16 Haziran 2020

T. E. Lawrence Nam-ı Diğer Arabistanlı Lawrence

10layn

Arabistanlı Lawrence Kimdir?

Thomas Edward Lawrence ya da en bilinen lakabıyla, Arabistanlı Lawrence 1888 ile 1935 yılları arasında yaşamış; Britanyalı bir arkeolog, askeri stratejist, diplomat ve yazardır. 

Osmanlı İmparatorluğu’nun hakimiyet döneminde, Arap Ayaklanması ile Sina ve Filistin Cephelerinde üstlendiği rol sebebiyle Arabistanlı Lawrence olarak da tanınmıştır.

arabistanlı lawrence t.e. lawrence

Lakapları

Dünyanın en ünlü casuslarından biri olan Arabistanlı Lawrence; Çölün Kralı, Çöl Şeytanı, Casuslar Kralı Lawrence ve El Aurens takma isimleriyle de anılır. 

Lawrence’nin övündüğü bir diğer takma isimse, Shaw’ın Oğlu Lawrence’dır. Usta yazar Bernard Shaw’ı ziyaret ettiği bir gün, Shaw’ın misafirleri tarafından oğlu zannedilen Lawrence, kısa bir süre T.E. Shaw ismini kullanmıştır.

Herkes rüya görür, ama aynı derecede değil. Geceleyin zihinlerinin tozlu hücrelerinde rüya görenler, gündüzleyin bunun boş bir şey olduğunu anlamak için uyanırlar. Ama gündüzleyin hayal kuranlar tehlikeli insanlardır, çünkü hayallerini mümkün kılmak için açık gözleri ile oyanayabilirler. Ben bunu yaptım.

Çocukluğu ve İlk Gençlik Yılları

16 Ağustos 1888 tarihinde, Galler’de doğan Lawrence’nin babası; ilk eşini ve dört kızını terk ederek, kızlarının dadısı ile Dublin’de yaşamaya başlamıştır. Bu süreçte soyadını Lawrence olarak değiştiren çiftin, Thomas Edward ve Bob isimli çocukları doğmuştur.

İlk eşin boşanmayı reddetmemesi üzerine çift, iki oğullarını da yanlarına alarak İskoçya’da yaşamaya başlamıştır. 1896 yılında, çocuklarının eğitimi için İngiltere’ye dönen çiftin çocukları, boşanma davası ve soyadı krizi sebebiyle, gayri meşru statüsüne düşmüştür. 

Henüz çocuk yaşlarında karşılaştığı bu sorunlar sebebiyle zaman zaman ailesinden uzaklaşan Lawrence, 1906’da bisikletle Fransa turuna çıkmış geri döndüğünde ise orduya katılmıştır. 8 ay sonra, babasının tazminatını ödemesiyle ordudan ayrılmış ve okula devam etmiştir. 

Girdiği pek çok sınavda başarısız olmasına rağmen; Kalvinist olan annesinin Haçlı Seferleri, Ortaçağ ve şövalye hikayeleriyle büyüttüğü Lawrence, Oxford Üniversitesi’nin sınavlarında başarılı göstermiş ve burada tarih öğrenimi görmeye başlamıştır.

arabistanlı lawrence t.e. lawrence

David George Hogarth ve Gertrude Bell

David George Hogarth

İngiliz istihbaratının en kritik isimlerinden biri olan David George Hogarth, arkeolojik kazı çalışmaları sırasında yürüttüğü faaliyetlerle tanınmıştır. Hogarth, aynı zamanda Gertrude Bell’i ve T.E. Lawrence’ı istihbarat servisine kazandıran kişidir.

Lawrence, öğrenim gördüğü dönemde Ashmolean Müzesi Müdürü olan Hogarth ile tanışmıştır. Hogarth, Lawrence’daki potansiyeli fark etmiş ve onu Ortadoğu’daki pek çok kazı çalışmasında beraberinde götürmüştür. Ayrıca Lawrence’nin tez çalışmalarını Ortadoğu’da sürdürmesi için gerekli kaynakların sağlanması ve izinlerin alınması konusunda da yardımcı olmuştur.

Bu süreçte Arap dili, yaşayışı ve kültürü hakkında bilgi birikimi elde eden Lawrence, aynı dönemde casusluk konusunda ona neredeyse bildiği her şeyi öğreten Gertrude Bell ile tanışmıştır.

Gertrude Bell

Birinci Dünya Savaşı sırasında, William Churchill himayesinde kurulan Kahire Ofisi’nin en kritik elemanlarından biri, Gertrude Bell’dir. Bell, arkeolojik çalışma görüntüsü altında Osmanlı İmparatorluğu ve Ortadoğu coğrafyasında casusluk faaliyetleri yürütmüştür. Arap coğrafyasında Çölün Kızı ve Hatun isimleriyle ünlenen Bell, aynı zamanda Lawrence’ı İngiliz istihbaratına öneren kişidir.

1910 – 1914

1910 yılında, Arap topraklarının büyük bir bölümünü ziyaret etmiş ve pek çok bilgi edinmiş olan Lawrence, teziyle ilgili malzemeleri topladıktan sonra İngiltere’ye döndü ve tezini sundu.

Aynı yılın yaz aylarında Hogarth, Lawrence’nin British Museum adına sürdürülen Hitit arkeolojik kazısına katılmasını istedi. Böylece İngiliz istihbaratında yer almaya başlayan Lawrence, yeterlilik kazanması için önce Arapça’sını geliştireceği Amerikan Misyoner Okulu’na gönderildi. 1911’in Şubat ayında da Hogarth ile birlikte Cübeyl’den başlayıp Kargamış’ta sonlanan bir seyahate çıktı.

Kısa bir süre sonra Hogarth Londra’ya döndü. Lawrence ise, kazı çalışmalarını sürdürdü. Bu süreçte bedevi Araplar’ı tanıyan Lawrence, bir süre sonra devlet çalışanlarının dikkatini çekti ve bir kez hapse atılacak kadar takibata uğradı.

1913 yılının yazında Londra’ya gitti, fakat birkaç ay sonra yeniden Kargamış’a döndü.

1914 yılının ilk aylarında, Hogarth’ın yönlendirmesiyle Filistin Araştırma Vakfı adına, bilimsel inceleme gezisine katıldı. Gezinin amacı, Sina Çölü’ndeki geçitlerin ve su kaynaklarının yerlerinin belirlenmesiydi. Bu gezi, Lawrence’nin İngiliz istihbaratıyla doğrudan ilişki kurduğu ilk göreviydi.

Çalışmanın bitiminde gerekli haritaları hazırlayan ekibe, Osmanlı yetkilileri tarafından Akabe’ye girme izni verilmemiş olsa da Lawrence, kasabaya girmeyi başardı ve demiryolları hakkında bilgi toplamaya devam etti. 1914 yılının Haziran ayında hazırladığı raporları sunmak için Londra’ya gitti.

arabistanlı lawrence t.e. lawrence
Lawrence (ön sıra, soldan ikinci), Emir Faysal (ön sıra, soldan üçüncü)

Birinci Dünya Savaşı

Birinci Dünya Savaşı başladığında, T.E. Lawrence, Hogarth’ın tavsiyesiyle, Kahire’deki Askeri Haber Alma Örgütü’nde görevlendirildi. Daha sonra Arap Bürosu ismini alacak olan bu örgütte teğmen rütbesiyle çalışmaya başlayan Lawrence, kısa sürede gösterdiği başarılarla yüzbaşılığa yükseldi.

Lawrence’nin buradaki görevi; askeri haritalar hazırlama, Kanal Harekatı sırasında İngilizler’in eline geçen Osmanlı esirlerini sorgulama ve bilgi toplamaydı. Büro dışındaki ilk görevi ise, Kut’ül Amara’da İngiliz kuvvetlerini kuşatmış olan Halil Paşa’yı kuşatmayı kaldırması için ikna etmekti. Fakat bu görevinde başarı elde edemedi.

Bir sonraki görevi ise, Irak’ta planlanan Arap isyanını gerçekleştirmesiydi. Ancak bu operasyonda da istediği sonuca ulaşamadı ve 1916 yılında Kahire’ye döndü.

Aynı yılın Haziran ayında, Şerif Hüseyin’in Hicaz’da ayaklanmasının ardından bu bölgede görev yapmak isteyen Lawrence, 1918 yılına kadar Şerif Hüseyin ve oğulları arasında aracılık yaptı ve isyanın İngilizler’in lehine sonuçlanması için çalıştı.

Arabistanlı Lawrence, bazı kaynaklarda 1916 ile 1918 arasında, İngilizler’in Şam’ı ele geçirişine kadarki süreçte, Araplar’ın dahil olduğu isyanları planlamış ve isyanlar sırasında buralarda görev yapmış olarak aktarılsa da, Lawrence’nin rolü askeri olmaktan ziyade siyasidir. Ayrıca pek çok isyan bölgesinde bulunmamıştır.

Arabistanlı Lawrence Efsanesi

Savaş sonrasında, Lawrence’nin tek başına Osmanlı İmparatorluğu ile mücadele ettiği ve Arap yarımadasından Osmanlı ordusunun çıkmasını sağlayan tek kişi olduğuna dair haberler Lawrence’nin Ortadoğu’daki rolünün olduğundan daha abartılı bir şekilde yansımasını sağlamıştır.

Buna ek olarak; Lawrence, 1918 yılında, savaş muhabiri Lowell Thomas’ın ilerleyen süreçte büyük kazançlar elde edeceği belgesel film ve fotoğraf çekimlerinde ona yardımcı olmuştur. Thomas’da eserlerinde Lawrence’i büyük bir kahraman olarak lanse etmiştir.

Arabistanlı Lawrence’nin oynadığı rolün önemi, bugün, hala tarihçiler tarafından tartışılan bir konudur. Lawrence’nin oynadığı rolün abartıldığını savunan tarihçiler iki olayı kanıt olarak gösterirler. Bunlardan ilki, orduda en ahlaksız görevlerden biri olarak görülen, bir emrin tevdi edilmesi (bırakılması) için Lawrence’nin görevlendirilmesidir (Halil Paşa’nın rüşveti kabul etmeyerek direniş başlatması ve Lawrence’nin başarısız olması). İkincisi ise, Araplar’a Lawrence aracılığıyla verilen sözlerin ve vaatlerin hiçbirinin İngiliz hükümeti tarafından gerçekleştirilmemiş olmasıdır.

Zira savaşın sonlanmasıyla, İngiliz hükümeti de Araplar’a ilişkin politikalarında Lawrence’nin görüşlerini önemsememiştir.

Arabistanlı Lawrence efsanesinin yayılmasındaki bir diğer büyük etken ise, 1962 yapımı Arabistanlı Lawrence (Lawrence of Arabia) filmidir.

T.E. Lawrence & Emir Abdullah, Kudüs, 1921
T.E. Lawrence & Emir Abdullah, Kudüs, 1921

Savaşta Neler Yaptı?

Arabistanlı Lawrence, Arap aşiretlerinin gerilla savaşlarını, su kanallarını ve demiryollarını tahrip etmelerini destekleyerek Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgedeki iletişim ağını büyük ölçüde zayıflamasını sağlamıştır.

Lawrence, Osmanlı’nın Kut’ül Amara’daki zaferinin ardından, 1918 yılının Eylül ayında gerçekleştirilen Şam saldırısında, Arap askerlerine esir alınmamasını emretmiştir. Bu emre karşılık, Arap askerleri silahsız Türk askerlerinin tamamını öldürmüştür. Lawrence daha sonra anılarında, yaşanan bu olayı kınadığını belirtmiş ve verdiği emrin sonucunun bu olacağını tahmin etmediğini iddia etmiştir.

Savaşta gösterdiği yararlılıktan dolayı albaylık rütbesine kadar yükseltilen Arabistanlı Lawrence, Üstün Hizmet Madalyası ve Fransız Şeref Lejyonu Madalyası almıştır.

Savaş Sonrası

Şam’ın İngilizler tarafından ele geçirilmesinin ardından Londra’ya dönen Lawrence, burada Şerif Hüseyin ve oğullarının yönetiminde olacak üç Arap devletinin kurulması için çalışmalar yapmıştır.

Aynı dönemde Şerif Faysal’a danışmanlık ve siyonistlerle ilişkilerini düzeltmek için arabuluculuk yapmıştır. Ayrıca Faysal’ın Paris Barış Konferansı’na girebilmesi için çaba gösterdiyse de, başarılı olamamıştır. 

Albay rütbesine yükseltilmiş olsa da etkinliği ortadan kalkan Arabistanlı Lawrence, 1922 yılında albay rütbesini terk etmiş v Ross ismiyle hava kuvvetlerine girmiştir. Kimliği ortaya çıktıktan sonra Shaw ismiyle, tank birliğine geçmiştir. 

1927 ile 1930 yılları arasında Hindistan’da masa başı bir göreve getirilmiş; 1935 yılının Şubat ayında ise, emekliye ayrılmıştır.

T.E. Lawrence Arabistanlı Lawrence
Arabistanlı Lawrence (ikinci sıra, soldan dördüncü)

Ölümü

13 Mayıs 1935 günü, bir motosiklet kazasında ağır yaralanan ve 6 gün sonra, 19 Mayıs 1935’de ölen Lawrence’nin kaza yaptığı yol kenarındaki alan, küçük bir anma ile işaretlenmiştir. Naaşı ise, Eric Kennington tarafından St. Paul Katedrali’nin kilise mahzenine yerleştirilmiştir.

Lawrence’nin ölümüyle ilgili yapılan haberlerde yer alan yanlış bilgiler (Çin’deki annesinin ve ölen babasının trafik kazasının ardından hastaneye getirilmesi gibi), kazayı şüpheli bir hale getirmiştir.

BONUS

Seven Pillars of Wisdom (Bilgeliğin Yedi Sütunu)

Ortaçağ ve Haçlı Seferleri’yle yakından ilgilenen Lawrence, anılarını yazdığı kitaba, Bilgeliğin Yedi Sütunu ismini vermiştir.

Lawrence’nin 1919 yılında kaleme almaya başladığı kitap, 1926 yılında, Bernard Shaw’ın düzenlemesiyle, 128 adet basılmış ve özel kişilere gönderilmiştir. 1927’de Revolt in the Desert ismiyle bir özeti yayımlanmış; 1935 yılında, ölümünden sonra ise tamamı yeniden basılmıştır.

Lawrence’in 1910 yılında yayımlanan tezi Crusader Castels ve hava kuvvetlerinde çalıştığı dönem kaleme aldığı günlüğü The Mint’in yanı sıra gazete ve dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır.

T.E. Lawrence Arabistanlı Lawrence


E-bültenimize kaydolun.