olmayan aynıdır. Zıtlıklar doğası gereği aynıdır, sadece derecesinde farklıdır. Aşırılıklar birbirleriyle buluşurlar. Tüm gerçekler sadece yarı gerçeklerdir. Tüm paradokslar uyuma dönüşebilir.

Bu ilke, en eski Hermetik aksiyomdur: Her şeyin ikili olduğu, iki kutbun arasında yer aldığı ve bunların her bir ucunun zıtlıkları oluşturduğunu ve her şeyin iki zıtlığı olduğu gerçeğini içerir. 

Bu ilkede ‘Tez ve Antitez’ vardır: Her şey her şeydir ve aynı zaman değildir. Tüm gerçeklerin sadece yarısı vardır. Gerçekte karşıtlar, aynı şeyin sadece iki uç noktası, ikisi arasında olan farklılık sadece birçok derecededir. Her şey kendi zıttına sahiptir. 

Hem benzer, hem benzemez ama aynıdır, bir bütündür, birdir. 

Bunu açıklamak için: Sıcak ve soğuk zıtlıklar, aslında aynı olsa da; farklılıklar sadece derecelerinde. Termometreye bakıldığında sıcağın bittiği ve soğuğun başladığı noktayı bulmak imkansızdır. Mutlak sıcak veya mutlak soğuk yoktur. Sıcak ve soğuk olarak görünen bu aynı şey sadece bir form, bir varyasyon ve titreşim derecesidir. Tıpkı sevgi ile nefrette olduğu gibi. İki kutup arasındaki farklı derecelerde bulunmaktadırlar. Ve hepsi, aynı şeyin dereceleridir. Nefretin titreşimlerini hem kendinde, hem de diğerlerinde sevgi titreşimlerine dönüştürmek mümkündür.

hermes trismegistus

Kybalion – 5. Ritim İlkesi 

Her şey akar, dışarıya ve içeriye doğru; her şeyin gelgitleri vardır; her şey yükselir ve düşer, sarkacın salınımı her şeyde kendini gösterir; sarkacın sağa doğru salınması sola doğru salınımın ölçüsüdür; ritim dengeler.

Her şeyde hem ileri hem geri ölçülen bir hareket olduğu gerçeğini içerir; bir geri bir ileri sallanan sarkaç benzeri bir hareket; gelgit. Yüksek zaman ve düşük zaman. Sadece bahsedilen polarite ilkesine uygun olarak var olan, iki kutup arasında bir ritim. 

Her zaman bir eylem ve bir tepki vardır. Bir ilerleme ve gerileme. Hem yükselen, hem de daha sonra düşen. Ve bu, evrenin her yerinde geçerlidir: Güneşte, dünyada, insanlarda, hayvanlarda, zihinde, enerjide ve maddede. Bu yasa, dünyaların yaratılmasında ve yok edilmesinde kendini gösterir. Ulusların yükselişi ve çürümesinde olduğu gibi… 

Hayat salıncak gibidir, bir öne bir arkaya götürür insanı ve bu dengeyi sağlar. 

Kendini kontrol edebilme derecesine ulaşmış tüm bireyler, bunu belirli ölçüde bilinçsizce yaparlar; ama usta olan biri bunu bilinçli bir şekilde ve iradesinin yardımıyla yapar. 

Bilinçli olup da bir sarkaç gibi ileri ve geri sallanmayan bir usta, bir dengeye ve zihinsel güce ulaşır. Bu ilke ile polarite ilkesi, Hermesçiler tarafından ayrıntılı olarak incelenmiştir. Ritime karşı koyma, nötürleştirme ve bu ilkenin kullanım yöntemleri, Hermetik zihinsel simyanın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.

Kybalion – 6. Sebep ve Sonuç İlkesi 

Her nedenin etkisi vardır; her etkinin nedeni vardır; her şey yasal olarak gerçekleşir; şans sadece tanınmayan bir yasanın adıdır, birçok neden seviyesi vardır, ancak hiçbir şey yasadan kaçmaz.

Sebep ve sonuç ilkesi, tüm bilimsel düşüncenin temelini oluşturur ve Hermetik ustalar tarafından ilk günlerde telaffuz edilmiştir. Ona göre, hiçbir olay tek başına olamaz, ve hiçbir olay başka bir olayı ‘yaratmaz’, sadece evrenin yaratıcı enerjisinden akan büyük olaylar zincirinde bir ön bağlantıdır. 

Meşhur, kelebeğin kanat çırpması gibi; önceki, sonraki ve sonraki tüm olaylar arasında bir bağlantı vardır.

Örneğin; bir taşın dağdan belirli bir yere düşmesi, ilk bakışta rastgele bir durum olarak görülebilir. Ancak detaylı bir şekilde incelenebilse ve tüm etkenler ölçülebilse, uzun bir nedenler zincirine ulaşabiliriz.

Hermetik ilkere göre ‘tesadüf’ denilen hiçbir şey yoktur. Her şeyin bir sebebi vardır. Yıllar önce babaannen ile büyükbaban bir araya gelmemiş olsaydı, sen de %99,9 bugün hayatta olmayacaktın. Aynı şekilde, daha önceki yaşamlarda yaşananların da bugünü etkilediğine inanılır. Çünkü ruh ve enerji, hiçbir zaman yok olmaz, sadece boyut değiştirir.

Aynı şekilde, bugün yaptıklarımız da mutlaka yarınlarımızı etkileyecektir.

Kybalion – 7. Cinsiyet İlkesi

Cinsiyet her şeydedir; her şeyin erkeği ve dişi ilkesi vardır; cinsiyet her seviyede tezahür eder.

Cinsiyet, Latincede ‘genus’; üretmek, yaratmak ile ilgilidir.

Bu anlamda sadece üreme ile ilgili değildir. Cinsiyet ilkesine göre; cinsiyet, varoluşun her fenomeninde vardır. Nerede yeni bir şey yaratılsa, bu ilkeye dayanır. Örneğin; bir çocuğun oluşumunda bir yumurda (dişi) ve bir sperm (erkek) birleşmiştir.

Atom, oluşumunu negatif elektronların pozitif bir elektron etrafında birikmesi gerçeğine borçludur. Pozitif elektronlar negatifler üzerinde belirli bir etki yaratır, onları terk eder veya belirli kombinasyonlara girer ve böylece bir atom ‘yaratıyor’ gibi görünür. Bu, her zaman erkek prensibini ‘pozitif’ ve kadın prensibini ‘negatif’ elektrik kutbu ile tanımlayan en eski Hermetik öğretilerle tutarlıdır. Örneğin; bir atomdan bir parçacık, erkek enerjisinin etkisi altında çok hızlı bir şekilde titreşir ve erkek parçacık, etrafındakini çevreler. Sonuç, yeni bir atomun doğuşudur.

Hermesçilere göre; yerçekimi yasasının bile – evrendeki tüm maddi parçacıkların ve cisimlerin birbirlerine karşı çaba gösterdiği garip cazibe – aynı zamanda erkek enerjilerini kadın enerjilerine çekme yönünde çalışan cinsiyet ilkesinin bir tezahürüdür ve bunun tersi de geçerlidir.

BONUS

Yedi Hermetik İlke; sayısız fiziksel, zihinsel ve ruhsal düzeyde tamamen çalışır. 

  • Zihinsel Madde İlkesi elbette her seviyede uygulanabilir, çünkü hepsi evrenin zihninde tutulur. 
  • Eş Değerlilik İlkesi, her düzeyde kendini gösterir, çünkü ayrı seviyeler arasında anlaşma ve uyum vardır. 
  • Titreşim İlkesi, tüm düzlemlerde kendini gösterir, çünkü ‘düzlemleri’ oluşturan farklılıklar yukarıda açıklandığı gibi titreşime dayanır. 
  • Kutupların aşırı uçları görünüşte zıt ve çelişkili olduğundan, Polarite İlkesi her seviyede kendini gösterir. 
  • Ritim İlkesi, her seviyede kendini gösterir, çünkü kutupların aşırı uçları görünüşte zıt ve çelişkilidir. Ritim ilkesi her seviyede kendini gösterir, çünkü fenomenlerin hareketi akışına, yükselişine ve düşüşüne, giriş ve çıkışına sahiptir. 
  • Sebep ve Sonuç İlkesi, her seviyede kendini gösterir, çünkü her etkinin nedeni vardır ve her nedenin etkisi vardır. 
  • Cinsiyet İlkesi, her seviyede kendini gösterir, çünkü yaratıcı enerji her zaman kendini gösterir ve erkek ve kadın yönlerine göre çalışır.

Felsefe Teolojiye Karşı 

Hermetik öğretiler her ülkede, her dinde bulunabilir. Ancak asla tek bir dini mezhep ile tanımlanamaz. Eski ustalar bu gizli kuralları hep bir inanç doktrini ile katılaşmasına karşı çıkmış ve bu konuda özellikle uyarıda bulunmuşlardır. Buna rağmen, Hindistan’da ve Perslerin eski okültizmi dejenere olmuştur. Çünkü öğretmenler rahip olmuş; teoloji ve felsefe; dini batıl inanç, kült, inanç ve ‘tanrılar’ kitlelerinde yavaş yavaş kendini kaybetmiştir. Benzeri sonuçlar eski Roma’da ve Yunanistan’da da yaşanmıştır. Felsefe, teoloji tarafından boğulmuştur.

Seray Demir

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.