29 Mart 2020

Geleceğin Bilgesi: Baba Vanga

Mine Taytekin

Baba Vanga, şüphesiz ki Nostradamus’tan sonra ismi anılan en önemli kahinlerden biri. Günümüze ve geleceğe dair çoğu tahmini ile akıllara durgunluk getiren bu kadını gelin bugün beraber konuşalım.

Baba Vanga, 31 Ocak 1911’de o zamanlarda Osmanlı Devleti’ne dahil olan günümüzde ise, Makedonya sınırları içindeki Ustrumca’da doğmuştur. Doğum ismi, Vangelia Pandeva Dimitrova olan Baba Vanga evlendikten sonra Vangelia Gushterova olarak bilinmeye başlanmıştır. Kahinliğiyle dünyaya nam salmış bu gizemli kadın, diğer yandan da bir herbalistti.

Vangelia’nın yaşamı kadar doğumu da zordu. Prematüre bir bebek olarak doğmuş, hayatta kalmayacağı düşünülerek isim verilmemiştir. Beklenenin aksine sarı saçlı ve mavi gözlü küçük Vangelia hayata tutunmuştur. İlk ağladığında mahallenin ebelerinden biri ona yabancı bir isim verilmesini istemiştir. Ebenin tüm önerileri Yunanca olduğu için reddedilmiştir. En sonunda, iyi haber anlamına gelen Vangelia ismi koyulmuştur. 

Vangelia’nın babası bir aktivistti. Annesi ise, genç yaşında vefat etmişti. 

Evin sorumluluğu Vangelia’ya kalmıştı. Komşularının yardımıyla bir süre idare etmişlerdir. Daha sonrasında babası Vangelia için yeniden evlenmiştir.

Vangelia küçüklüğünde farklılığı ile göze çarpan oyunlar oynamayı severdi. En sevdiği oyun, kör taklidi yaparak evin çeşitli yerlerine koyduğu eşyaları bulmaktı. Bu durum ailesinde korku uyandırıyordu.

Vangelia için hayat zorluklarla devam edecekti. Bu zor hayatın dönüm noktalarından biri görme engelli olmasıydı. O zamanlardaki meteoroloji bilgileri ile kanıtlanamayan bir kasırga Vangelia’yı 2 km fırlatmış, gözlerine kaçan kum ve tozdan dolayı Vangelia görme yetisini kaybetmişti. O günden sonra gözleri hiçbir şekilde iyileşememiştir. 

1925 yılında, Zemun kentinde körler okuluna katılmış, burada 3 yıl eğitim görmüştür. Bu eğitimde piyano, örgü, temizlik, Braille okuma gibi şeyler öğrenmiştir. 

Üvey annesi dördüncü çocuğunu doğururken vefat etmiştir. Vangelia hem bu sebepten ötürü hem de maddi sıkıntılardan dolayı evine geri dönmüştür. Para kazanmak ve kardeşlerine bakmak için gün boyu çalışmak zorunda kalmıştır. 1939 yılında plöreziye (akciğer hastalığı) yakalanır. Doktorun genç yaşında vefat edeceğini düşünmesi ve hiçbir umut görmemesine rağmen Vangelia çok kısa bir sürede eski sağlığına kavuşur.

İLK KEHANETİ

Bir gün babası güttüğü koyunlardan tekini kaybedip öfkeli bir şekilde eve döner. Kara kara bunun hesabını sürü sahibine nasıl vereceğini düşünüp dururken kızı: ”Kızma, koyunun Monospitovo köyündeki Atanas’tadır.” diyerek teselli etmeye çalışır. Babası, öyle birini tanımadığından dolayı şaşırıp köyün dışına bile çıkmayan kızına bunu nereden bildiğini sorar. Vanga, babasına bunu rüyasında gördüğü şekilde açıklamaya çalışır. Babası, sonradan o köye gittiğinde koyununu söz konusu adamın sürüsünün içinde bulur. Bu olay Vanga’nın ilk kehaneti kabul edilir.

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI VE BABA VANGA

Vanga, İkinci Dünya Savaşı başlarına tekabül eden 1941 yılında adını duyurmaya başlamıştır. 

İnsanlara savaş için moral veriyor, her türlü sorularına cevap arıyor ayrıca hastalıklarına bitkilerle şifa dağıtıyordu. Evi her gün misafirlerle dolup taşarken o hiçbirini geri çevirmemesi ile gönüllere taht kurmuştur.

Ayrıca bu yıllarda Vanga’nın özel hayatında da değişimler olmuştur. 10 Mayıs 1942 günü Dimitar Gushterov ile evlenmiştir. Kısa bir süre önce evlenen Dimitar ve Vanga, Petrich’e taşınmıştır. Dimitar sonra Bulgar Ordusu’na katılmış ve zamanında Bulgaristan tarafından ilhak edilen Kuzey Yunanistan’a gitmek zorunda kalmıştır. Kocası 1947 yılında başka bir hastalık olan alkolizmin içine düşmüş ve 1 Nisan 1962 tarihinde ölmüştür.

1967’de Baba Vanga’nın bilgeliği belediye tarafından meşrulaştırılacak, devlet Vanga’yı koruma altına alarak onu görmeye gelenleri sıraya sokmaya başlayacaktır. Sorular için ücret almaya başlayan devlet, paranın bir bölümü ile Vanga’nın isteği üzerine, Rupi bölgesine bir villa yaptırmıştır. Halk bundan sonra Vanga’ya sorularını bu villada iletmeye başlamıştır. Belediye, 1974 yılında Vanga’yı araştırma görevlisi ilan ederek devlet memuru haline getirmiş ve kehanetleri için düzenli olarak maaş ödemiştir.

Baba Vanga’nın Gerçekleşen Bazı Kehanetleri

  • İki çelik kuş kulelere çarpacak, gökyüzü aydınlanacak. (11 Eylül Saldırıları) 
  • Kursk su altında kalacak, bütün dünya arkasından ağlayacak. (2000 yılında 118 Rus askerine mezar olan denizaltının adı) 
  • Vladimir’in (Vladimir Putin) zaferi dünyada her şeyi etkileyecek. (Gürcistan Savaşı)
  • İklimler değişecek. (Küresel Isınma) 
  • Amerika’nın 44′üncü başkanı siyah olacak. Siyahi liderin gelmesinden kısa süre sonra ülke büyük bir ekonomik krize girecek, dünyaya barış değil, felaket getirecek.Müslüman ülkeler kimyasal silahlar kullanacak.

Baba Vanga’nın Geleceğe Dair Bazı Kehanetleri

  • 2046 yılında hastalıklı her organın yerine yenisi yapılacak.
  • 2076 yılında bütün dünyada sınıfsız bir komünizm sistemi yerleşecek.
  • 2088 yılında bütün hastalıklar birkaç saniyede tedavi edilecek.
  • 2097 yılında kimse yaşlanmayacak.
  • 2167 yılında yeni bir din gelecek.
  • 2304 yılında Ay’ın tüm sırları çözülecek.
  • 3797 yılında dünyanın sonu gelecek. İnsanoğlu başka bir gezegene göçecek ve yeni bir hayat başlayacak.

Baba Vanga’nın Ölümü

Meme kanseri sonucu 11 Ağustos 1996’da öldüğünde cenazesine birçok devlet adamı dahil geniş kalabalıklar katılmıştır. Baba Vanga’nın vasiyetinin yerine getirilmesi için Petrich’deki evi, müze haline getirilmiş ve 5 Mayıs 2008’de ziyaretçilerine kapılarını açmıştır.

Mine Taytekin

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.