9 Şubat 2020

10 Maddede 731. Birim (Unit 731)

Beyza Ün

731. Birim ya da resmi adıyla, Kantō Ordusu Karantina ve Sulama Şubesi (ya da Salgın Hastalıkları Önleme ve Su Arıtma Merkezi), Çin-Japon ve II. Dünya Savaşları sırasında Mançurya bölgesinde aktif olan biyolojik ve kimyasal savaş birimidir.

İnsanlar üzerinde yaptıkları dehşet verici deney ve işkencelerle tanınan 731. birim, Japon İmparatorluk Ordusu tarafından kurulmuş ve ordunun himayesinde faaliyet göstermiştir.

731. Birim’in, yaş ya da cinsiyet ayırmaksızın en az 3000 kişiyi çeşitli deneylerde kullandığı biliniyor. 

Deneklerin büyük bir kısmının, ülke askeri ve polisi tarafından merkeze gönderildiği bugün kesinleşmiş bilgiler arasında.

731. Birim’in uyguladığı deney ve işkencelerin bir kısmı şunlardı;

  • Dondurma odalarında bedenlerin dondurulup daha sonrada nasıl çözüleceğini anlamak için uygulanan teknikler,
  • Bedenlerin açılarak organların incelenmesi,
  • Uzuvların kesilip başka bir bölgeye dikilmesi; çeşitli araçlarla uzatılması ve kırılması,
  • Göz çıkarma ve karın deşme,
  • Canlı olarak gömme,
  • Tecavüz ve zorunlu gebelik,
  • Beden tahribatını görmek için yakın mesafeden el bombası atma,
  • Açlık ve susuzluğa dayanma süresini ölçmek amacıyla aç ve susuz bırakma,
  • Basıncın insan bedenindekini ölçmek için denekleri basıncı sürekli artan basınçlı odalarda bekletme…

Deneylerde kullanılan kurbanlar, 4-5 hafta geçmeden ya ölüyor yada öldürülüyorlardı. Ölen denekler, krematoryumlarda yakılıyordu.

731. Birim bu deneylerle, ABD’ye karşı kullanılabilecek kimyasal ve biyolojik silahlar elde etmeyi ve Japonya’nın daha fazla güç kazanmasını amaçlıyordu.

731. birim

Korgeneral Shirō Ishii, kolluk güçlerinin gönderdiği savaş esirleri ve tutuklularla yetinmemiş, bölgenin dışına çıkarak Mançurya halkını da deneylerine dahil etmişti.

Ishii’nin hedefi ‘mükemmel veba’yı bulmaktı. Bu yüzden, vebayı köylere yayarak gözlemlemeyi seçmişti. Bölgenin yakınındaki köylerse, en ideal laboratuvarlardı.

Ishii ve ekibinin vebayı yaymak için kullandığı yöntemlerin bir kısmı şunlardır;

  • Hastalığın bulaştırıldığı pire ve farelerin alçak uçuş yapan uçaklardan köylere bırakılması,
  • Hastalığın suya enjekte edilmesi, vb.

Birim, yalnızca vebanın yayılmasında değil, deneylerinde kullandığı kolera, frengi ve şarbon başta olmak üzere, çeşitli virüs ve mikropların yayılmasında da başarılı olmuştur. Hastalanan insanların büyük bir kısmı ölmüş ya da acıya dayanamayıp kendisini öldürmüştür.

Birim, hastalıklarla ölen insanların bedenlerini incelemiş ve tüm insanlık dışı uygulamalara rağmen, düşmanlara karşı kullanılabilecek güçlü silahlar elde etme yolundan şaşmamıştır.

Japon hükümeti tarafından desteklenen 731. Birim’in faaliyetleri, II. Dünya Savaşı’nın ardından Kızıl Ordu’nun müdahalesiyle durmuştur. Birim çalışanları, müdahalenin ardından Japonya’ya kaçmıştır.

Shirō Ishii, tüm çalışanları birimde yaşananların sır olarak saklanması konusunda uyarmış, yakalanmaları durumunda intihar etmelerini kolaylaştırmak için her birine potasyum siyanür dolu birer şişe hazırlatmıştır.

Japon birlikleri, tesisleri ve kalıntıları yok etmeye çalışmışsa da, tesis savaş sürecinde ayakta durması amacıyla inşa edildiği için başarılı olamamışlardır.

Japonya’nın teslim olmasının ardından, ABD 731. Birim’i ve faaliyetlerini öğrenmiş Japonlardan bilgi almaya çalışmıştır. Ancak, savaş suçlusu olarak Sovyetler’e teslim etmekle tehdit edene kadar bilgi alamamıştır.

Bunun üzerine ABD ve Japonya, 731. Birim’de görev yapan bilim insanlarına ve liderlere dokunulmazlık vermek ve deneylerde elde edilen bilgileri almak üzere anlaşma yapmıştır.

731. Birim, yalnızca bir defa Tokyo Savaş Suçları Mahkemesi’nde gündeme gelmiş, ancak yeterli delil olmadığı için iddialar reddedilmiştir.

Bu süreçte Sovyetler Birliği sessiz kalmış, ancak konunun üzerini örtmemiştir. 731. Birim’e bağlı olarak görev yapan 12 üst düzey asker ve bilim insanının yargılanmasını sağlamıştır.

BONUS

Savaşın ardından serbest bırakılan Masaji Kitano, 1956 yılında kadar Japon Ulusal Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde çalışmaya ve akıl hastaları ile mahkumlar üzerinde deney yapmayı sürdürmüştür.

Beyza Ün

Tüm yazıları

E-bültenimize kaydolun.