17 Temmuz 2021

Kimine Göre Tehlikeli, Kimine Göre Şifalı: Kenevir (Kendir) Hakkında Tüm Merak Ettikleriniz

Zeynep Asena Doğan

Tarihçesi

Cannabeceae familyasından gelen kenevir, dünyada yetişen en eski bitkilerden biri. Ana vatanı Orta Asya olsa da, günümüzde dünyanın pek çok yerinde ve farklı toprak türlerinde yetiştirilebiliyor. 

Bu yönüyle mucize olarak görülen kenevirin kullanımına dair bulunan en eski kanıt, MÖ 3000 yıllarına dayanan ve Çin’de bulunan bir kumaştır. 

MÖ 5. yüzyılda yaşamış olan Herodot, şunları yazmıştır:

“İskitler, kenevir tohumundan alırlar ve sıcaktan kıpkırmızı kesilen taşlar üzerine atarlardı. Kendirin dumanı tütmeye başlayınca, İskitler de heyecanla buharı içlerine çeker ve keyifle bağırırlardı.”

kenevir kendir bitki

Ağaç Dikmek Yerine Kenevir Yetiştirsek Neler Olurdu?

Tüm endüstrilerde ve yaşamımızın merkezinde kullandığımız ana maddelerden biri, elbette ağaçlar. Kağıttan mobilyaya kadar pek çok alanda kullandığımız ağaçlar yerine kenevir kullansaydık, sizce neler olabilirdi?

Bir dönüm kenevir, 25 dönümlük ormanlık alana eş değer derecede oksijen üretmektedir ve bir ormanın yetişme süresi ortalama 20 yılı bulurken kenevir için bu süre 4-6 ay arasındadır.

Bir dönümlük ağaçtan elde edilen kağıda oranla kenevirden 4 kat daha fazla kağıt üretilebilir.

Son olarak; yetiştirilişinin ilk evrelerinde çokça suya ihtiyaç duyan kenevir, bataklık kurutmakta en etkili bitkilerden birisidir.

Geri Dönüşüm

Keneviri kullanmak için ağaçlarda olduğu gibi tamamını kesmek gerekmez. 

Ağaçtan yapılan kağıtlar ortalama 2-3 kez geri dönüştürülürken kenevirden elde edilen kağıtlar 9 defa geri dönüştürülebilir.

4-5 ayda olgunluğa ulaştıktan sonra su istemeyen bu bitki, kendini böceklerden koruyabilen bir yapıya sahiptir. Evet, yanlış okumadınız! Böcek ilacına ihtiyaç duymadığı gibi, kendisinden bir tekstil ürünü üretmeniz halinde de böceklenme yapmaz. Pamuktan yapılan ürünlerde güve sorunu yaşanırken kenevirden yapılan ürünlerde böceklerin yaklaşmadığı görülmüştür. 

Plastik Yerine Kullanılabilir mi?

Günümüzde plastikten üretilen çoğu malzemeyi kenevirden de üretmemiz mümkün. Mucize bitki denilmesinin nedenleri gittikçe artan bu bitkinin kullanılamayacağı sektör neredeyse yok. Üstelik doğada %100 çözünebilmesine rağmen, yüzlerce yıl doğada kalacak olan petrol bazlı plastiğe hala tercih edilmiyor. 

Çelikten 10 Kat Daha Dayanıklı!

Araç üretiminde, asfalt yapımında ve biyoyakıt olarak da kullanılabilen kenevirin kullanım alanları giderek genişliyor.

Kenevirden yapılan asfalt yollar senelerce bozulmadan kalabiliyor. 

Hepimizin ismini en az bir defa duyduğu Ford otomotiv markasının kurucusu Henry Ford, çiftçilikten gelme bir tasarımcı olduğu için markalaşma dönemlerinde kenevirden ürettiği arabasıyla oldukça ilgi çekmiştir. Kendisinin de vurguladığı üzere; ürettiği arabanın da gövdesini kenevirden yapan Ford, kenevirin çelikten 8-10 kat daha dayanıklı olduğu kanıtlanmıştır. Daha sonra yapılan araştırmalar da Ford’un verdiği bu bilgiyi desteklemiştir.

Dayanıklı, ucuz ve esnek olmasından dolayı, günümüzde bina yalıtımlarında da tercih edilmektedir.

kenevir kendir

Üretilen İlk Kot

Kanvas kelimesi, bilinenin aksine kotondan değil kenevirden gelir ve üretilen ilk kot da kenevirden yapılmıştır. 

Sağlıklı mı?

İlaç üretiminde yaygın olarak kullanılan kenevirin sağlık alanlarında başka faydaları da mevcuttur. Yurt dışında kanser tedavilerinde kullanılan kenevirin buradaki faydası radyasyonu emmesinden kaynaklanmaktadır. Doğru doz kullanımında kilo vermeye yardımcı olur, diyabeti düzenler, otizm tedavilerinde yardımcı olur, depresyon riskini azaltır, HIV ve AIDS tedavilerinde kullanılır, epilepsi nöbetlerini düzenler, kemik onarımına yardımcı olur, dikkat eksikliğini azaltır, vb.

Cilt sağlığına da çok faydalı olan kenevirden üretilen kozmetik ürünler, suyu kirletmez ve doğaya zarar vermez. 

Ülkemizde Üretimi

Ülkemizde, güncel verilere baktığımızda, yılda sadece 1 ton kenevir üretildiğini söyleyebiliriz. Bildiğimiz üzere; uyuşturucu/uyarıcı madde olarak kullanımı da yaygın olan kenevirin üretiminin devlet denetimi ile kontrol altına alınması 1931 yılına dayanıyor.

Ancak Gazi Mustafa Kemal’in yararlı özelliklerini göz ardı etmeyerek kenevir üretimini desteklediği bilinmektedir. Hatta bu konuda öncü olmak amacıyla, Atatürk Orman Çiftliği’ne ekim yapılmıştır. Sonrasında ise; Yalova, Silifke, Tarsus, Adana, Kastamonu ve Sinop’ta yapılan ekimler sonucu iplik ve halat üretildiği kaydedilmiştir. 

Besin Değeri Açısından Kenevir Tohumu

Protein değeri oldukça yüksek olan kenevir tohumunun 3 kaşığındaki protein oranı kuzu etiyle kıyaslandığında yaklaşık aynı orandadır. Üretiminin soyadan daha ucuz olduğunu düşünürsek; bitkisel ağırlıklı beslenen kişiler açısından önemli bir besin kaynağıdır. 

Ayrıca kenevirle beslenen hayvanların hormon takviyesine ihtiyaç duymadığını da belirtmek gerekir.

Omega-3 ve Omega-6 açısından da son derece zengin olan kenevir tohumunun %30’u bu yağlardan oluşmaktadır. Kenevir tohumları aynı zamanda E vitaminiyle birlikte fosfor, potasyum, sodyum, magnezyum, kükürt, kalsiyum, demir ve çinko gibi minerallerin kaynağıdır. 

Kenevir tohumu çiğ, kavrulmuş veya pişmiş şekilde tüketilebilmektedir. 

kenevir kendir

Üretimde Kısıtlamalar Ne Zaman Başladı?

On sekizinci yüzyılda ABD’de kenevir yetiştirmek zorunluydu. Hatta yetiştirmeyen çiftçiler hapse atılabiliyordu. Fakat 1900’lü yıllarda, petrolün hayatımıza giderek daha fazla girmeye başladığı zamanlarda, dönemin zenginleri tarafından kenevir üretimine kısıtlamalar getirtilmeye başlandı.

Dönemin petrol devi John D. Rockefeller, çelik üreticisi Andrew Carnegie, plastik sektörünün devi Dupont Ailesi ve yine dönemin kağıt üreticilerinden W.R Hearst bir araya gelerek ABD başkanı Hoover’i ikna eden konuşmaları sonucunda kenevir üretiminin azalmasını sağlamışlardır. 

Bugün de devam eden üretim kısıtlamaları sebebiyle, kenevirin en fazla kullanılabileceği alanlar olan biyoyakıt, plastik, kağıt ve çelik sektörleri kenevire kıyasla doğaya daha fazla zarar vererek üretimlerine kaldıkları yerden daha da büyüyerek devam etmektedirler.

Zeynep Asena Doğan

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.