29 Mayıs 2021

Pink Floyd ve Wish You Were Here (Keşke Burada Olsaydın)

Arda Ös

Syd Barrett

Pink Floyd’un hikayesi, 1946 yılında Cambridge’de doğan Syd* Barrett ile başlar.

Daha ilkokul yıllarında müziğe olan yeteneğiyle göz dolduran Syd Barrett, 7 yaşında katıldığı bir piyano yarışmasında birinci olur.

Barrett’in içedönük, hassas, kendine has bir kişiliği vardır ve fazla arkadaşı yoktur.

Bir Beatles hayranı olmasına karşın Caz ve Blues ile de yakından ilgilidir. 

*Resmi kayıtlara göre gerçek ismi, Roger Keith’dir. Syd ismini, Cambridgeli bir bateristten esinlenerek kendi ismine eklemiştir.

Syd Barrett
Syd Barrett

Grubun Kuruluşu 

Lisedeyken tanıştığı Roger Waters ile bir araya gelip müzik yapmaya başlar. Üniversitede ise, David Gilmour ile tanışır ve bir grup kurarlar. Grubun bir diğer üyesi, davulcu Nick Mason’dur.

Grup kurulmuştur, ancak isim bulmakta sorun yaşamaktadırlar.

Pink Floyd

Kurdukları gruba isim ararken Barrett’in aklına, derinden etkilendiği iki Blues müzisyeninin isimleri gelir: Pink Anderson ve Floyd Council.

‘Pink Floyd’, bu iki müzisyenin isimlerinden ortaya çıkmıştır.

Pink Floyd

Grup, ilk çalışmalarından itibaren dikkat çekmeye başlamıştır.

Bir yanda Rolling Stones, diğer yanda Beatles kamplaşması sürerken, her ikisinden de farklı bir felsefeyle, hayal edilemeyecek şarkılar ortaya çıkarmaktadırlar. Düzelteyim, çıkarmaktadır. Çünkü grubun ilk şarkılarını Barrett yazmış, çalmış ve söylemiştir.

Takvimler 1967 yılını gösterdiğinde, grubun ismi her geçen gün daha geniş bir kitle tarafından duyuluyordu.

Fakat, tam da bu süreçte Syd Barrett’in uyuşturucu kullanımı, bağımlılığa dönüşmüştür.

Pink Floyd logo

1967-68 dönemi hem Pink Floyd hem de Syd Barrett için talihsiz yıllardır.

Grup her bağlamda zirvedeyken Barrett, sahnede şarkıları unutmaya, zaman zaman söylemekten çekinmeye hatta sahnede sadece durup öylece seyirciye bakmaya başlamıştır. Bu tahmin edilemez, dengesiz davranışlar, hem yapımcılarla hem de organizatörlerle büyük sorunların yaşanmasına sebep olmaktadır.

Bir seferinde konsere çıkmadan önce çalacağı şarkıları değiştirmiş, ancak bunu diğer müzisyenlere ve grup üyelerine haber vermemiştir. Durum fark edildiğinde ise, direnmiş ve söylediğinden farklı şarkıları, olmadık halleriyle icra etmiştir.

Bu yaşanan, bardağı taşıran son damlalardan sadece biridir. Barrett, herkesin gözü önünde eriyip gitmekte ve dur diyemediği bir selin koynunda oradan oraya sürüklenmektedir.

pink floyd

Hayatı kendisi için çekilmez kılan ve içinde bulunduğu duruma tüm arkadaşlarını çeken Syd Barrett, Pink Floyd’dan kopmuş ama müzikten kopmamıştır.

1970 yılında, David Gilmour ile birlikte The Madcap Laughs isimli bir albüme imza atmıştır.

Pink Floyd’dan elde ettiği telif haklarıyla yaşamını rahatlıkla sürdürebilen Barrett, ilerleyen hastalıkları ve kullandığı ilaçların önlenemez etkileri sonucunda, 7 Temmuz 2006 tarihinde Cambridge’de pankreas kanseri sonucunda hayatını kaybetmiştir.

pink floyd

Barrett’in kaybı tüm grubu derinden etkilemiştir. 

Wish You Were Here (Keşke Burada Olsaydın), Gilmour’un Barrett’in 12 telli gitarıyla yaptığı girişle başlar ve yavaş yavaş arka plana düşer, kaybolur. Bu ezgiler Syd Barrett’in bu gökkubbedeki sesi ve kayboluşudur. Şarkı bu şekilde düzenlenmiş ve Barrett’e adanmıştır. 

Bir dostun diğerine yazdığı bu şarkıyı dinlerken gözleriniz dolabilir. Çünkü bu aslında bir şarkı değil, mektuptur. Bir yürekten, şu anda var olmayan bir başka yüreğe… Ve her neredeyse, bizim yüreklerimizi de bir potada eriterek okunan bir mektup…

Keşke Burada Olsaydın

Demek, demek anlatabileceğini düşünüyorsun,
Cehennemden cenneti, acılar içinden mavi gökyüzünü 
Soğuk çelik raylardayken, yeşil tarlaları anlatabilir misin?
Bir maskenin ardına saklanıp gülümsemeyi… 
Anlatabileceğini düşünüyor musun?

Ve sana kahramanlarla hayaletleri takas ettirdiler değil mi?
Sıcak küllere karşı ağaçları?
Sıcak havaya karşı püfür püfür esen rüzgarı mı aldılar?
Para üstü olarak da buz gibi bir konfor mu verdiler? 
Yani değiş tokuş mu ettin,
Savaştaki figüran rolünü bırakıp, kafesteki başrolü mü aldın?

Burada olmanı ne çok isterdim, 
Biz sadece bir akvaryumda yüzen iki kayıp ruhuz yıllar yılı 
O eski bildik yerlere gidip gelip aşındırdık
Peki sen ne buldun? 
O eski bildik korkuları. 
Keşke burada olsaydın.

Arda Ös

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.