30 Nisan 2020

Şimdi Sıra Başarısızlarda

Arda Ös

Başarmak çağımızda öyle yüceltildi ki; mutluluk, kendini gerçekleştirmek, hayatını anlamlı hale getirme çabası… Sanki bunlar çok çok kolay, ama bir türlü biz bir şeyleri yapamıyor ya da bir yerlerde eksik bir şeyler yapıyor gibi hissettik. 

Mutluluk hakkımızdı, bir türlü alamadık. Daha yüksek hedefleri belirledik, vurduğumuzdan bile daha azı ile yetinmeyi öğrendik (belki de öğrenemedik). Velhasıl böyle böyle avunacak halimiz yoktu. Olmadı da! 

Bir bilgi havuzunun içine düşmüştük. İskenderiye Kütüphanesi, parmaklarımızın altında ulaşabileceğimiz kaynaklar düşünüldüğünde ‘zavallı’ kalabilir. O denli büyük bir bilgi havuzunun içinde… Elimizde Twitter, Facebook, Instagram ve daha nice, adına ‘sosyal’ dediğimiz fakat garip bir şekilde yalnızca tek başımıza tükettiğimiz, niteliği düşük bilgi bombardımanın altında kaldık.

YouTube’daki 10 saniyelik reklamların ilk 5 saniyesi geçsin diye bekleyemez durumdayız. 

Öyle görünüyor ki; başarmak, mutluluk, yüksek hedefler, daha yüksek refah seviyesine ulaşmak için çabalamak… Pek yaramadı.

Başarmak adına, gezegene izi silinmeyecek bir karbon lekesi, hiç görmediğimiz bir ozon tabakası deliği, hızla kirlenen su kaynakları, saniyede 11 trilyon byte bilgi işleyebilen ve beynimizde kapanmayan bir sıkıntı devresini de eklemeyi ihmal etmedik.

Madalyonun diğer yüzü hep lanetlendi. Aptal beceriksiz başarısızlar sizi.

Başarmak adına yaptıklarımıza başardıklarımızdan daha az kafa yorduk. Öğrenilecek şeyler ile bilinmesi gerekenleri de kolaylıkla karıştırdık. Öğrenilmesi gerekeni bildik ama bilinmesi gerekenleri öğrenmeyi beceremedik. Sonuç: Bu.

Öğrenilecek şeyler; tek kişinin değil, toplulukların refahına uygun düşecek şekilde yaşamaya özen göstermekti. Karanlıkları aydınlığa çıkartmak için yanmaktı. Öyle de oldu… Tek bir farkla: Hepimiz yandık tutuştuk. Başardığımız şey, aslında kontrolsüz bir yangındı. Bunu, bile bile başlattık ve bile bile devam ettiriyoruz gibi görünüyor. 

Sınırsız Kaynak’ta (kitap ile ilgili bilgiler makalenin sonunda yer alıyor) yazar, her şeyi kontrol altına alabilmek için önümüzdeki (yaşam/tüketim hakkındaki) seçimlerin sonuçları hakkında radikal dönüşümler yapmak gerekliliğinden bahsediyordu. 

Çok fazla altını çizmediği ama bahsettiği konu ise, geri döndürülmez noktayı geçmiş olabileceğimizdi.

Çevresel sorunlarımız büyük ama (kötü haber) sırada, psiko-sosyal sorunlar var. Varlığın anlamını sorgulayan insana doğru yolculuğumuz (umudum o ki) başladı ve inanın bana çok ama çok derinleşecek. 2015’de Transhümanizm’i konuşsanız, kimse ama hiç kimse sizi dikkate almazdı. Bu sene gündemimizdeki ve ne yazık ki tartışmaya bile yetişemeyeceğimiz derecede hızla kucağımızda buacağımız (hatta bulduğumuz) bir kavram bu. 

Hepimizin bildiği gibi ‘robotik’leşme ihtimali artık ihtimal falan değil. Köleler hiçbir yere gitmedi ve insanlıktaki bu köleleştirme hırsı asla kaybolmadı, sıradaki kölelerimiz robotlar mı? Yoksa biz mi onların efendisi olacağız, onlar mı bizim derken buraya kadar geldi dayandı iş. 

Evet, sevgili başarılılar… Buna ben de dahilim. Başarı adına çok şey yaptık, çok şey başardık. Zannederim şimdi de, sıra başarısızlara geldi. Çünkü başarısızlar; öğrenmeyi bilmeye, hazır gideni reddedip denemeyi sürdürmeye, sürekli ilerlemektense tökezlemeye, herkes için esas olana değil de gerçek olan çıplak basitliğe, başarıp bir yerlere varmaktansa belirsiz bir boşlukta sürüklenme pahasına hayatta kalmaya ve kişilere değil sadece zihniyetlere hepimizden daha aşinalar. 

Bana öyle geliyor ki; bu duruma tek uyanan ben değilim. Göreceğiz. Ben buraya bu şekilde not düşeyim; çünkü adım kadar eminim: ŞİMDİ SIRA BAŞARISIZLARDA!

Bu makale ilginizi çektiyse aşağıdaki kitapları okumaktan keyif alabilirsiniz.

  • Dört Gelecek/Kapitalizm’den Sonra Hayat, Peter Frease, Koç Üniversitesi Yayınları 
  • İsmail (Bir Zihin ve Ruh Macerası), Daniel Quinn, Maya Yayınları
  • Sınırsız Kaynak-Sınırlı Bir Gezegende Fikirlerin Gücü, Ramez Naam, Nail Kitabevi Yayınları 

Arda Ös

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.