10 maddede derbi, Süper Lig’de teknik direktör değişimleri, Avrupa’nın liderleri, Massimiliano Allegri ve milli ara öncesi son hafta…

Beşiktaş – Fenerbahçe
Süper Lig’in 11. haftasında, Tüpraş Stadyumu’nda Fenerbahçe, 2-0 geriye düştüğü maçtan muhteşem bir geri dönüşe imza atarak 3-2 galip ayrıldı.
Maça hızlı başlayan Beşiktaş 20 dakikada 2 gol buldu. Ancak Orkun Kökçü’nün kırmızı kartı dengeleri değiştirdi. Fenerbahçe, rakibinin 10 kişi kalmasından faydalanarak oyunu rakip yarı sahaya yıktı. Ve özellikle kanatlardan geliştirdiği ataklarla art arda pozisyonlar bulmaya başladı.
Skriniar ve Oosterwolde’nin savunma çizgisini daha önde çekmesiyle Sarı Lacivertliler ilk yarının son 20 dakikasında oyunu neredeyse tamamen 2. ve 3. bölgelerde oynadı. Nitekim bunun karşılığını da devreyi 2-2 tamamlayarak aldı.
İkinci yarıda beklenenin aksine oyunu biraz daha geride kabul eden, temposu düşük bir Fenerbahçe izledik. Öyle ki; rakibinden 1 kişi eksik oynayan Beşiktaş’ın net olarak değerlendirilebilecek bir pozisyonu bile vardı. İsmail Yüksek’in olağanüstü performansı ve John Duran’ın bireysel beceri ve azmi sayesinde gelen golle Fenerbahçe fişi çekti ve maçı muhteşem bir geri dönüşe imza atarak kazandı.
Büyük bir maçı, her ne kadar rakip erken sayılabilecek bir dakikada 10 kişi kalmış olsa da, 2-0 geriye düşmüşken 3-2’ye getirerek kazanmak ve bunu bir de deplasmanda yapabilmek takdire şayan bir başarı ve Tedesco son dönemde yakaladığı ritimle bu başarının mimarı konumunda.
Alman hoca, Mourinho sonrası takımda rüzgarı tersine çevirdi desek yanılmış olmayız. Sarı Lacivertli ekip bu galibiyetle zirve takibini sürdürürken Beşiktaş henüz 11. haftada, artık şampiyonluk mücadelesinden tamamen koptu denilebilecek bir yere konumlandı ve hatta birçok futbolsever siyah beyazlıların ligi ilk 3’te bitirebileceğini bile düşünmüyor.

Galatasaray – Trabzonspor
Lig lideri ve son 3 sezonun şampiyonu Galatasaray, sahasında bu maça kadar 2. sırada bulunan Trabzonspor’u ağırladı. İki takımın da form grafiğine bakıldığında maçtan beklenti yüksekti. Pozisyonların aktığı, karşılıklı gollerin atılacağı bir müsabaka beklenirken karşılaşma maalesef beklentilerin biraz altında geçti.
Çoğunlukla düşük tempo devam eden maça dair akılda kalan tek şey belki de Trabzonspor orta sahasının gösterdiği performanstı. Özellikle Oulai takımının geçişlerinde etkin rol oynadı ve Bordo Mavililerde sahanın yıldızıydı. Hafta içinde oynayacağı Ajax maçı öncesi tempoyu rölantide tutan Galatasaray’da ise, kuşkusuz ki hedef bu maçı da kazanarak Şampiyonlar Ligi arenasında devam eden istikrarlı grafiği sürdürmek ve ilk 8 için daha iddialı bir konuma gelmek.
Premier Lig’de Bu Hafta

Arsenal, o sene bu sene gibi…
Ligde en yakın takipçisi Manchester City’nin 6 puan önünde yer alan Arsenal için bu sene şampiyonluk çanları hiç olmadığı kadar yüksek tonda ve alışık olmadığımız kadar erken haftalardan çalmaya başladı. Duran toplardaki gol bulma başarıları, savunmanın kusursuza yakın performansı, takım oyununun tabiri caizse tıkır tıkır işliyor olması topçuların liderlik koltuğunda nasıl da hak ederek oturduğunun cevabı gibi. Liverpool’un kötü oyunu ve buna bağlı gelen art arda mağlubiyetler, City’nin istikrarsız formu gibi etkenler Arsenal’i zirvede ‘’şimdilik’’ rakipsiz bırakacakmış gibi görünüyor. Big Six içerisinde yer alan takımlardan yarısının sezona istediği gibi başlayamaması, Sunderland ve Bournemouth’un beklenmedik performansları da ligi bu sezon çok daha ilginç ve izlenilir kılıyor.

Real Madrid Gümbür Gümbür
Geçtiğimiz hafta alınan El Clasico galibiyetinden sonra, gözler bu hafta da Santiago Bernabeu’da oynanacak olan Valencia maçındaydı. Xabi Alonso’nun ekibi sezonun başından beri sergilediği baskın oyununu, kötü bir sezon geçiren yarasalara karşı vites arttırarak devam ettirdi.
Fransız yıldız Kylian Mbappe’nin, Arda Güler’le geliştirdiği ortaklıktan doğan şapka çıkarılası performansı, Jude Bellingham’ın yavaş yavaş kendini bulduğunu takıma hissettiriyor olması bu maçın da kazanılmasında önemli rol oynayan faktörlerdendi.

Juventus, Spalletti ile İlk Sınavında
2022-2023 sezonunu Napoli ile şampiyon tamamladıktan sonra görevinden ayrılan ve İtalya milli takımının başına geçen Spalletti, kısa bir süre sonra başka bir takımın hocası olarak Serie A’ya geri döndü. Kolundaki Napoli dövmesiyle, çıktığı ilk maçta 3’lü savunma tercih eden Spalletti, Bremer ve Kelly’nin yokluğunda kendine has denemelerine bir yenisini daha ekledi ve Koopmeiners’i stoper pozisyonunda denedi. Kanat bekleri Kostic ve Cambiaso’nun ayağından bulduğu gollerle maçı 2-1 kazanan Juventus’ta takımın uzun vadede nasıl bir performans sergileyeceği merak konusu. Ancak kadro kalitesinin bu seviye bir takım için rakiplerine göre hayli düşük kalması, sezon başında takıma katılan isimlerin henüz bekleneni verememiş olması Torino ekibi için düşündürücü.

Bayern Münih Şampiyon mu?
Vincent Kompany’in ekibi Avrupa’da bu sezon oynadığı tüm maçları kazanan tek takım konumunda. Öyle ki; bu istatistik onlar için ‘’makine’’ benzetmesini yaptırıyor herkese. Kelimenin tam anlamıyla, Harry Kane önderliğinde bir tank gibiler. Önlerine kim geçse hem oyun hem de skor anlamında ezip geçiyorlar. Sadece 9 haftada Bundesliga’da 33 gol atıp (maç başına neredeyse 3.7 gibi korkunç bir ortalama) sadece 4 yediler ve bunların 2’si tek maçta geldi. Bu süreçte ezeli rakipleri Borussia Dortmund’u da mağlup eden Bayern Münih, her ne kadar henüz bunu söylemek için erken olsa da kendi liginde tarihin en erken şampiyonluğunu alacak gibi görünüyor.
Şampiyonlar liginde de durum farklı değil. Zira Alman ekibi orada da kendileri gibi makine olan 1. sıradaki PSG’nin hemen ardında, 2. sırada yer alıyor. Bu iki takımın bu hafta Şampiyonlar Ligi’nde Parc De Princes’de oynayacakları maç birçok futbol otoritesine göre bu senenin erken finali.

Massimiliano Allegri’nin 1-0 Skoruna Duyduğu Aşk
Milan bu hafta sahasında konuk ettiği Roma’yı, Pavlovic’in ayağından bulduğu golle 1-0 mağlup ederek kapattı. Gerçi Gasperini’nin takımı son dakikalarda Dybala ile bir penaltı atışından yararlanamadı ama nihayetinde maç 1-0 tamamlandı. Milan’ın başına bu sezon geçen Allegri için 1-0 sadece bir skor olmanın çok ötesinde.
Öyle ki; İtalyan teknik adamın kariyerindeki maçların birçoğu bu skorla tamamlandı. Bu, onu modern dönemde (özellikle Serie A tarihinde) “en çok 1-0 kazanan teknik direktörlerden biri” yapıyor ve hatta bu yüzden İtalyan basınında “Mister 1-0” veya “l’uomo dell’uno a zero” (1-0’ın adamı) olarak anılıyor.
Hocanın prensibi maçı kazandıracak skoru bulmak ve bu skoru bulur bulmaz muhafaza etmek. Çıktığı maçları sadece kazanmak için değil, 1-0 kazanmak için ekstra çaba sarf ettiğini zaman zaman hepimizin düşündüğü bir adam kendisi. Ancak tüm bunların yanında büyük saygı duyulası bir isim. Bugüne kadar elde ettiği zaferler ve başarılar bir yana, bu Milan’ı ligde lider yapmak, şampiyonluğun en büyük adayı gibi göstermek gerçekten zor iş. Ne diyelim? Büyüksün hoca…

Konyaspor’da Çağdaş Atan Dönemi
Konyaspor birkaç haftadır devam eden kötü gidişatın ardından teknik direktör Recep Uçar ile yollarını ayırma kararı aldı ve yeni hocasını Çağdaş Atan olarak açıkladı. Konyaspor’un yerel muhabirlerinden Melih Cantürk’ün aldığı duyum ve aktardığı haberlere göre Çağdaş Atan, Recep Uçar’ın ayrılığı sonrası en büyük adaydı.
Sezona Başakşehir ile başlayan Çağdaş Hoca, ligin 2. haftasında alınan beraberlik sonrası İstanbul ekibiyle yollarını ayırmıştı. Daha önceki takımlarında set hücumuna bağlı modern futbol izlettiren Atan, bekleri Alanyaspor’da yaptığı gibi iç koridorda kullanarak oyunu üçlü savunmayla kurmayı ve hücuma çıkarken 2. bölgede takımı kalabalıklaştırmayı seven bir hoca.
Kanat oyuncularının orta yapmasından çok iç koridor koşusu yapmasını isteyen Çağdaş Hoca, hücumda uzun veya dikine topu değil kısa paslarla bağlantıyı tercih ediyor. Konyaspor’un mevcut kadrosuyla önümüzdeki günlerde ilk maçında bize nasıl bir futbol izleteceğini merak ediyoruz.

Süper Lig’de Teknik Direktör Rüzgarı
Son olarak Recep Uçar’ın da görevden ayrılmasıyla ligde 11. hafta itibariyle teknik direktör değişimine giden takım sayısı 10’a yükseldi. Ligimizin istikrarsız sonuç alan takımlarında faturanın hemen menajerlere kesilmesi alışkanlığı devam ediyor. Kötü sonuçlar alan takımlarda oyuncuların isteksizliği, oyuna reaksiyon veremiyor olmaları görmezden geliniyor ve hemen teknik direktör değişimine gitmek tek çareymiş gibi görülüyor. Bakalım sezon sonuna kadar bu sayı kaç olacak?

Milli Ara Öncesi Son Hafta
Avrupa’da milli ara öncesi son haftaya girilirken heyecan duyulacak bir maç bülteni bizleri bekliyor. Hafta içi Şampiyonlar Ligi’nde oynanacak Liverpool-Real Madrid, PSG-Bayern Münih gibi maçlardan sonra, hafta sonu da Tottenham – Manchester United, Manchester City – Liverpool, Lyon – PSG ve Inter – Lazio gibi seyir zevkinin yüksek olması beklenen maçlara sahne olacak. Heyecanla beklediğimiz bir haftayla milli araya gireceğiz.
Kapak Fotoğrafı: Photo by Abigail Keenan on Unsplash

