18 Eylül 2020

Dünyada En Çok Tanınan 10 Seri Katil

Kardelen Özdemir

Geçmişten bugüne, dünyada pek çok seri katil olduğunu hepimiz biliyoruz. Ben, bugün seri katil olarak bildiğimiz, ancak çoğunun suçları uzun yıllar sonra tespit edilebilmiş, en fazla tanınan seri katillerden bahsedeceğim.

Ted Bundy

Ted Bundy, 1974 ile 1978 yılları arasında, ABD’nin birçok yerinde sayısız cinayet işlemiştir. Yakalandıktan sonra on yılı aşkın süre boyunca Bundy’nin işlediği cinayetlerin sayısı tahmini olarak bilinmekteydi. Bundy, otuzdan fazla cinayet işlediğini itiraf etmiş olsa da, verdiği sayının doğruluğu hala kesin değildir.

Bundy, kurbanlarına, kendini eğitimli ve kibar bir adam gibi tanıtmıştır. Yarattığı bu izlenim, kurbanlarının ona daha çabuk inanmasına sebep olmuştur. Bundy, kurbanlarını genelde sopayla döverek, bazen de boğarak öldürmüştür. Yaptığı bu işkencelerin dışında, kurbanlarına ölmeden önce veya sonra tecavüz edip, bedenlerinde büyük kesikler açmıştır. Ayrıca Bundy, Amerikan seri katillerinin öncül örneği olarak kabul edilir ve “seri katil” kelimesi ilk defa onu tanımlamak için kullanılmıştır.

ted bundy

Pedro Lopez Monsalve

Genellikle “Andes Canavarı ” lakabıyla tanınan bu seri katil, ağır pedofilidir. Güney Amerika (Kolombiya, Peru ve Ekvator çevresinde) birkaç yıl içinde yaklaşık 300 çocuğa tecavüz edip öldürmüştür. Monsalve, işlediği bu cinayetler için maksimum birer ay hapis yatmıştır, onun dışında 1980 yılına kadar işlediği suçlar ortaya çıkmamıştır. 1980 yılında öldürdüğü 53 çocuğun mezarı polis tarafından bulununca yakalanmıştır. Bunca işlediği cinayete rağmen, kendini masum gören bu adam 1999 yılında verdiği bir röportajda kendinden “yüzyılın adamı ” olarak bahsetmiştir ve iyi davranışlar sergilediği için serbest bırakılması gerektiğini öne sürmüştür.

monster-of-the-andes

Ed Gein

Kimine göre nekrofili, kimine göre ölü sevici, kimine göre de yamyam sayılan bu adam; annesini (yani hayatta olan tek akrabasını) kaybedince, onu diriltmek için anatomi bilimiyle ilgilenmeye başlar.

Öğrendiklerini annesinin üstünde denemek istemediği için kısa bir süre sonra mezarlıktan ceset çalmaya başlar ve öğrendiği şeyleri onların üstünde dener. Çaldığı cesetlerden onu en çok etkileyenler kadın vücutlarıdır. 

Bir süre geçtikten sonra annesinin dirilmeyeceğini anlar, fakat kadınlara karşı olan ilgisi artmıştır. İlk olarak annesinin yaşında bir kadın cesedi bulup derisini yüzer ve annesinin kıyafetleri ile birlikte bunu giymeye başlar. Gün geçtikçe çaldığı cesetler ona yetmez ve cinayet işlemeye başlar. 

İnsan derisi işlemeciliğinde iyice uzmanlaşan Gein, kafatasından bardak, meme ucundan kemer, derilerden de kıyafet yapar. En sonunda yaşadığı kasabanın şerifi tarafından yakalanınca, evinde birçok kadavra, dudaktan yapılmış kolye, elden yapılmış eldiven ve daha birçok nesne bulunmuştur. 

Gein yapılan tüm suçlamaları reddederek, yaptıklarının sadece evini süslemek için olduğunu savunur.

Ed Gein’in hayatının beyazperdeye uyarlanmasının yanı sıra Sapık, Teksas Katliamı ve Kuzuların Sessizliği gibi pek çok ünlü korku filminin senaryosunda, Gein’in hayatından ilham alınmıştır .

ed gein

Albert Fish

Thomas Harris‘in Hannibal Lecter karakterine ilham kaynağı olan Albert Fish, en yaşlı seri katil olarak bilinmekle birlikte, yamyam olarak da tanınıyor. 

Net olarak ne kadar cinayet işlediği bilinmese de, Fish’in tahmini 100 kişiyi öldürdüğü düşünülmektedir. Fish, çocukken annesinin yanında çok fazla cinsel istismara uğradıktan ve ardından çocuk yurduna yerleştirildikten sonra, psikolojik olarak birçok sorun yaşamaya başlamıştır. Bu olayların dışında, o süreçte çok ağır bir dini eğitim görmüştür. 

Kurban olarak küçük ve çelimsiz insanları seçen Fish, kurbanlarına tecavüz etmeden ve onların etlerini yemeden bırakmamıştır. Yaptığı işkencelerin hepsini ”din” uğruna yaptığını iddia etmiştir. Kurbanlarına karşı bu kadar acımasız olan bu adam, kendisine de çok iyi davranmamıştır. Günahlarından arındığına inandığı için, kendi idrarını içip, kendini çivili sopayla dövmüştür.

Yakalanmasına neden olan cinayet, Grace Budd adındaki ufak bir çocuktur. Sonuç olarak, 1936 yılında elektrikli sandalye infazı ile öldürülmüştür.

Albert_Fish

William Bonin

Bonin ya da en bilinen lakabıyla, ”The Freeway Killer”, hem tır şoförü hem de bir seri katildi. Genellikle zevk için erkek kurban seçen bu adam, kurbanlarının neredeyse hepsine tecavüz edip, öldürmüştür. Cinayetlerini işlerken; tutuklandıktan sonra kendini asmış olan Vernon Botts’tan esinlenip, yardım almıştır. 1982 yılında, on genç erkeği öldürmek ve tecavüz suçlarından ölüme mahkum edilmiştir. 20 kişiden daha fazlasını öldürdüğü tahmin edilen Bonin, hiç suçluluk duygusu çekmemiştir ve 1996 yılında, Kaliforniya’da zehirli iğne infazı ile öldürülmüştür.

william-bonin

Aileen Wuornos

Bu kadar erkek seri katilden sonra, bir de ABD’nin en ünlü kadın seri katillerinden biri olan Aileen Wuornos’tan bahsedelim.

Wuornos, oldukça kötü sayılabilecek bir çocukluk geçirmiştir. Babası daha o küçük bir çocukken çocuk tacizinden suçlu bulunup, hapse gönderilmiştir. Annesi ise, ona bakmayı reddedip, onu büyükannesinin yanına bırakmıştır. 

13 yaşında tecavüze uğradığı için hamile kalan Wuornos’u büyükbabası onu evden atmıştır. Bundan sonraki hayatında, yaşayabilmek için; hurda bir arabada barınıp, para karşılığı fahişelik yapmaya başlamıştır. 

Wuornos, 7 kişiyi öldürmekten tutuklanmış, fakat cesetlerin iki tanesi bulunamamıştır. İlk başlarda öldürdüğü kurbanların kendisine saldırdığını söylemiş ve yaptığım her şeyin altında korkunç bir öfke yatıyor, bu yüzden o insanları öldürdüm diyerek sözlerine devam etmiştir.

Aileen Wuornos

Earle Leonard Nelson

Lakabı ”Goril Adam / Goril Katil” olan Nelson, 1926 yılında yaklaşık 22 kadını öldürmüştür. Yirminci yüzyılın bilinen ilk seri seks katili olan Nelson, aynı zamanda tecavüzcü ve nekrofilidir. Hayatı boyunca birkaç kere akıl hastanesine yatırılmış fakat bir çoğunda kaçmıştır. Son kaçışından 12 saat sonra yakalanmış ve yakalanmasından birkaç ay sonra idam edilmiştir.

Earle Leonard Nelson

Henry Lee Lucas

1936 doğumlu olan Lucas, bir nekrofilidir. Bir sürü sebepsiz ve sayısız cinayet işleyen Lucas, kötü bir çocukluk geçirmiştir. Fahişelik yapan annesi, vücudunun belden aşağısı tutmayan kocasını küçük Lucas’ın gözü önünde vahşice öldürmüştür. Sonraki zamanlarda kardeşi onun sol gözünü oymış, ama nasıl olduysa kör olmaktan kurtulmuştur. 

Lucas böyle bir ortamdan ayrıldıktan sonra, kontrolsüz cinayetler işlemeye başlamıştır. İşlediği cinayetlerin neredeyse hepsinde kurbanlarına tecavüz etmiştir. Yaklaşık 600 cinayet işlemiş olan Lucas’ın, işlediği cinayetlerin neredeyse hiçbirinin kanıtı bulunamamıştır. 

Cinayetlerinin itirafını, şerifin kahve ve sigara teklifi karşılığında yapmıştır. İşlediği cinayetlerde genellikle kendini suçlu görmeyen Lucas, amacını şu sözlerle açıklamıştır: 

”Birini öldürmek sokağa çıkmak gibi bir şeydir. Eğer bir kurban istiyorsam, sokağa çıkar ve bir tane bulurum. Seks benim en zayıf noktalarımdan biridir. Yapabildiğim her şekilde seks yapmayı denerim. Eğer bunun için birini zorlamam gerekiyorsa, yaparım… Onlara tecavüz ederim, bunu defalarca yaptım. Onlarla seks yapabilmek için hayvanları öldürdüm ve hatta onlarla canlıyken bile seks yaptım.” 

Sonuç olarak, 2001 yılında Teksas’ta elektrikli sandalye infazıyla öldürülmüştür.

Henry Lee Lucas

Randy Craft

1970 ile 1983 yılları arasında, ABD’de cinayetler işleyen Craft, işlediği cinayetlerin hepsini detaylarıyla not defterine yazdığı için ”Score – Card Killer” adıyla anılıyordu. Genellikle kurbanlarını otostop çeken insanlardan seçen Craft, kurbanlarının neredeyse hepsine tecavüz etmiştir. Tahmini olarak 60 kişiyi öldüren katil, 1983 yılından beri cezaevindedir.

Randy Craft

Dennis Nilsen

Nilsen, 1978 ile 1983 yılları arasında 15 tane erkeği öldüren İngiliz bir seri katildir. 

Nilsen eşcinseldi, yalnızdı ve kendine ölü makyajı yapıp, aynada kendini izlemekten zevk alırdı.

Askerken bir süre kasaplık yapmıştı. Bir gün barda tanıştığı bir adamla oldukça güzel saatler geçirdi ve adam bir yerden sonra evine gitmek istedi. Nilsen yalnızlıktan sıkılmıştı, onu bırakmak istemedi ve gidecek olmasına tahammül edemeyince de onu öldürdü. 

Gerçek bir ölüyle vakit geçirmekten zevk aldığını fark edince, durmadı ve cinayet işlemeye devam etti. Öldürdüğü kurbanlarının cesetlerinden kurtulmak için onları yakmayı denedi. Sonra daha sadistçe bir yöntem buldu. Kasaplık yeteneğini kullanarak onların bedenlerini ufalayıp tuvalete dökmeye başladı. Sonra bir gün tuvaleti tıkandı ve tamirci çağırdı. Gelen tamirci tuvaletten çıkan parçaları görünce korkunç bir şok geçirdi. Bu olayın sonucunda, 1983’de yakalanıp ömür boyu hapse mahkum edildi ve 2018 yılında öldü.

Dennis Nilsen

Kardelen Özdemir

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.