18 Kasım 2020

10 Maddede Kazıklı Voyvoda Nam-ı Diğer Kont Drakula

Adil Kara

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük tiranlarından; sayısız kitaba konu olmuş, yaptığı işkencelerle bugün bile insanların kanını donduran III. Vlad, Vlad Tepeş (Kazıklı Voyvoda) ya da bilinen diğer ismiyle, Kont Drakula:

Geçmişi

İsmi tüm dünyada zalimlikle ve akıl almaz bir gaddarlıkla anılan Kazıklı Voyvoda, 1431 yılında, bugün Romanya sınırları içerisinde olan Sighişoara’da dünyaya geldi.

vlad tepeş kazıklı voyvoda

Kendine has işkenceleriyle insanları öldürmekten zevk alan Vlad Tepeş’in babası II. Vlad, Romanya kralıydı. 

Doğuda hızla yükselen Osmanlı ile Batıda, ülkesini sürekli tehdit eden Macaristan arasında kalan II. Vlad, bu iki devletle de savaşmaya hazır değildi.

II. Vlad’ın zor, ama doğru bir karar vermesi gerekiyordu. Bu da, Macaristan’dan daha güçlü olan Osmanlı’nın himayesini kabullenmek olmuştu. Böylece Romanya’yı yönetmeye devam edebilir, kaybedeceği bir savaşa girmeden halkının yaşama özgürlüğünü koruyabilirdi.

Bu kararın ardından Osmanlı Padişahı II. Murad ile bir anlaşmaya vardı ve Romanya Voyvodası oldu. 

Osmanlı Devleti, II. Vlad’a geniş yetkiler tanımış, eşi benzeri görünmemiş hareket alanları oluşturmuştu. Fakat II. Murad işini şansa bırakmak istemiyordu. Bu yüzden Vlad’dan oğlunu Edirne’ye göndermesini istedi.

Voyvoda’nın başka şansı yoktu. İleride tarihin kanlı sayfalarına ismini yazdıracak olan III. Vlad ile III. Radu’yu Edirne’ye gönderdi.

İleride Osmanlı Devleti’nin başına bela olacak, binlerce Türk’ü kazıklara oturtarak öldürecek Kazıklı Voyvoda ya da Kont Drakula, böylece Edirne’ye gelmiş ve Enderun’da Şehzade Mehmet ile eğitim görmeye başlamıştı.

kazıklı voyvoda

Şehzade Mehmet ile birlikte Doğu ve Batı dillerini, askerliği, siyaseti ve devlet yönetiminin püf noktalarını öğrenen Kazıklı Voyvoda, Romanya voyvodalığı kendisine verildiğinde, kan kardeşi Fatih Sultan Mehmet’e sadakat yemini edip, görevini yapmak üzere Romanya’ya geri döndü.

Romanya Voyvodası III. Vlad

Yönetiminin ilk yıllarında Osmanlı Devleti’ne bağlı olan III. Vlad, bir süre sonra topladığı vergileri bağlı olduğu devlete göndermemeye başladı. Bununla birlikte halka zulm ediyor ve özellikle Türkler’e çeşitli işkenceler uygulayarak onları öldürüyor, insanları kazığa oturtarak can çekişmelerini izliyordu.

İyi eğitimli ve oldukça sakin biri olarak tanınan Vlad, adeta bir Tirana dönüşmüştü. Uyguladığı yöntemleri duyan halk, zaman içinde sokağa çıkmaya bile korkar olmuştu. 

Yaşlılara, fakirlere, güçsüzlere ve hırsızlara tahammülü yoktu. Ona göre halkın tamamı Romanya için çalışmalıydı. Aksini yapanlar ölmeyi hak ediyordu. 

İnsanların çığlıklarını duyabilmek için yatak odasını, işkence odalarının tam ortasına hazırlatmıştı. Artık III. Vlad, Abraham Bram Stoker’in Drakula romanında anlattığı gibi, gerçek bir kan emiciye dönüşmüştü.

Romanya’nın dışına çıkan ve duyulduğu her yerde sarsıcı bir etki yaratan bu haberler, Vlad’ın bağlı olduğu İstanbul’a kadar gelmişti.

Fatih Sultan Mehmet, vergisini göndermesi ve halka yaptığı işkenceleri sonlandırması için kan kardeşine defalarca mektup yazmış ve elçi göndermişti. 

Voyvoda’nın en büyük hatası belki de, padişahın gönderdiği elçilerin kafasına, kavuklarıyla beraber çivi çakılması emrini vermesi olmuştu. Haberi alan Fatih Sultan Mehmet, derhal ordusuyla yola çıktı. Yol boyunca kazıklara geçirilmiş insanları gören Osmanlı ordusu psikolojik olarak yıpranmışsa da, III. Vlad’ın ordusunu yendi ve kalesini ele geçirdi.

Padişah, Vlad’ın yerine kardeşi III. Radu’yu voyvoda ilan edip İstanbul’a döndü. Kısa bir süre sonra hapsedildiği şatodan kaçan Kazıklı Voyvoda’nın canı, belki de eski günlerin hatırına Fatih Sultan Mehmet tarafından bağışlandı.

bran şatosu

Her şeyini kaybeden Kazıklı Voyvoda, çareyi Macaristan’da sığınmakta bulmuşsa da, Macaristan aleyhine çalışmalarda bulunduğu gerekçesiyle burada zindan hayatı yaşıyordu.

Dönemin Papa’sı ise, Türk tehdidine karşı bu Türk düşmanı adamı kullanmak istiyordu. Bu nedenle Kazıklı Voyvoda Romanya’yı geri alması için serbest bırakıldı. Az sayıda takipçisiyle birlikte Aralık 1476’da Bükreş’te kardeşinin ordusuyla karşılaşan Vlad Tepeş, bu savaşta ölerek hayatını noktaladı.

BONUS

A. Bram Stoker’in Dracula (Drakula) romanında esinlendiği III. Vlad hakkında, bir vampir olduğu ve hala Bükreş’teki şatosunda görüldüğüne dair efsaneler anlatılmaktadır. Ayrıca Kont Drakula, Stoker’in romanı dışında çok sayıda esere konu olmuş ve olmaya devam etmektedir.

Adil Kara

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.