9 Temmuz 2020

Psikoloji Literatüründe Pygmalion Mitinin Yeri

Nagihan Yıldız

*Kapak Görseli: Louis Jean François Lagrenée (1724 – 1805), Pygmalion and Galatea

Ovidius’un Metamorphoses (Dönüşümler) eserinin 10. kitabında aktarıldığına göre; Pygmalion Kypros’lu (Kıbrıs) bir heykeltıraştır.

Pygmalion
Heykelini Süsleyen Pygmalion, Ovid’in anlatımının 1717 Jean Raoux tasviri

Yine Ovidius’un anlatısına göre; propoetidlerden* yani cinsel açıdan özgür Amathus** kadınlarından tiksinti duyar ve sonrasında kadınlara olan tüm ilgisini kaybederek kadınlardan kaçınır hale gelir. Kadınları kusurlu birer yaratık olarak görür ve hayatının hiçbir zamanını onlardan biriyle geçirerek ziyan etmemeye söz verir. Öyle ki; ölünceye kadar evlenmemeye yemin eder. Kendisini mesleğine adayarak kendisine, diğerlerine asla benzemeyen mükemmel kadını yaratmak için işe koyulur.

*Amathus veya Amathonte kızları olan ve Aphrodite’nin kudretini inkar ettikleri için Aphrodite tarafından iflah olmaz fahişelere dönüştürülen kadınlar.

**Kıbrıs’ın güney kıyılarında bulunan bir şehir.

O kadar uzun süre çalışır ve mesleğini öyle büyük bir adayışla icra eder ki, sonunda, yaşayan veya yaşamayan herhangi bir kadından daha güzel ve mükemmel olan, sonralarda Galatea (Uyuyan Aşk) adını alacak bir kadın fildişi heykel yaratır. Bu öyle güzel bir heykeldir ki, ona baktıkça onun bir heykelden daha fazlası olmasını istemekten kendini alamaz ve ona derinden aşık olur.

Pygmalion_and_Galatea
Jean-Léon Gérome, 1881, Pygmalion & Galatea

Bir gün Pygmalion Aphrodite’nin tapınağına gider ve ondan kendisine heykeli gibi bir sevgili vermesini ister. Bunu öyle yürekten ister ki tanrıça, Pygmalion’un sevgisinden etkilenir ve Galatea’ya can verir.

Pygmalion tapınaktan evine dönüp fildişi heykelini öpüp dokunduğunda onun sıcak ve yumuşak olduğunu keşfeder. Zihni şüphe ve sevinç arasında salınırken yanılıyor olabileceğinden de korkmaya başlar; fakat gerçektir, heykel gerçekten canlıdır. Dileği gerçekleşmiştir. Çok geçmeden Galatea ile evlenir ve çocukları da olur.

Pygmalion_and_Galatea_(Gérôme)_front_1
Jean-Léon Gérome, tarihsiz, Pygmalion & Galatea

Ovidius tarafından anlatılan bu öykü pek çok roman, tiyatro ve sinema eserine konu olmuştur. Collodi’nin Pinokyo’su, My Fair Lady müzikali, aynı isimli sinema filmi, George Bernard Shaw’ın Pygmalion isimli tiyatro oyunu, Shakespeare’nin Winter Tale’si ve Pretty Woman filminden tutun da Türk sinemasının (Yeşilçam) ve yakın dönem Türk dizilerinin temalarında dahi Pygmalion mitinin izlerine rastlamak mümkündür.

Mitoloji doğaya ve insana özgü, hayal ürünü öykülerden meydana gelir. Ve tıpkı bilim gibi insanların dünyayı, evreni algılama, anlamlandırma ve açıklama gayreti sonucu ortaya çıkmıştır. Mitolojik öyküler, semboller, varlıklar ve kişilerden; insanın yaratılış sürecini aydınlattığı, bilinç ve bilinçaltı ile ilgili bilgiler verdiği ve anlatımda kolaylık sağladığı gerekçesiyle, birçok farklı bilim dalında faydalanılmıştır. 

Pygmalion_and_Galatea
Laurent Pecce, Pygmalion and Galatea

Psikoloji de bu bilim dallarından biridir ve psikoloji literatüründe birçok olgu mitolojik öykülerden esinlenilerek isimlendirilmiştir. Bu öyküler aynı zamanda psikomitolojinin temelini teşkil etmektedirler.

Mitin Psikolojideki Yansıması

Pygmalion Efsanesi psikoloji literatüründe kendisine Pygmalion Effect (Pygmalion Etkisi) olgusuyla yer bulur. Pygmalion Etkisi, başkalarının hedef bir kişiden beklentilerinin, hedef kişinin performansını etkilemesi durumudur. Yüksek beklentilerin daha iyi, düşük beklentilerin ise daha kötü bir performansa yol açtığını anlatır ve bir bakıma insanların başkalarının bekledikleri seviyeye kadar performans göstermeye meyilli olduklarını açıklar.

Ancak, Pygmalion Etkisinin paradoksu insanlardan yüksek beklentilere sahip olmanın daha olumlu sonuçlar doğuracağı, fakat hayal kırıklığına uğramanın da olası oluşudur.

Pygmalion_and_Galatea
Auguste Rodin, Pygmalion & Galatea

Pygmalion Etkisi aynı zamanda insanların gerçekleşmesini arzu ettikleri veya gerçek olarak algıladıkları herhangi bir şeyin, er ya da geç gerçekleşeceğini ifade eder. Bu bağlamda da Robert Merton’un “kendi kendini gerçekleştiren kehanet” kavramına denk düşmektedir.

Pygmalion mitinin psikoloji literatürüne bir diğer yansıması ise, fetişizm olgusudur. Bir heykel, oyuncak bebek, kukla, manken veya insan formunun cansız diğer temsiline karşı cinsel çekim halini ifade eden, bir nesne cinsellik biçimi olan Pygmalionismus veya Pygmalionism’dir.

Nagihan Yıldız

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.