3 Temmuz 2021

Ön Yargı Sıfırlama (Mind + Set Reset) – Bölüm I

Arda Ös

Kabul edin ya da etmeyin, hoşnut olmadığınız birçok kararın faili, ön yargılarınızdır.

Ön yargılar çoğu zaman ‘kendiliğinden’miş gibi oluşur ve görünür. Genellikle bir ön yargı geliştirdiğinizi ya da geliştirmiş olduğunuzu farkında olmazsınız, ama değerlendirmelerinizi ön yargılarınızla yaparsınız.

Hazır ön yargılar, zihinsel olarak satın aldıklarımızdır. Bunlar kullanıma hazırdır. Suçlu cezalandırılmalı, haklı kazanmalı ve mutlu olmalı, çok okuyan çok bilmeli, çok gezen de çok okuyandan daha iyi bilmeli gibi… 

Neredeyse hepsi “çiğnemeden yutulmuş” ve neden kabul edildiği çok iyi incelenmemiş fikirlerdir. 

Oluşturulmuş ön yargılar; iyi analiz edilmeden, tecrübelerimize dayanarak geliştirdiğimiz ve bir araya getirdiğimiz fikirlerdir. Örneğin; para harcarsam tasarruf edemem, vb.

İlk bakışta kesinliği (keskinliği) ile göze çarpan bu fikirlerin böyle olmasının en önemli nedeni, birinci elden tecrübeye dayanıyor olmasıdır. Kötü tarafı; genel geçer ve doğru gibi görülürler. Aynı zamanda bu fikirlerin değiştirilmesi ya da yeniden yapılandırılması çok çok çok zordur.

Dogmalar ise; her iki türün karmasıdır. Çiğnemeden yutulması bir kenara dursun, hap gibi yutulmuş/yutturulmuş fikirlerdir. Tehlikesi, dogmalarınıza dönüp bakmazsınız bile. Çünkü sihirli bir karışımdır: Bilgi + Tecrübe + Algı =Tutum’dur. Zaten tutum da, kendiliğinden inanç ile kaynaşır.

Her ne türden olursa olsun, ön yargının en sevmediği şey, onu sorgulamanızdır. Fakat bu kadarla kalmaz, nefret ettiği şeylerin listesi de son derece kabarıktır.

Farkındalık, ön yargı için büyük tehdittir. Fakat sinsi bir ön yargı, farkında olmanın tutumu değiştirmeyeceğini bildiği için; farkında olduğunuzun farkına varmanızı, bile isteye bloke eder. Silahı budur: Fark ettiğini, fark etmesen de olur.

Kurban Psikolojisi

Şimdi rahat rahat ‘Kurban Psikolojisi’ üzerine konuşabiliriz. Çünkü “fark ettiğin” çıplaktır. Daha doğru bir anlatımla; henüz natureldir, nötr aşamadadır. 

Hadi, şimdi onu giydirelim: Zamanın yok, paran yok, doğru kaynaklara erişimin imkansız, bunu öğrenmen çok zaman alacak, bunu deneyenler hep başarısız oldu, enerjin yeterli değil, artık yaşın buna uygun değil… Ama’larla başlar ve asla sonu gelmez. Sonunda da, şartların(ın) kurbanı olursun.

Fakat bu şartların hemen hemen hepsi gerçek değildir. Deneyimlemeden oluşturulmuş, el yordamıyla bir araya getirilmiş, zihinsel şartlanma ve/veya şartlandırılmalardır. İster kullanıma hazır olsun, ister sizin tarafınızdan yapılandırılmış olsun, ister dogma olsun; birinci elden ve doğru/yeterli deneyimden yoksunsa; ÖN YARGIDIR! 

“İnanç, umut, para – sadece bir aziz üçüncüye sahip olmasa da, ilk ikisine sahip olabilirdi.” George ORWELL, Aspidistra, Can Yayınları, s.75 

Gelelim sonuçlara, çünkü ön yargıların sonuçları vardır. Elbette bunu bilmek için alim olmaya gerek yok. Bu sonuçlar hayatınızı etkiler. Yani bu, %100 sizinle ilgilidir. 

Fark ettiğini fark etmemek – veya fark etsen bile fark etmemiş gibi devam etmek (hatırlayınız, ön yargının gizli silahı)- tabii ki tamamen deneyimin birinci tekil kişisini bağlar. 

Ya bu, gördüğünüz her bir kişi için geçerli olursa?

Devam edecek…

Arda Ös

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.