16 Mart 2020

Corona Virüsü’nün Hayatımıza İkincil Etkileri

Arda Ös

Aralık 2019’da, ilk olarak Çin’in Wuhan kentinde görülen ve bugün, dünyanın neredeyse tamamına yayılmış durumda olan Corona Virüsü, hepimiz için ciddiye alınması gereken bir durum ortaya çıkarttı.

Virüsle ve birincil etkileriyle ilgili en doğru bilgiyi uzmanlar verirken, ikincil etkilerini Arda Ös değerlendirdi.

Doğru/Resmi Bilginin Önemi 

Corona Virüsü hakkında şimdiden yüzlerce, belki de binlerce teori ortada dolaşmakta. Unutmamamız gereken altın kural şu ki; algılanan gerçekliktir. Bilgi, neyi nasıl algılayacağınızın temel kaynağıdır. Bu yüzden size ulaşan bilgi konusunda seçici olmanız gerekmektedir. Tonlarca bilgi edinme kaynağına sahibiz. Ve unutmayın ki, bu kaynaklar hakkında seçici olma hakkına da. Ya da algılamak istediğiniz gerçekliği kanıtlayan asıllı/asılsız bilgileri de tercih edebilirsiniz.

Şehirleşme ve Mimari 

Bir kere daha farkına vardık ki; yaşadığımız şehirler, yoğunlukları ile oluşabilecek kötü senaryolara cevap verebilme kapasiteleri arasında büyük bir orantısızlığa sahip. 

Dış cephesi camla kaplanmış çok katlı yapılarda, belirli bir kattan sonra camlarının açıl(a)mamasının ve sadece içerideki havayı döndüren bir havlandırma sisteminin varlığının, sağlıklı olup olmadığı konusu üzerinde bile düşünmeye değer. Acil durum senaryoları için ne derece elverişli olduklarına hiç girmiyorum. 

Ben mimar değilim ve tasarrufumda olmayan bir konu bu. Fakat bazı şeyleri görmek için mimar olmaya gerek yok. 

Meğer ne kadar kırılganmışız!

Galiba “insan” olmanın önemini biraz fazla abarttık ve dersimizi almak üzereyiz. Maya Yayınları’ndan çıkan, Danel Quinn’in yazdığı İsmail isimli romanı okumanızı öneririm. Adına medeniyet dediğimiz yaşam şekli, çok ama çok uzun zaman önce aksama sinyalleri vermeye başlamıştı. Medeniyetin düzeltilmeye, yenilenen şartlara göre ele alınmasına ihtiyaç vardı zaten. Bizler görmezden gelmedik, önemimizi abarttık. Meğer ne kadar kırılganmışız!

İmkansız değil, her şey mümkün. 

Son dört yıldır, insan kaynakları dediğimiz bölümün gerçekleştirdiği tüm aktiviteler ve stratejiler eleştirilerimin odağındadır (örneğin; Ne Oldu da Kurumsal Organizasyonlarda İnsan Kaynakları Bölümü Kapandı). Gördük ki, uzaktan çalışma mümkün oluyormuş. Gördük ki, ara kontrol yöneticilerinin (müdür, müdür yardımcısı. şef, direktör, vb.) işgal ettikleri pozisyonların yarısından azı gerçekten işe yarıyormuş. Görüyoruz ki, bize yeni bir insan kaynakları anlayışı hizmet etmeli. Yazılarımın katkısı oldu mu bilmiyorum ama, bir virüs bu yeni çalışma sistemini anlamak için yeterli oldu sanırım. 

Evladım terliyken soğuk su içme… 

Benim yaş grubum (40’ların ortası diyelim) elinde bez ile dolaşan annelere aşinadır. Toz almak için değil, terleyen oğlunun veya kızının sırtına koymak için. Ve 3 öğün yemeğe. Hem de çorba, ana yemek, makarna-pilav, tatlı ve salata dahil. 

Akşam TV seyrederken meyve yemeye de… Ispanak yemeye, kereviz yemeye, karnabahar yemeye aşinadır. Ve her şeyi zamanında tüketmeye. Ne dersiniz, bu açıdan baktığımızda, hepsi ne kadar yerli yerinde bir yaşam tarzıymış meğer. Doğru yaşam tarzı için bilime ihtiyacımız sonsuz ve annelerimizin bildiklerine de!

Gözler ruhun aynasıdır! 

Ben sarılmadan da kalplerin temas edebileceğini düşünenlerdenim. İçten bir bakış, içten bir tebessüm, içten bir merhaba, çok -ama tahmininizden de çok- şeyi çözer. Hakikaten biz ne ara birbirimize bakmayı unuttuk!

Çocuklaşma zamanı mı yoksa? 

Eğitim verdiğim ve kurumsal dünyadaki çocuk sahibi yetişkinlerin ortak sıkıntıları, çocuklarına yeterli zamanı ayıramamak olur. Sizce de onlarla oynamanın, onları dinlemenin, onlarla dertleşmenin, biraz da çocuk olmanın zamanı değil mi şimdi? 

Onların yaklaşımlarını anlamak, onlara yaklaşmanın temel şartıdır.

Bir de zamanım olsa… 

Alın elinize bir kitap, kendinize güzel bir kahve hazırlayın, fonda sevdiğiniz şarkılar… hani daha önceden zaman yoktu ama şimdi evdeyiz. Yoksa kitap okumak için bir türlü bulunmayan zaman sizin kendiniz için bir şeyler yapmama kararınızı başkalarından (hatta kendinizden bile) gizleyen bir perde miydi? Bunu da düşünün, ama elinizde kitapla düşünün. 

Sağlıklı olmaya özen göstermek bir dönem işi veya tarz değildir. 

Anlamayana davul ve anlayana sivrisinek… Özen her zaman, her şartta gerekli. Medeniyet budur. Daha da bu maddeyi açmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Başlık gerekli mesajı taşımakta.

Belirsizlikler dünyasına hoş geldiniz! 

Mart ayı içerisindeyiz. Bu soruyu sormam ve sizin cevap vermeniz için şartlar yerli yerinde. Bu yılbaşını nerede, nasıl kutladınız. Bu seneye dair beklentileriniz nelerdi? 

Şimdi ne yapıyoruz, bir de ona bakın. Çok şey yazılacak ve çizilecek ben açılışını yapmış olayım: Belirsizlikler Dünyasına Hoş Geldiniz!

Arda Ös

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.