10 Şubat 2021

10 Maddede Tarihin En Büyük Komutanlarından Hannibal Barca

Reşit Sözüdoğruol

Akdeniz’in İki Büyük Devleti

Milattan önce 200’lü yıllarda Akdeniz’de iki büyük devlet vardı: Kartaca ve Roma. 

Kartaca, Kuzey Afrika ve İspanya’da; Roma ise, İtalya ve çevresinde hüküm sürüyordu. Bu iki büyük devlet Akdeniz üzerinde hakimiyet mücadelesi veriyorlardı. 

Hannibal Barca’nın babası, Kartaca ordusunun bir generaliydi ve hayatını Roma ile mücadeleyle geçirmişti. Henüz küçük bir çocuk olan Hannibal’ın ellerini, kan dolu bir kaseye batırarak ondan bir söz vermesini istedi; hayatın boyunca Roma ile savaşacaksın.

Hannibal Barca, 26 yaşına geldiğinde, Roma’yı Roma topraklarında vurmak isteyen ve bugün Tunus topraklarında kalan Kartaca Senatosu’nun desteğiyle komutan unvanını aldı. Ordusuyla uzun bir yolculuğa çıkma kararı verdi. Amacı, Roma’yı dize getirmek ya da bu uğurda ölmekti. 

Roma’ya Akdeniz üzerinden gidemezdi, çünkü Kartaca’nın Roma ile yaptığı antlaşma gereği yeterince gemileri yoktu. O da peşinden gelen 50.000 asker ve 37.000 fil ile İtalya’ya doğru yola çıktı. 

Bu 17 yıl sürecek bir savaşın başlangıcıydı ve İkinci Pön Savaşı olarak tarihe kazınacaktı.

hannibal barca

Avrupa topraklarında ilerleyen Hannibal’ın ordusunun önündeki ilk büyük engeller Pirene ve Alp Dağlarıydı. Alpler karla kaplı yüksek zirveleri olan Avrupa’nın en büyük sıradağlarındandır, özellikle kış aylarında geçilmesi neredeyse imkansızdır. Kartaca Ordusunun önünde 200 kilometre boyunca sadece kar ve buz vardı. Bu nedenle yerel topluluklardan destek almaları gerekiyordu. Fakat yerli halka pek güven olmazdı, çünkü onlar Barbar olarak adlandırılan Galyalı Kabilelerdi. Sadece kendilerine sadıktılar. Ancak Hannibal’ın onlara güvenmekten başka çaresi yoktu.

Hannibal Barca’nın Galya Kabileleri hakkındaki düşüncesi doğru çıkmıştı. Dağlık geçitlerde onlara yol gösteren Barbar Kabileler, kılıçlarını Hannibal’a çevirip birçok büyük pusu kurmuşlardı. Tek sorun onlar da değildi. Bir de buzlarla kaplı dar geçitler ve açlık vardı.

Tüm bu zorluklara rağmen, Kartaca Ordusu; onlarla beraber yürüyen, aynı yemeği yiyen, aynı yerde yatan ve liderlik vasıfları zamanın çok ötesinde olan bu çılgın adama sonuna kadar bağlıydı.

Hannibal Barca, ya yeni bir yol bulur ya da yeni bir yol yaparız, diyerek gittiği Alp Dağlarına çıktığında askerlerinin ve fillerinin üçte birini kaybetmişti. Güçlerinin önemli bir bölümünü kaybeden Kartacalılar, artık Roma’yı yenebilecekleri konusunda şüpheye düşmüşlerdi.

Hannibal Barca bu durumu otobiyografisinde şöyle anlatmıştır;

‘Hiçbir savaş sadece sayılarla kazanılmaz, önemli olan hayatta kalma arzusudur.’

Bunu askerlerine göstermek için esirler arasında bir yarışma düzenler. Kazanan özgürlüğünü alacak, kaybeden ise zaten ölmüş olacaktır.

Alplerden inen Kartaca Ordusu ile Romalılarla ilk büyük muharebesi başlamıştı. Trebia Muharebesi olarak da bilinen bu savaşta, 29.000 Romalı ve 5.000 Kartaca askeri ölmüştü.

Bu savaşın önemi, Hannibal’ın askeri dehasını Avrupalılara kanıtlamış olmasıydı. O, karşı tarafın her hareketini, her adımını ve her manevrasını tanıyıp, savaş alanını bir oyun tahtası gibi kullanmıştı. Yaptığı karmaşık kombinasyonları Romalı komutanlar anlamamışlardı, anlamadan yok olmuşlardı.

Bu galibiyetten sonra Galyalı ve Kelt topluluklarının önemli bir desteğini alarak ordusunu güçlendirdi ve İtalya içlerine ilerlemeye başladı. Bundan sonraki büyük zaferi, Trasimene Gölü Muharebesi’ydi. Hannibal Barca, bu bölgeye günün belirli saatlerinde sis çöktüğünü fark etmiş ve sisten faydalanarak askerlerini gizlemiş, başka bir noktaya tuzak kamp kurmuştu. Çok geniş bir arazide gerçekleşen savaşta 15.000 Romalı asker ölürken, sadece 2.500 Kartaca askeri ölmüştü.

Hannibal Barca sadece savaşmıyordu, yok ediyordu. Roma’nın diz çökmesi için, geçtiği bütün köyleri, şehirleri ve tarlaları yok ederek ülkeyi kıtlağa sokmayı amaçlamıştı.

hannibal barca coin

Kartaca ve Roma arasındaki 3. büyük muharebe MÖ 2 Ağustos 216’da yaşanan ve tarihe Cannae Muharebesi olarak geçen, o kanlı meydan savaşıdır.

O güne kadar yaşanmış en kanlı ve en hızlı savaştır. Roma ve müttefiklerinin oluşturduğu yaklaşık 87.000 kişilik ordu, bütün yenilgilerinin intikamını almak için gelmiştir. Hannibal’ın ise, 50.000 askeri vardır. 

Bu savaş tarihe, Hilal Taktiği’nin uygulandığı ilk büyük savaş olarak girmiştir. Romalılar, Kartacalıları itiyor, Kartacalılar da yavaş yavaş geriledikleri için kaybettiklerini düşünüyorlardı. Halbuki Hannibal’ın planı zaten buydu. Romalılar ilerleye ilerleye, bilmeden hilalin ortasına gömülmüşlerdi. Kartacalılar da düşmanı sardıklarının farkında değildi. Hilal iyice kapandı ve ardından Kartacalı süvariler, düşmanlarına arkalarından saldırarak Romalı askerleri dairenin içine sıkıştırmış oldular.

Savaş sadece 6 saat sürmüştü. 6 saat içinde 70.000 Romalı meydanda yok edildi. Kartaca’nın kaybı ise, sadece 5.000 oldu. 

Hannibal’ın biyografisinde bu an şöyle anlatılıyor;

‘En büyük komutan İskender bile böyle bir zafer kazanmamıştı.’

Hannibal Barca, eskiden çok az kişinin bildiği bir isim, dağlardan gelen gölgeydi. Oysa artık İtalya’nın kalbine ulaşmıştı. 

İşte, Barca’nın özelliği buydu. Tüm savaşı önceden zihninde canlandırabiliyordu ve meydandaki kimse, nasıl bir planın parçası olduğunu bilmeden büyük kuklacının oyuncağına dönüşüyordu.

Cannae Zaferi, askeri tarihi baştan sona değiştirdi. İnsanlar zaferin sadece sayılar, disiplin, güç ve zenginlikle kazanılmayacağını o gün anladı ve Askeri Terminoloji’ye yeni bir terim girdi “İmha Savaşı”

Cannae Zaferi sonrasında, Güney İtalya’da bazı şehirler Hannibal’ın tarafına geçti, Roma adete derin bir parçalanma sürecine girmişti. Sırada Roma’nın merkezini, Roma şehrini işgal etmek vardı. Ama Hannibal bunu yapmak istemiyor, bunun yerine Roma’nın diz çökmesini, teslim olmasını bekliyordu. Çünkü o, Kartaca’nın karşısında yok olmuş bir Roma değil; zayıf, güçsüz kalmış ve kontrol altında bir Roma istiyordu. Fakat bu onun tek ve en büyük hatası olacaktı. 

Hannibal Barca, Roma Senatosu’na teslim şartlarını gönderdi, ancak Romalıların teslim olmak gibi bir niyeti yoktu. Roma asla boyun eğmedi, hatta barış kelimesinin söylenmesini bile ölümle cezalandırdı.

Cornelius Scipio Africanus

Genç, hızlı ve zeki… Henüz pek fazla tecrübesi yok, ama Roma her şeyini ona emanet edecekti. Genç Scipio, Barca’dan çok önemli bir şey öğrenmişti: Nasıl savaşacağını. 

Hannibal 10 yıldan fazla süredir Roma topraklarında ordusuyla cirit atıyordu, hiç kaybetmemişti. Scipio ise, Hannibal’ı çok iyi gözlemlemiş ve bir öğrenci gibi bütün savaş taktiklerini kavramıştı. Senatoyu ikna etti ve şu akıllıca kararı verdi: Hannibal ile savaşmayacaktı, Kartaca’ya gidip Kartaca’yı işgal edecekti, tıpkı onun yaptığı gibi. Zaten Hannibal da zor durumdaydı, kardeşi ona yardıma gelirken ölmüş ve kendisi de bir gözünü zehirli bir böceğin ısırığından dolayı kaybetmişti. Ayrıca Kartaca Senatosu Hannibal’ın çok güçlendiğini düşünüp ona destek göndermek yerine, geri dönemesini istiyordu.

Scipio komutasındaki Roma Ordusu’nun Kartaca’ya girdiğini duyan Hannibal, hemen toparlanarak ordusuyla birlikte geri dönmek zorunda kaldı.

Zama Muharebesi
Zama Muharebesi

Scipio ile bir dizi çatışmadan sonra, iki ordu karşı karşıya geldi. Hannibal’ın ordusu 17 yıldır aralıksız savaşmış ve yorgun düşmüştü. Ayrıca bazı Kartaca yanlısı kabileler Roma tarafına geçmişti. Nitekim Hannibal bu savaşı kazanamayacağını biliyordu. 

Sonuç olarak, Zama Muharebesi 20.000 Kartaca askerinin ölümüyle sonuçlandı. 17 yıl süren İkinci Pön Savaşları bu şekilde acı bir sonla bitti. 

Kartaca, Roma ile şartları çok ağır bir antlaşma yapmak zorunda kaldı. Savaşın ardından kendini Roma’daki konsülün bir karşılığı olan Sufes olarak seçtiren Hannibal, Kartaca’nın ekonomisini düzeltmeyi başardı. Ancak Romalıların baskısıyla, Kartaca Senatosu onu görevden aldı ve gönüllü bir sürgüne gönderdi. 

Büyük komutan o güne dek Roma’yla 40’dan fazla kez çatışmaya girmiş, bu çatışmaların neredeyse hepsini kazanmış olmasına rağmen, Zama’da yenilmişti. Anadolu’da Roma’ya düşman krallıklarda Askeri Danışmanlık yapmaya başlayan Hannibal’ın, Bursa şehrini kurduğu bilinmektedir. Bitinya Kralı’na, Bursa olarak bilinen bölgeye bir şehir kurmasını önermiş ve şehrin ilk su kanallarını o yaptırmıştır. Ancak Hannibal’ın nefes alması bile Romalıları rahatsız etmektedir. En sonunda Romalı suikastçiler onun yerini bulurlar. Bitinyalı yetkililerin onu Romalılara teslim edeceğini anlayan Hannibal, evinin çevresini Romalı suikastçiler sarmışken ve 70 yaşında olmasına rağmen, yüzüğündeki zehri içerek kendi yaşamına kendisi son verme cesaretini göstermiştir.

Bu büyük komutan, yalnız ve hüzünlü şekilde bu hayattan ayrılmıştır. Ancak ne Romalılar ne de geri kalanları onun ismini saygıyla anmaktan geri kalmamıştır. 

Otobiyografisi Romalılar tarafından eklemeler yapılarak günümüze kadar ulaşmıştır. Onu örnek alan Roma Ordusu, kendisini yok etmeye gelen Hannibal’ın taktikleriyle bir imparatorluğa dönüşmüş ve 1000 yıldan fazla bir süre ayakta kalmıştır. 

Tarih boyunca birçok komutan Hannibal’ın taktiklerini kullanarak zafer kazanmıştır. Bu büyük komutanlardan biri de, Gazi Mustafa Kemal’dir. Kurtuluş Savaşı planlarını tam da Cannae Manevrasından yola çıkarak yapmıştır. Bildiğimiz kadarıyla Mustafa Kemal Paşa, öğrencilik yıllarından itibaren Hannibal’a ilgi duymuş, stratejilerini öğrenmiş ve ona saygı göstermiştir.

Hannibal Barca

Reşit Sözüdoğruol

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.