20 Mart 2021

İstanbul’un İki Tarihi Simgesinin Aşk Hikayesi: Galata Kulesi ile Kız Kulesi

Leman Duru Yangın

Bu yazımda, Galata Kulesi ile Kız Kulesi arasındaki aşkı konu alan bir hikayeden söz edeceğim. Ama önce, bu iki kule ve hikayenin kahramanlarından Hezarfen Ahmed Çelebi ile ilgili kısaca bilgi vermek istiyorum.

Galata Kulesi

İlk olarak, Doğu Roma İmparatorluğu döneminde, 507-508 yıllarında inşa edilen Galata Kulesi; 1348-49 yıllarında, Cenevizliler tarafından Kutsal Haç Kulesi olarak yeniden yapılmıştır.

1445-46 yıllarında yükseltilen kule, 1509 yılında yaşanan İstanbul depremi sırasında hasar almış, Mimar Murad bin Hayreddin tarafından onarılmıştır. On altıncı ve on yedinci yüzyıllarda savaş esirlerinin tutulduğu kule, aynı zamanda levazım ambarı olarak da kullanılmıştır. On sekizinci yüzyıldan itibaren, yangın gözetleme kulesi olmuştur.

1794 yılındaki yangının ardından yapılan onarım çalışmalarında, üstüne bir cumba eklenmiş ve kulenin tasarımı değiştirilmiştir.

1831 yılında yaşanan yangının ardındansa, kulenin üzerine iki kat daha ekletmiş ve külah biçimindeki dam örtüsüyle kulenin tepesi kapatılmıştır.

1875 yılında çıkan bir fırtınada çatısı devrildikten sonra, en üstteki katın üzerine iki ahşap oda eklenmiş ve bu odalar itfaiye teşkilatı tarafından kullanılmıştır.

İsmini, bulunduğu Beyoğlu ilçesinin Galata semtinden alan Galata Kulesi, son olarak 1965-1967 yılında onarılmıştır. Bu restorasyon çalışmasının ardından, kulenin katları farklı amaçlara hizmet edecek şekilde düzenlenmiştir.

Galata Kulesi, 2013 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi’ne eklenmiştir.

Galata Kulesi

Kız Kulesi

Pek çok efsaneye konu olan Kız Kulesi, İstanbul Boğazı’nın Marmara Denizi’ne yakın kısmında, Salacak açıklarında yer alan küçük bir adanın üzerinedir. Bugün, hala mimarını ve yapım yılını net olarak bilemediğimiz Kız Kulesi, araştırmacı Evripidis’in anlatılarına göre, 2500 yıldan uzun bir geçmişe sahiptir.

İstanbul’un fethiden sonra, Fatih Sultan Mehmed’in, var olan küçük kaleyi yıktırdığı; yerine, taştan, etrafı mazgallarla çevrili küçük bir kale yaptırdığı ve buraya toplar yerleştirdiği bilinmektedir. 

Osmanlı İmparatorluğu döneminde, genellikle bir gösteri platformu olarak kullanılan ve Mehterlerin top atışı yaptığı kule, küçük kıyamet olarak da isimlendirilen İstanbul depreminin ardından büyük hasar görmüş, Yavuz Sultan Selim döneminde onarılmıştır.

On yedinci yüzyıldan sonra, hem gösteri platformu hem de deniz feneri olarak kullanılmaya başlanan Kız Kulesi’nin ahşap iç kısmı, 1719 yılında çıkan bir yangın sonucunda tamamen yanmıştır. 1725 yılında, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından kapsamlı bir şekilde restore edilen yapı; içinde bulunan döneme göre savunma kalesi, sürgün yeri, karantina hastanesi, radyo istasyonu ve deniz feneri olarak kullanılmaya devam edilmiş ve pek çok restorasyon geçirmiştir.

Eski isimleri sırasıyla Arkla ya da Arcla (Küçük Kale), Damalis ve Leander Kulesi (Leandros’un Kulesi) olan Kız Kulesi, 1995 yılında başlayan ve 2000’de tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından ziyarete açılmıştır. Bugün üzerinde bir kafe ve restoran bulunan Kız Kulesi’nde iş yemeklerinden düğün organizasyonlarına kadar pek çok etkinlik düzenlenmektedir.

Kız Kulesi

Hezarfen Ahmed Çelebi

Evliya Çelebi’nin Seyahatname eserinde yer alan bilgiye göre; Hezarfen Ahmed Çelebi, 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşamış, Müslüman bir Türk bilginidir. Çok şey bilen, anlamına gelen Hezarfen ismini, ilim bilgisi ve uçma deneyimleri sebebiyle almıştır. 

1632 yılında, kuş kanatlarına benzer bir araç ile Galata Kulesi’nden atlamış ve İstanbul Boğazı’ndan süzülerek Üsküdar’daki Doğancılar Meydanı’na inmiştir. Ancak Osmanlı tarihçileri ve mühendisleri hikayenin bilimsel olarak tutarsız olduğunu ve başka bir kaynakta yer almadığını belirtmektedir. Bu yüzden Evliya Çelebi’nin bir efsane yarattığı ya da yaşanmış hikayeyi abarttığı düşünülmektedir.

Galata Kulesi ile Kız Kulesi

Tarih boyunca binlerce, milyonlarca aşka şahitlik eden İstanbul… Ve İstanbul’un ortasında yapayalnız bir Kız Kulesi…

Kız Kulesi, denizin ortasında tek başına durmaktan o kadar sıkılmış ki, zaman geçtikçe yalnız olduğunu hissetmeye başlamış. Artık ne martılarla sohbet ediyor, ne de denizin güzelliğini izliyormuş.

Hele de kendisini izlemeye gelen aşıklar arttıkça, yalnızlığını giderek daha derinden hissediyor ve İstanbul Boğazı’na kızmadan edemiyormuş.

Kız Kulesi

Bir gün Beyoğlu’nda heybetli bir kulenin inşası başlamış. Kız Kulesi, karşısında yükselen bu kuleye aşık olmuş. Aynı şekilde Galata Kulesi de, denizin ortasında tek başına yükselen, güzeller güzeli Kız Kulesi’ne…

Galata Kulesi ile Kız Kulesi birbirine aşık olmuş olmasına ama aralarında, aşklarını dile getirmelerine ve kavuşmalarına engel olan kocaman bir boğaz varmış.

İki kule birbirini yalnızca hasretle izleyebilirken, bir anda o ortaya çıkmış: Hezarfen Ahmed Çelebi.

Galata Kulesi

Bir rivayete göre, yıllar boyunca; bir başka rivayete göreyse, Hezarfen’in kendi üzerinden Üsküdar’a uçacağı haberini aldıktan sonra, Kız Kulesi’ne olan aşkını ve hasretini kağıtlara döken Galata Kulesi, uçma hayaliyle kuleye çıkan Hezarfen Ahmed Çelebi’nin kulağına, Kız Kulesi’ne olan aşkını fısıldamış ve yazdığı mektupları vermiş.

Galata Kulesi’nin aşkının büyüklüğünden etkilenen Hezarfen; Galata Kulesi’nin mektuplarını almış, kanatlarını takıp bırakmış kendini kulenin tepesinden ve süzülmüş Boğaz’a doğru.

Kız Kulesi

O gün Lodos öyle şiddetliymiş ki; Hezarfen’in taşıdığı mektuplar savrulmuş denizin dört bir yanına.

Çaresizce onu izleyen Galata Kulesi bir de bakmış ki; dalgalar şiirlerinin, mektuplarının Kız Kulesi’ne gitmesine yardım ediyor, kağıtları birer birer sevdiğine ulaştırıyor.

Galata Kulesi

Yalnızlığı sona eren ve aşkının karşılıklı olduğunu öğrenen Kız Kulesi, yeniden martılara şarkı söylemeye başlıyor.

Galata Kulesi ile Kız Kulesi, o günden bugüne, belki de aşklarının verdiği parıltıyla, İstanbul’un en güzel manzaralarından birini oluşturur.

Ve bazen hayattır sevmek, birini çok uzaktayken bile yüreğinde taşıyabilmek, demiş Özdemir Asaf. Bu hikaye de en güzel bu dizelerle özetlenilebilir sanırım…

galata kulesi ile kız kulesi istanbul

Leman Duru Yangın

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.