24 Şubat 2024

10 Maddede Selçuklu Kartalı Muhammed Alp Arslan

Adil Kara

~5dk

Kısaca Alp Arslan

Türk tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Sultan Alp Arslan için bir arayışın sonucudur demek, yerinde bir değerlendirme olacaktır.

Alp Arslan, Büyük Selçuklu Devleti’nin temelini atan Çağrı Bey’in oğlu, ilk Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’in yeğeni olarak 1029 yılında dünyaya gelmiştir. 


Dedeleri ve Babası

Alp Arslan’ın dedeleri Oğuz Yagbu Devletinde komutan olarak görev yapmaktayken İslam’ı seçmelerinden sonra Türklere yeni bir devlet kurabilmek için mücadele eden kişilerdi. Hatta büyük dedesi Dukak, Oğuz Yagbuluğu’nda sözü geçen birisiydi.

Büyük dedesi Selçuk Bey (Dukak’ın oğlu) ve dedesi Mikail bu devlet için mücadele etmiş türlü zorluklarla boğuşmuşlardı. Fakat devleti, babası Çağrı Bey ile amcası Tuğrul Bey kurmuştu.

Bir devlet kurmanın zorluklarına göğüs geren Çağrı Bey, kardeşi Tuğrul Bey’in sultan olmasını istemiş ve devleti şahsından önde tutmuştu. 

İlk Başarıları

Ağır şartlarda çocukluk geçiren Alp Arslan’ın karakteri de bu yönde şekillenip çocuk yaşta çok iyi at binip, ok atmasıyla ön plana çıktı. Hatta arkadaşlarıyla oluşturduğu kendi birliğiyle katıldığı Dandanakan Savaşı’nda çok büyük başarılar gösterdi.

Babası Çağrı Bey’in ölümünden sonra, babasının yerine Sultan Tuğrul tarafından Horasan Genel Valisi olarak atanıp devlet tecrübesi kazandı.

Sultan Alp Arslan

Sultan Tuğrul’un 1063 yılında ölümü ile birlikte taht kavgaları başladı. Sultan Tuğrul’un çocuğu yoktu ve Alp Arslan’ın kardeşi Süleyman’ın sultan olmasını vasiyet etmişti. Fakat Melikler (Osmanlı’da şehzade) bu kararı tanımadı ve devam eden süreçte taht mücadelesini Alp Arslan kazandı ve Büyük Selçuklu Devleti’nin 2. Sultanı oldu.

Tahta geçer geçmez seferlere başlayan Alp Arslan, ilk seferini Gürcistan ve Anadolu’ya yaptı. Çünkü Orta Asya’dan gelmeye devam eden Türklere bir yurt lazımdı. Sultan Alp Arslan Anadolu’yu işaret etmişti, böylece Anadolu’ya Türk akınları ardı ardına devam etti.

Anadolu, Bizans İmparatorluğu’nun toprağıydı ve elbette bu işgaller hoş karşılanmazdı. İmparator Romen Diyojen Türkleri Anadolu’dan tamamıyla atmak amacıyla bir sefer düzenledi.

Bunun haberini alan Sultan Alp Arslan da ordusunu topladı. İki ordu 1071 yılının Ağustos’unda Malazgirt ovasında karşılaştı.

Savaşı Alp Arslan önderliğindeki Türkler kazandı. İmparator Romen Diyojen esir edildi. Türk tarihi için dönüm noktası olan bu savaş, neticesinde artık Anadolu Türklerin vatanıydı.

Atalarının senelerce uğraştığı şeyi Alp Arslan gerçekleştirmiş, bir vatan arayan Türklere Anadolu’nun kapılarını açmış ve bu başarısıyla Türk tarihine adını kazımıştı.

Seferlerine hız kesmeden devam eden Sultan, yönünü Türkistan’a çevirdi. 1072 yılının Eylül ayı sonlarında seferde kuşatma altında tuttuğu Berzem Kalesi’ni ele geçirdi. Huzuruna af dilemek üzere çıkan kale komutanı Yusuf Harezmî tarafından bacağına sakladığı hançerle ağır şekilde yaralanan Alp Arslan dört gün sonra hayatını kaybetti.

SONSÖZ

Çocukluğundan beri savaş ve zorluklar içerisinde yaşayan Alp Arslan Türklere ebedi bir vatan bırakmak için yaşayıp yine bu uğurda ölen birisiydi. O, Selçuklu bayrağındaki gibi, bir gözünü batıya diğerini doğuya dikmiş bir kartaldı.

Bu içeriği beğendiniz mi? Bunun gibi daha fazla içerik üretebilmemiz için bize Patreon´da destek olun. 🙂
10layn.com Patreon button
Adil Kara

Adil Kara

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.