8 Nisan 2022

10 Maddede Şair Nigâr Hanım

Aytül Bingöl

Kısaca Şair Nigâr Hanım

1856 ile 1918 yılları arasında yaşayan, Macar asıllı ve Macar lakaplı Osman Paşa’nın (Farkas Sandor) kızı olan Şair Nigâr Hanım’ın tam ismi, Nigâr Binti Osman’dır.

Asil bir aileden gelen Nigâr Hanım, Fransız okulunda öğrenim görmüş; Türkçe, Arapça ve Farsça ile piyano dersleri almıştır.


Şiir yazmaya çok küçük yaşlarda başlayan Nigâr Hanım’ın bu tutkusu onu yaşamı boyunca yalnız bırakmamıştır.

1889’da Efsus isimli şiir kitabıyla büyük ilgi uyandırmış, Niran isimli kitabıyla da II. Abdülhamit tarafından Şefkat Nişanı’yla ödüllendirilmiştir.

Bir dönem şiirlerinde Üryan Kalp mahlasını kullanan Şair Nigar’ın bazı şiirleri Köstence’de Carmen Silvia ismiyle yayımlanmıştır.

Hem tiyatro oyunu hem de anı kitabı kaleme alan Şair Nigâr, amatörce yazan pek çok hemcinsini bu konuda cesaretlendirmiş, onlara yazmak konusunda yardımcı olmuştur.

Evliliği ve Çocukları

Döneminin en önemli ve tanınmış kadın şairlerinden biri olan Şair Nigâr, henüz genç yaşlarında 7 yıl sürecek ve ona üç erkek çocuk verecek bir evlilik yapmıştır.

Çocukları Münir, Ferudun ve Salih Keramet’den eğitimleri sebebiyle çoğunlukla ayrı kaldığından, etrafındaki dostlarıyla teselli bulmaya çalışmıştır.

Kısaca Hayatı ve Kişiliği

Şişli’deki konağında haftada bir gün ağırladığı misafirleriyle yaptığı kültür sanat ağırlıklı sohbetleri çok konuşulmuştur. Eğitimi, kültürü, farklı kişiliği ve doğuyla batının sentezi olan yaşam tarzıyla 19. yüzyıl Osmanlısının en dikkat çeken kişiliklerinden biri haline gelmiştir.

Dünyanın pek çok yerine seyahat etmiş, elit bir çevre edinmiş hem Türk hem de diğer milletlerden kişilerle dostluklar kurmuştur. Bunların arasında kral ve kraliçeler de vardır.

Son derece kültürlü, yayımlanmış beş kitabı bulunan, çok sayıda ülkede bulunmuş ve yaşadığı dönemin her anlamda çok ötesinde bir bakış açısına sahip olan Şair Nigâr Hanım, Tanzimat döneminin ilk kadın şairlerindendi. Ayrıca çok iyi derecede Fransızca, Rumca ve Almanca; anlayıp okuyup yazacak kadar da İtalyanca, Ermenice, Arapça, Farsça ve Macarca bilmekteydi.

Tam anlamıyla bir entelektüel olan Şair Nigâr, aynı zamanda çok ince ruhlu bir kadındı. Hayatı boyunca kalabalıklar içinde olsa da, kendini her zaman yalnız hissetmiştir. Hayatımın Hikayesi isimli kitabında, uzaktan bakıldığında pırıltılı bir yaşamın içinde gibi görünse de çektiği sıkıntı ve üzüntüleri dile getirmiştir.

‘‘Yazmak benim için hem teselli hem mükafattı” diyen şair, her üzüntüsünde, teselli aradığı her anında mısralara sığınmıştır. Şiirlerini “elem teraneleri” olarak adlandıran Nigâr Hanım’ın eserlerindeki hüznün nedeni biraz da bunda gizlidir.

Ölümü

Tifüse yakalanan Nigâr Hanım, 1 Nisan 1918’de Şişli Etfal Hastanesi’nde hayatını kaybetmiş ve Rumelihisarı’nda toprağa verilmiştir. Yol yapımı nedeniyle mezarlık değiştiğinden mezarı şu anda Aşiyan’dadır.

Hakkında yazılmış çeşitli kitaplar bulunmaktadır. Küçük oğlu, Nigâr Hanım’ın ölümünden sonra birçok belgeyi Aşiyan Müzesi ve Milli Kütüphane gibi kurumlara bağışlamıştır.

Kapak Fotoğrafı

Bu içeriği beğendiniz mi? Bunun gibi daha fazla içerik üretebilmemiz için bize Patreon´da destek olun. 🙂
10layn.com Patreon button

Aytül Bingöl

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.