23 Ekim 2019

Mehmet Kuşman: Urartuları Yaşatan Bekçi

10layn

Mehmet Kuşman ismine son yıllarda çok defa rastlamış olabilirsiniz. Biz, henüz bu ismi duymamış olanlar için verdiği röportajlardan hareketle Kuşman’ı ve yaşamını kısaca anlatmak istedik.

Mehmet Kuşman, dünyada Urartu dilini okuyabilen ve aynı zamanda konuşabilen az sayıda insandan biri. Kuşman’ın dışında dili bilenler ise, arkeolog ve akademisyenler.

Mehmet Kuşman, Van’da bulunan Çavuştepe ya da kurucusuna ithafen Sardurihinili olarak isimlendirilen kalenin 40’tan fazla yıl kadrolu, bir süre sözleşmeli ve ardından da gönüllü olarak bekçiliğini yapmış.

1962 yılında askerlik görevini tamamlayarak memleketi olan Van’a dönen Kuşman, o yıllarda sürdürülen arkeolojik kazı için işçi arandığını öğrendiğinde kazı çalışmalarına katılmış.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Afif Erzen, branşı olmadığı için kazı sırasında bulunan kitabeyi okuyamayacağını ifade ettiğinde Kuşman, Urartu dilini öğrenmeye karar vermiş.

Kendi araştırmaları ve çabasıyla da yıllar süren çalışmaları sonucunda Urartucayı öğrenmeyi başarmış.

Ortaokul mezunu olan Kuşman, kitabelerin ortaya çıkmasının ardından Van Kalesi’nden İran’a kadar bu coğrafyadaki kaynakları taramak için yola çıkıyor.

Çoğu zaman otostopla yoluna devam eden Kuşman, zamanının büyük bir kısmını müzelerde ve kütüphanelerde geçirmeye başlıyor.

Gittiği şehir ve ülkelerden Urartuların çivi yazısı olan alfabesinden harfler ve semboller topluyor. Her birini araştırıyor ve Urartu alfabesini oluşturmayı başarıyor.

Urartu alfabesini oluşturan ilk kişi olan Mehmet Kuşman, toplam 53 harfi tamamlıyor.

1986 yılının Mayıs ayında, Müze Müdürlüğü’ne bir davetiye geliyor ve Mehmet Kuşman, Milli Kütüphanede düzenlenen sempozyuma çağırılıyor.

Türkiye’de kazı yapan tüm yerli ve yabancı ekiplerin katıldığı sempozyumda Kuşman’ın çalışması büyük ilgi topluyor.

Kuşman, sempozyumun ardından lisan üzerine çalışmaya başlıyor.

Kuşman, alfabeyi oluştururken geçirdiği 3 yılın ardından lisan için 22 yıl çalıştığını ifade ediyor. 

Bu uzun yıllar çalışmanın sonucu olaraksa, 600-650 civarında kelime öğrendiğini, fakat Urartucanın zor bir dil olduğunu ve cümle kuramadığını belirtiyor.

Birkaç defa kurs açmak için valilikten kendisine öğrenci bulmasını rica eden Kuşman, Türkiye’de Hititoloji, Asuroloji ve Sümeroloji alanlarında öğrenim verildiğini ancak Urartulara dair hiçbir program olmadığını ve bunun büyük bir eksiklik olduğunu ifade ediyor.

Yalnızca bir çocuğunun Urartu dilini öğrendiğini fakat SGK’da çalıştığını belirten Kuşman, en büyük arzusunun bu dilin gelecek nesillere aktarılması ve unutulmaması olduğunu söylüyor.

Yalnızca ülkemizde değil, yabancı basında da isminden söz ettiren Kuşman, ABD’den Avrupa’ya dünyanın dört bir yanında düzenlenen festival, sempozyum ve konferanslarda davetli olarak yer almış.

Fuat Demirhan’ın yazdığı ve yönettiği, hem ulusal hem de uluslararası birçok festivalde ödül alan kısa filmi mutlaka izlemeli ve Kuşman’ın hikayesini kendi ağzından dinlemelisiniz.

E-bültenimize kaydolun.