2 Aralık 2021

10 Maddede Antik Çağın Kraliçesi: Puduhepa

Zehra Tuana Erdem

Gözlerinizi kapatın ve kendinizi yüzyıllar önce Mezopotamya’nın acımasız ikliminde hayal edin. Kadın olarak çoğu haklarınızdan maruz bırakıldığınız, ataerkil bir yönetim şeklinin sosyal hayatta da hüküm sürdüğü antik çağda…

Fakirseniz, eşinize karşı yerine getirmek zorunda olduğunuz sorumluluklar var. Soylu tabakadansanız, siyasi istikrar için bir piyon görevi görmek zorundasınız. Ancak tam da bu zamanlarda, çağının ötesinde yaşayan bir kadın vardı: Puduhepa.

Günümüzde Çorum, Boğazköy olarak adlandırdığımız Hattuşa başkentli Hitit Devleti, Mezopotamya’da acımasız rüzgarlar eserken kendi varlığını sürdürmeye çalışıyordu.

Bir tarafında Doğu’nun sert politikalarında kendi benliklerini var eden Asur ve Babil Devletleri, bir tarafında ise, günümüze kadar ulaşacak olan tapınaklara ev sahipliği yapmış ve Ege’de hüküm süren Yunan uygarlıkları.

Puduhepa & Hattuşili

Tüm bu çatışmaların yaşandığı Mezopotamya’da, bir rahibin kızı olarak dünyaya geldi Puduhepa.

Kısa süre sonra Puduhepa’nın eşi olacak Hattuşili, daha prensken Kadeş Savaşı’ndan dönmüştü. Mutluydu, çünkü yaşadığı için seviniyordu. Hattuşili, inandığı tanrılarına şükranlarını sunmak için tapınağa gitti ve orada eğitim seviyesi yüksek olan bir kadınla tanıştı. Bu kadın Puduhepa’ydı.

Puduhepa, babasından aldığı eğitim sayesinde devleti yönetecek bir erkeğe fikirler sunabilecek kadar donanımlı olmasının yanı sıra çok da güzeldi.

Hattuşili bu genç kızdan o kadar çok etkilenmişti ki düğünleri kısa bir zaman sonra yapıldı.

Sıradan bir rahibin kızı olan Puduhepa, artık dönemin en güçlü devletinin kraliçesi, tavanannası olmuştu. Halkı, ondan tanrılarına adak adayan, kocası için dua eden bir eş olmasını bekliyordu. Ancak öyle olmadı. Çünkü Puduhepa, saray erkanı ile birlikte yalnızca adak adayacak ve günün aymasını bekleyecek bir kadın değildi. Politik olmalıydı.

Yasal kralı, yani kendi babasını tahttan devirerek kral olup halkın antipatisini kazanan eşine destek olmalı ve Hitit devletinde mutlak otoriteyi eşi ile sağlamalıydı. Genç kraliçe, Hitit devletinin tahtına ortak olduğu andan itibaren tarihin seyrini değiştirecek birçok olaya imza attı.

İlk Barış Anlaşması

İlk önce mührünü kazıdı. Hitit Devleti ve Firavunun yönettiği Mısır İmparatorluğu, büyük bir çıkmazdaydı. Bu sonu gelmeyen savaşın seyrini o kadar değiştirmişti ki, ne kazanan gerçekten kazanandı, ne de kaybeden gerçekten kaybeden.

Savaş, iki devleti de derinden etkilemiş, hem asker hem de erzak kaybına yol açmıştı. Bir şeyler yapılması gerekiyordu. Ataerkil gururların bir kenara bırakılması, halkın iyiliği için gerekiyordu. İşte tam bu anda, Puduhepa tarih sahnesinde ilk rolünü aldı.

Puhudepa, eşi ve Pankuş meclisi ile barış konusundaki değerlendirmelerini yaptı ve tarihin ilk antlaşması imzalandı: Kadeş Antlaşması. Kral Üçüncü Hattuşili’nin yanında Kraliçe Puhudepa’nın mührü ile.

puduhepa
Görsel Kaynağı

Devlet meselelerinde kadınların etkin rol oynamadığı antik çağda Kadeş Antlaşması’nda Hitit Kraliçesi’nin mührünün olması büyük bir devrimdi. Mührün üzerinde yazanlar ise, Hititlerde kraliçenin etkisini ispatlar nitelikte:

“Hatti ülkesi prensesi, yeryüzünün efendisi Arinna’nın Güneş Tanrıçası’nın gözdesi, Tanrıça’nın hizmetkarı, Kizzuwatna ülkesinin kızı Puduhepa’nın mührü.”

Puduhepa yalnızca mührünü kazımadı. Mısır İmparatoru II. Ramses ile birebir mektuplaştı. Puduhepa’nın Ramses ile olan mektuplaşması, Hitit siyaseti bir kenara, evrensel siyasette de ne kadar etkin bir rol oynadığını kanıtlar nitelikteydi. Puduhepa aynı zamanda devletteki evliliklerde de etkin bir rol sahibiydi. Kızını Mısır Firavunu II. Ramses ile evlendirirken oğlunu ise, Babil Kralı’nın Kızı ile evlendirdi.

Yargıç Puduhepa

Aynı zamanda Hitit devleti sınırları içerisinde meydana gelen birçok davada yargıç görevini gördü. Bu dahi kadınların yargılandıkları antik çağda yargıya hükmederek kendi döneminin seyrini ne denli değiştirdiğini gözler önüne seren bir örnektir.

II. Ramses’in mektuplarında ‘Kız Kardeşim’ olarak bahsettiği Puduhepa, dönemindeki kadınların yaşantısını da etkiledi.

Hitit yazılı kanunlarında boşanma yalnızca erkeğin değil, aynı zamanda kadının da hakkıydı. Dişi Köle anlamına gelen ve o dönemin dünyasında hiçbir hakkı bulunmayan cariyelere tecavüz edilmesi yüzyıllar öncesinde Hitit yazılı kanunlarında bir suç olarak yer aldı.

Günümüzde dahi etkin rol oynamayan hayvan hakları yasası yüzyıllar öncesinin antik medeniyetinde etkin bir yere sahipti. Hayvanlara eziyet etmek, öldürmek bir suçtu. Hitit kanunları dünya tarihinde ilk kez “bilerek” ve “kazara” yapılmış eylemleri ayırdı ve adaletli hükümler sundu.

Antik çağın ve Anadolu’nun kraliçesi Puduhepa’nın etkisi oğluna kadar devam etti. O, kadınların yalnızca yükümlülüklerinden sorumlu tutulmadığını dünyanın en acımasız ve zalim olarak adlandırılabilinecek dönemlerinden birinde kendi yaşam mücadelesi ile yüzyıllar önce verdi.

Kapak Görseli

Zehra Tuana Erdem

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.