
Hayatı
Kastilyalı Juana, 1479 senesinin Kasım ayında Toledo şehrinde dünyaya gelmiş ve 1555 senesi 12 Nisan’da vefat etmiştir. Defni Endülüs bölgesinde Granada’da yapılmıştır. Ailenin üçüncü çocuğu olduğunu için kendisinin tahta geçme olasılığı oldukça düşüktü. Bu nedenle prenses, yönetim için değil, siyasi ilişkileri güçlendirecek bir evlilik için yetiştirilmişti. Ancak ağabeyinin ve ablasının talihsiz ölümü, genç kadını ani bir şekilde İspanya Kraliyetinin varisi haline getirmişti. Elbette tahta geçmek düşünülenin aksine zahmetli ve entrika dolu oldu.

Tahta Geçişi
Ağabeyi, ablası ve annesinin vefatından sonra tamamıyla kendisine bırakılan tahtta hem babasının hem de biricik eşi Philip’in gözü vardı. Ülkeyi kendileri yönetmek isteyen bu iki erkek; Juana’yı tahttan alıkoymak için türlü entrikalara başvurmuş ve başarılı da olmuştur.
Eşi, yabancı olduğu için tahta geçemese de prensesin babası, torunu reşit olana kadar naip olarak tahta geçmiştir. Sayısız kez saraylara kapatılan ve ziyaretçi kabulüne yasak getirilen prenses, son nefesini bir başınayken vermiştir.

Ailesi
Kastilyalı Juana’nın babası II. Ferdinand ve annesi I. Isabel’dir. Trastamara Hanedanı’na mensup olan Juana’nın kardeşleri; Catherine, John, Maria ve Isabella’dır. 1496’da Habsburg Hanedanı üyesi olan Avusturya Arşidükü Philip ile evlenmiştir. Bu evliliğinden 6 çocuğu vardır: Eleanor, Isabel, Şarlken (V. Karl), Ferdinand, Mary, Catherine. Kızlarının hepsi kraliçe unvanı almışken oğulları da imparatorluk mevkiine erişmiştir.

Evliliği
1496 yılında henüz 16 yaşındayken Kutsal Roma İmparatoru I. Maximilian’ın oğlu Philip ile evlendi. Bu evlilik Trastamaralar ve Habsburg Hanedanı’nı güçlendirmek için yapılmıştı. Prensesin İspanya Kraliyet Ailesinin tahtının varisi olarak ilan edilmesi, eşinin bir ego savaşı başlatmasına ve kendisinin sıklıkla odasına kapatılmasına sebep olmuştu. Eşini seven ve ona çok bağlı olan Juana, uğradığı ihanetler ve aldatmalar sebebiyle fevri davranışlar sergilemeye başlamıştı.

La Loca’nın Hikayesi
İspanyolcada “deli” anlamına gelen bu kelimenin hikayesi prensesin evliliğinden doğmaktadır. Eşinin aldatmalarına ve sevdiklerinin ihanetine dayanamayan Juana; kavgalar çıkarmaya, fevri davranışlarda bulunmaya ve aşırılığa başlamıştır. Onun bu davranışlarını kendi lehine çevirmek isteyen babası ve eşi, tahta geçebilmek için prensesin adını deliye çıkarmıştır. Aslında o, sadece sevdikleri tarafından büyük bir hayal kırıklığına uğrayan ve anlaşılamayan en sonunda da yalnız ölen bir kadındı. Eşinin tabutuna bile sadakat gösteren Juana, talihsiz bir şekilde tarih boyunca “Juana La Loca” olarak anılmıştır.


Ruh Sağlığı
Ruh sağlığı hakkında iddialar, prensesin evliliğinden sonra ortaya çıkmıştır. Bu iddialardan bazıları; depresif bozukluk, melankoli, şizofreni veyahut psikozdur. Fakat kimi tarihçilere göre bu iddiaların asılsız olma durumu çok büyük bir ihtimaldir. Çünkü prensesin hasta veyahut deli olarak lanse edilmesi babası ve eşinin tahta geçmesine imkan sağlıyordu.

Eğitimi
Ailesinin üçüncü çocuğu olduğunundan taht için değil, politik bir ittifak evliliği için yetiştirilmişti. Epey zeki olan prenses, Dominikli rahip Andres de Miranda ve sarayın bir üyesi olan Beatriz Galindo tarafından yetiştirildi. Medeni hukuk, matematik, felsefe ve tarih gibi alanlarda eğitim alıyor ve kendini at biniciliği, nakış işleme, dans, çizim gibi konularda geliştiriyordu. Saray görgü kurallarını da bunların yanı sıra hayatına ilmek ilmek işleyen Juana, birden fazla dil biliyordu. Bu dillerden bazıları; Fransızca, Latince, Portekizce ve Katalancaydı. Aynı zamanda prensesin müziğe de oldukça ilgisi vardı. Monokord ve gitar çalabiliyordu.

Film
Prensesin ilgi çekici hayatı elbette ki sinema sektörünü de etkilemiş bulunmaktadır. Vicente Aranda’nın yazıp yönettiği Juana La Loca filmi, onun hayatını anlatan dram türünde bir filmdir. 2001 yapımı olan ve başrollerini Pilar Lopez de Ayala ile Daniele Lioti’nin paylaştığı bu film birden fazla ödül alarak epey başarılı bir iş olmuştur. Bu ödüllerden biri de “Goya En İyi Kadın Oyuncu” ödülüdür. Türkiye’de ise 2002 yılında “Çılgın Aşk” ismiyle vizyona girmiştir.

Hakkında Yazılan Eserler
Prensesin hayatı sadece film sektöründe değil, aynı zamanda edebiyat alanında da dikkatleri toplamıştır. C. W. Gortner tarafından yazılan “Son Kraliçe” adlı eser, İspanya Kraliyeti varisi Juana’nın hayatını anlatıyor. Başka bir yazar olan Federico Garcia Lorca ise, talihsiz prensese hitaben “Deli Juana’ya Ağıt” adlı bir şiir yazmıştır.

Juana La Loca Banda
1988 yılında “Juana La Loca” adlı müzik grubu kurulmuştur. Prenses Juana’nın adından ilham alınarak kurulan bu müzik grubunun birçok albümü vardır. Bunlardan bazıları; Belleza, Revolucion, CasaBlanca, Planeta Juana La Loca, Vida Modelo’dur. İspanyol grubun üyelerinin sayısı zaman zaman değişim göstermiştir.
Kapak Fotoğrafı: By Francisco Pradilla y Ortiz

