21 Şubat 2020

Vedat Türkali: Şiirden Romana, Sinemadan Tiyatroya

10layn

O gerçeği görmekten kaçanlardan mıydınız, üstüne yüreklice varanlardan mı?

Kısaca Vedat Türkali Kimdir?

1919 yılında Samsun’da dünyaya gelen şair, yazar ve senarist Vedat Türkali ya da asıl adıyla, Abdülkadir Pirhasan, Türk edebiyatının ve sinemasının en değerli ve üretken isimlerinden biriydi.

Asker olduğu için ilk şiir ve yazılarını Hasan Denizli takma ismiyle yazan Türkali, 1960’dan itibaren eserlerini Vedat Türkali takma ismiyle yayımlamıştır. Ayrıca Hüsamettin Gönenli ismiyle yayımladığı yazıları da bulunmaktadır.

Türkiye sosyalist hareketinde önemli bir yere sahip olan Türkali, 29 Ağustos 2016 tarihinde, organ yetmezliği sebebiyle Yalova Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetmiştir.

Düzen, yıkıntısını geciktirmek için en bireyci, en bencil yanımıza itiyor bizi. Cinsel tutkularımızı abartıp duruyor. Dergisi, radyosu, sineması… Şeytana dayanmak zor bu çağda! Tanrı gençlerin yardımcısı olsun! Poligam yaratıklarız aslında. Monogamlık zorlama… İnanç işi… Kimileri aldırmıyor. Kimileri de çok önemsiyor aldatılmayı.

Yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde tamamlayan Türkali, mezuniyetinin ardından Akşehir, Maltepe ve Kuleli Askeri Liseleri’nde edebiyat öğretmeni olarak görev yapmıştır.

Üç gün önce bir kızı kitap çalarken yakalamış Rıza. ‘Getirme bana’ dedi. ‘Ver kitabı gitsin kız!’ Rıza da şaşırdı. Aziz Nesin’in bir kitabıydı. Parayı kendisi ödedi kasaya. Gülüyorlardı çalışan çocuklar. Ne yapacaktı, karakola mı gönderecekti? ‘Ekmek, kitap çalanlara ceza olmaz!’ dedi. Ülkeyi çalıyorlar, kitap çalanla mı uğraşacağız!

1951 yılında, siyasi eylemleri sebebiyle tutuklanan yazar, 9 yıl ceza almış, cezasının 7. yılında şartlı tahliyeyle serbest bırakılmıştır.

Mutluluk da yorar insanı. Pırıl pırıl bir ırmakta yüzüyorsun, mutluluk dediğin bu. Bir kıyıda, bir dönemeçte arada bir ortaya çıkıveren pis bulanık akıntılardan uzaklaşacaksın, güçlü kulaçlar atmam gerek. Sık sık oldu mu da, yoruluyor insan. Timsahlar, suaygırları, ağulu yılanlar var ırmakta. Ne çok düşmanı var mutluluğun…

1958 yılında serbest kaldıktan sonra Cumhuriyet gazetesinde düzeltmenlik yapmaya başlayan Türkali, 1959’da Rıfat Ilgaz ve Suavi Barutçuoğlu ile birlikte Gar Yayınları isimli yayınevini kurmuştur. 

Türkali, aynı dönemde Yılmaz Güney’le tanışmış ve onun da desteğiyle senaristliğe başlamıştır.

Şu esnaf, şu tüccar, şu işçi, şu atölye sahibi, şu memur camiden çıkıp işlerine dönecekler birazdan; soyan soyacak, soyulan soyulacak! Namazla, mevlitle mi değiştirecektin dünyayı!

İlk senaryosu, 1960 yılında kaleme aldığı Dolandırıcılar Şahı’dır.

Senaristlik yapmaya devam ederken, 1965 yılında ilk yönetmenlik deneyimini yaşamıştır. Bu ilk filmi, hem senaryosunu yazdığı hem de yönettiği Sokakta Kan Vardı’dır. Filmin başrolünde ise, Yılmaz Güney oynamıştır.

Acı çektirilen bir halka nasıl uzak dururum. (…) Türk’üm ama insanım önce! Ermenilere, Süryanilere, Alevilere de yakınlık duyuyorum. Biliyorum ki, onlara acı çektirenler, Türk de içinde, herkese çektiriyorlar. Onlar kurtulmazsa bize de kurtuluş yok.

Ödülleri

  • Türkali’nin ilk ödülü, 1965 yılında, senaryosunu yazdığı Karanlıkta Uyananlar isimli filmiyle Altın Portakal Film Festivali’nde aldığı En İyi Senaryo Ödülü’dür. Karanlıkta Uyananlar, Türkiye’nin ilk politik işçi filmi olma özelliğini taşımaktadır.
  • Ayrıca 1971’de Dallar Yeşil Olmalı oyunu ile TRT Sanat Ödülleri Yarışması’nda TRT Oyun Ödülü, 
  • 1974 yılında Bir Gün Tek Başına isimli romanıyla Milliyet Yayınları Roman Yarışması’nda birincilik,
  • Aynı yıl Bedrana senaryosuyla Çekoslovakya Karlovy Vary Şenliği’nde Cidalc ve İşçi Sendikaları Özel Ödülü,
  • 1976’da Bir Gün Tek Başına romanıyla Orhan Kemal Roman Armağanı,
  • 1977’de Kara Çarşaflı Gelin senaryosuyla Altın Portakal Film Şenliği’nde En İyi Senaryo Ödülü,
  • 1978’de Güneşli Bataklık senaryosuyla Çekoslovakya Karlovy Vary Şenliği’nde Cidalc ve İşçi Sendikaları Özel Ödülü, 
  • 1999 yılında Kara Çarşaflı Gelin ile İstanbul Film Festivali’nde Onur Ödülü,
  • 2016’da Beyaz Martı Edebiyat Onur Ödülü almıştır.

Polis korkusu azalıverir meyhanelerde. Hemen her çağda iktidarlar, sarhoşlarla gizli bir anlaşma yapmış gibidirler. Konuşun, edin; meyhanede kalsın. Birazını da eve saklayın isterseniz. Ama sokağa, alanlara, işyerine , hele fabrikalara aslaa!…

Edebiyata şiirle adım atan Türkali, özellikle devrimci sanat çevrelerinde yayılan İstanbul isimli şiiriyle tanınmıştır. 

Şiir yazmayı gençlik dönemlerinde bırakan usta yazar, cezaevinden çıktıktan sonra senaryo, oyun ve roman yazarlığına ağırlık vermiştir.

Türkali; düzyazıları, söyleşileri ve savunmalarını, 1985’de Bu Gemi Nereye, 2001 yılında Tüm Yazıları Konuşmaları ve 2014 yılında Tüm Yazıları Konuşmaları 2 isimli kitaplarda toplanmıştır.

Ayrıca yazar, 2001 yılında Komünist isimli bir anı kitabı kaleme almıştır.

Ne yapacaktık biz bu ülkede? Yetişmiş en iyi gençlerini düşman gören toplumda yaşamak ne ağır işti!

Romanları

Türkali’nin ilk romanı Bir Gün Tek Başına, 1974 yılında yayımlanmıştır. Roman, 27 Mayıs Askeri Darbesi öncesinde aydınların bunalımını ve içine girdikleri çıkmazı anlatmaktadır.

Bir Gün Tek Başına’yı 1983 yılında yayımlanan Mavi Karanlık, 1986’da Yeşilçam Dedikleri Türkiye ve 1990 yılında Tek Kişilik Ölüm izlemiştir.

On yıl boyunca üzerinde çalıştığı, İkinci Dünya Savaşı dönemi Türkiyesini anlatan Güven isimli romanı 1999 yılında yayımlanmıştır. 

2004 yılında Kayıp Romanlar, 2009 yılında Yalancı Tanıklar Kahvesi ve son romanı, Bitti Bitti Bitmedi 2015’de yayımlanmıştır.

Bitmemek için savaştığımız kadar insanız.

Eserleri Hakkında

Türkali, gerçekçi bakış açısıyla kaleme aldığı eserlerinde, toplumsal sorunlara, toplum-birey çatışmalarına yer vermiştir. Türkali’nin insan ilişkilerini derinlemesine incelediği eserlerinde, hem coğrafyaya özgü nitelikler hem de evrensel bakış açısı aynı anda dikkat çekmektedir.

Onlarca senaryoya imza atan Vedat Türkali; gerçekçi yaklaşımı kadar akıcı ve sinematografik anlatım tekniği ve kurgusuyla da edebiyata katkıda bulunmuştur.

Ayrıca yazarın, Türkiye gelenek ve değerlerine odaklandığı, ikisi türkülerle işlenmiş, epik yapıda üç oyunu bulunmaktadır. 141. Basamak, Bu Ölü Kalkacak ve Dallar Yeşil Olmalı isimli bu üç oyun, özgün öncü özelliklere sahiptir.

Yenildiğini bilmeyen kişiyi yenemezsin.

Hayatına Dair…

  • Eski Türkiye Komünist Partisi üyesi olan Türkali, aynı zamanda yöneticilik de yaptığı Türkiye Yazarlar Birliği ve Barış Derneği ile Tiyatro Yazarları Derneği üyelerindendi.
  • Türkali, 12 Eylül 1980 Darbesi’nden sonra Aydınlar Dilekçesi ve Barış Derneği davalarında yargılanmıştır. 
  • Yazar, 2002 seçimlerinde DEHAP’tan milletvekili adayı olarak aktif siyasette de yer almıştır.
  • Sanatçılar, kültür-sanat kurumları ve insan hakları savunucuları, 1 Mayıs 2014 – 1 Mayıs 2015 yıl aralığını Vedat Türkali Yılı ilan etmişlerdir. İlk kez yaşayan birine armağan edilen bu bir yıl boyunca çeşitli etkinlikler düzenlenmiştir.
  • Türkali, oyuncu Deniz Türkali ile şair ve sinemacı Barış Pirhasan’ın babası; şarkıcı Zeynep Casalini’nin dedesidir.

E-bültenimize kaydolun.