29 Ocak 2020

Zümrüdü Anka Kuşu ya da Simurg

Zeynep Yavuz

Ortaya Çıkışı

Anka Kuşu efsanesi ilk olarak Pers İmparatorluğu döneminde ortaya çıkmıştır. Zamanla pek çok toplumun hikaye, masal ve efsanelerinde yer almaya başlamıştır. Birçok kültürde farklı isimlerle karşımıza çıkmaktadır.

Zümrüdü Anka Kuşu’nun İsimleri

  • Yunan mitolojisinde, Phoenix
  • Arap tradisyonunda, Anka (Rukh)
  • İran tradisyonunda, Simurg
  • Çin’de, Tanniao
  • Türk mitolojisinde; Anka Kuşu, Tuğrul Kuşu veya Zümrüdüanka

Bunların yanı sıra Homo, Rokh, Senmurw, Sina-Mrü gibi isimlerle de anılmaktadır.

Efsanevi kuşun her kültürde farklı tasvirleri vardır.

Fars sanatında, kuş şeklinde dev kanatları olan, köpek başlı aslan pençeli olarak tasvir edilir. 

Yunan mitolojisinde, kartaldan biraz büyük ve kalın tüylü bir kuş şeklindedir.

Bazı kaynaklar bakır renginde olduğunu, bazı kaynaklar ise, tüm kuşların renklerini bir arada taşıdığını belirtir.

İran kaynaklarında, kendisini alevlerle kaplayana kadar 1700 yıl yaşadığı yazılmıştır. Bazı kaynaklarda ise, ölümsüz olduğu yazılıdır. 

Efsaneye göre ölümün yaklaştığını hissettiğinde, Anka Kuşu bir yuva yapıp o yuvayı sığınırmış. Güneş ışıkları yuvayı yaktıktan sonra kül olur ve yeniden, küllerinden doğarmış. 

anka kuşu

Anka Kuşu, birçok inanışta yeniden doğuşu, varoluşu ve dirilişi sembolize etmektedir. Ayrıca İran efsanesinde, bu muhteşem kuşun çok yaşlı olduğu ve dünyanın yıkılışını üç kez gördüğü söylenir.

Bilge Anka Kuşu, bilgisiyle ve bilgeliğiyle diğer kuşlara önderlik eder. 

Anka Kuşu her uçtuğunda, bitkilerden dökülen tohumların kök salmasını sağlarmış. Ve bu bitkilerin de insanoğlunu iyileştirdiğine inanılırmış. 

Efsaneye göre; Zümrüdü Anka Kuşu ortadan kaybolur. Diğer bütün kuşlar onu bulmak için aramaya başlarlar. Kaf Dağı’nda olduğunu anlarlar. Ancak oraya ulaşmak için çok zorlu yedi vadiyi geçmeleri gerekmektedir.

Bütün kuşlar Kaf Dağı’na doğru giderken bülbül, güle olan aşkını hatırlayıp döner. Papağan, tüylerini düşünür ve o da geri döner. Kartal, tepedeki krallığını bırakamaz. Baykuş, yıkıntılarını; balıkçıl kuşu, bataklığını bırakamayıp vazgeçer. 

Geriye kalan kuşlar Anka Kuşunu bulmak için yola devam ederler.

7 Vadi

Nefs Vadisi

Kuşlar nefs vadisine geldiklerinde, cennette olduklarını düşünmüş. Zevk, zenginlik, mutluluk, heves, zeka… her şey varmış bu vadide. Çalışmadan mevki, makam sahibi olabiliyorlarmış. 

Her istekleri hemen gerçekleştiği için pek çok kuş nefsine yenik düşmüş ve yola çıkmaktaki asıl amacını unutarak bu sihirli vadide kalmayı seçmiş.

Aşk Vadisi

Bu vadide her yer sis içindeymiş. Gördükleri her şeyi başka bir kuşa benzetmişler. Kuğu kadar güzel kuşlara aşık olmuşlar. Akıllarına aşk yerleşmiş ve sadece aşklarını düşünür olmuşlar. Birçok kuşun gözleri kör olmuş ve yola devam edememiş.

Yola, aşkları akıllarının önüne geçmeyen kuşlar devam etmiş.

Cehalet Vadisi

Bu vadiye geldiklerinde bir anda her şey yok olmuş. Etrafındaki diğer kuşlar, akıllarındaki her şey… hatta Anka Kuşunu bile unutmuşlar. Unuttukça yüklerinin hafiflediğini hissetmişler. Bazı kuşlar gülmeye başlamış ve yola devam edemez hale gelmişler.

Kendilerine gelip amacını hatırlayabilen kuşlar yola devam etmişler.

İnançsızlık Vadisi

Bu vadiye geldiklerinde her şeyi kaybedip yok olacaklarını düşünmüşler. Kanadı yaralanan bi kuşun düştüğünü gören diğer kuşlar, aynı şeyi yaşamaktan korkmuşlar. Anka Kuşuna ulaşsalar bile bir işe yaramayacağına kanaat getirmişler. Artık Anka Kuşunun onlara bir faydası olmayacağını, emeklerinin boşa çıktığını söyleyenler olmuş.

İnançları yok olup geri dönen kuşlar olmuş. Kalan kuşlar diğer vadiye doğru devam etmişler.

Yalnızlık Vadisi

Vadiye geldikleri an korkuya kapılan kuşlar kendi başlarına kaldığını düşünmüşler. Diğer kuşları gözleri görmemiş. Beraber uçtuklarını unutmuşlar adeta. Yalnız kalan kuşlar, tek başlarına yollarını bulmaya çalışmış, diğer kuşların vazgeçtiğini düşünerek yola devam etmek istememişler. Acıkan kuşlar tek başlarına avlanmaya çalışırken büyük hayvanlara yem olmuşlar. 

Yola yalnızca milyonlarca kuş olarak uçtuklarını fark edenler devam edebilmiş.

Dedikodu Vadisi

Vadinin her yerinde fısıltılar varmış. En arkalardan gelen bir fısıltı, Anka Kuşunun tüylerinin yandığını söylemiş. Diğer bir kuş, tüylerinin olmadığını ve bu yüzden saklandığını; bir başka kuş, Anka Kuşunun başkalarına zarar verdiğini söylemiş. Başka bir kuş, Anka Kuşunun yeniden doğmadığını… Fısıltılar o kadar çokmuş ki…

Böylece birçok kuş fısıltılardan dolayı inancını kaybetmiş ve vadiden geri dönmüş. Dedikodulara inanmayan az sayıda kuş yola devam etmiş.

Benlik Vadisi

Bu vadiye sadece 30 kuş gelebilmiş. Vadiye geldiklerinde bazıları önderlik yapmak istemiş, bazıları kendini beğenmemiş, bazıları daha akıllı olduğunu savunmuş. Her kuşun kendiyle ilgili düşüncesi ortaya çıkmış. Bu söylemler kavga ve kargaşaya neden olmuş.

Sonunda, Kaf Dağı’na çıkıp Zümrüdü Anka’nın yuvasını bulmuşlar. Zaten her biri Zümrüdü Anka Kuşuymuş. Geçtikleri yedi vadi, kendi benliklerini arama yoluymuş.

Bu efsaneden çıkaracağımız dersler muhakkak ki var. 

İnsan, hayatında kendi şansını kendisi ortaya çıkarır. Kendisini geliştirebilen; hedefini görebilen ve hayallerini izleyebilenler yolu geçebilir ve yolun sonunda, kendisi olabilme şansını yakalayabilir.

Başarılarımızda da başarısızlıklarımızda da hep kendi benliğimiz saklıdır. Zümrüdü Anka Kuşu gibi kendi küllerimizden doğmak, bize kendimizi gösterecektir.

Zeynep Yavuz

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.