25 Ocak 2019

Giovanni Papini: DÜZYAZININ DANTE’Sİ

20. Yüzyılın En Tartışmalı İsmi: Papini

Giovanni Papini, 20. yüzyıl İtalyan edebiyatının en önemli isimlerinden ve en tartışmalı edebi kişiliklerinden biri.

1881 ile 1956 yılları arasında yaşayan Papini; gazeteci, edebiyat eleştirmeni, şair ve yazardı.

Kavgacı yapısı, aykırı düşünceleri ve çelişkili ideolojik eğilimleri sebebiyle yaşamı boyunca çok kez eleştirilerin odağı oldu.

‘Çok, pek çok, belki de fazlasıyla kitap okumuş olsam da yine de hiçbir şey okumadım diyebilirim. Aklımda bir dolu isim, bir sürü kitap ismi, bir depo dolusu not var fakat yavaş yavaş ve düşüne düşüne yaptığım tekrar tekrar okumalar sayesinde içini dışını, kelimelerini ve ruhunu gerçekten bildiğim kitapların sayısı pek az. Ve bundan utanıyorum, rüzgarla silinecek kelimeleri kuma yazmakla vakit kaybedenlere özgü bu zavallı durumun içinde bulunan tek kişi olmasam bile.’


Bitik Adam
giovanni papini

Ailesi ve Çocukluğu

Giovanni Papini, Garibaldi Hareketi’nde yer alan babası, babasına nazaran daha inançlı ve sakin bir yaşam süren annesi ve kardeşleriyle büyüdü.

Çocukluğundan itibaren, kardeşleriyle ya da arkadaşlarıyla vakit geçirmek yerine kendi kabuğuna çekilerek okumayı tercih etti. Papini’nin, kitaplara olan düşkünlüğü diğer insanlardan uzaklaşmak için de bir yöntemdi.

‘Ben bir insanı, İnsan’ı aramıyorum: Ben kendim olmak, sadece kendim olmak istiyorum. Ve kim olduğunu, nerede olduğunu ve gerçekten ne düşündüğünü bilmiyorum. Bu, başkalarının bezlediği, giydirdiği ve yedirdiği benle beraber yaşamak zorundayım; sonsuza kadar, bir yabancıyla yaşar gibi. Ve bu, zor hayatımdaki azaplardan sadece bir tanesi.’

Bitik adam
giovanni papini il leonardo derisi

İlk Siyasal Eğilimleri

Babasının kitaplığı sayesinde, ilk olarak Voltaire, Hegel, Alfieri, Spencer, Kant ve Nietzsche gibi yazarlarla tanışmıştı.

Bu dönemde hem ufkunu genişletme şansı bulmuş hem de okuduğu kitapların etkisiyle İtalya’nın bütünlüğünü savunan ulusalcı bir ideolojiyi benimsemişti.

Gençlik yıllarında, babası gibi cumhuriyetçi tarafta yer alan Papini, hükümetin çıkan olaylara sert bir şekilde müdahale etmesi ve olayların daha da büyümesi üzerine duruşunu değiştirmişti.

İlk Yazarlık Deneyimleri

Küçük yaşlarından itibaren büyük bir merak ve keşfetme arzusuyla entelektüel gelişimine yatırım yapan Giovanni Papini, yaşamı boyunca diğer insanlardan farklı olduğunu göstermek ve ortaya yepyeni bir şey çıkartmak için çalıştı.

Floransa’da, büyük sanatçıların izlerini takip etme şansı bulan Papini, henüz 15 yaşındayken bir ansiklopedi yazmaya karar verdi. Ansiklopedi çalışmalarına başladıysa da Yunanca bilmediği için bazı konulara açıklama getiremedi. Bu yüzden, büyük girişimi başarısızlıkla sonuçlandı.

Ardından daha dar bir alanda kitap yazmayı denedi, ancak bu sefer de Victor Hugo’nun taklitçisi oldu.

‘Edebiyat bir aynadır. Eyleme geçirilenler başkalarıdır fakat insan yalnızca kendini tanır ve sergiler.’

düşsel konçerto ı
giovanni papini il crepuscolo dei filosofi

Papini’nin yaşamındaki önemli isimlerden biri, öğretmeni Diego Garoglio’ydu.

Garoglio’nun kütüphanesinden yararlanma şansına sahip olan Giovanni Papini, öğretmeni aracılığıyla geleceğin edebiyat dünyasında önemli yere sahip olacak kişilerle de tanışma ve arkadaş olma fırsatı elde etti. 

‘Hayat, katlanılabilir bir şey olsun diye yaşanır. Duyarlılık onu yaratır ve anbean içini doldurur ve su misali sessizce akıp gitse bile en azından bizi değişmez ve ebedi görünebilecek bir akıntı misali beraberinde sürükler.’

bitik adam

Instituto di Studi Superiroir’de eğitim gören Giovanni Papini, 1900’lü yılların başından itibaren çok sayıda önemli topluluk ve dergi kurdu:

  • Il Leonardo, 1903-1907
  • L’Anini a, 1911
  • La Voce, 1912
  • Lacerba, 1913-1914

Dergicilikle uğraştığı dönemde hikayeleriyle de isminden söz ettiren Papini, 1912 yılında, edebiyat dünyasına kabul edilmesini sağlayan Bitik Adam’ı yayımladı.

giovanni papini

Edebiyat dünyasına girmesine rağmen bilime olan ilgisi devam eden Giovanni Papini, tüm bunların yanı sıra, yazarları kendi dillerinde okuyabilmek için yabancı dil öğrenmeye de başlamıştı.

Papini, özellikle felsefe alanında yaptığı araştırmalardan elde ettiği bilgileri eserlerine açıkça yansıtmıştır.

‘İnsanlar; yaşamı ölüm için yitiriyoruz, gerçek olanı imgelem olan için tüketiyoruz. Günlere, salt bizi onlara benzer başka günlere taşımaktan başka bir değeri olmayan günlere götürdükleri için değer veriyoruz. İnsanlar; yaşamınızın tümü, sizin kendi kendinizi lanetlemek için tasarladığınız korkunç bir oyundur; sizin bu kaçan aynaya doğru koşuşunuza yalnızca şeytanlar güler!’

kaçak ayna
giovanni papini l'anima

Faşizm Yanlısı Papini

Papini’nin düşünceleri ve eğilimleri yıllar içinde giderek daha karmaşık bir hale geldi ve sıklıkla değişti.

1920’li yıllara gelindiğinde, önce gençlik yıllarında reddettiği Katolikliğe yöneldi. 1921 yılında, İsa’nın Yaşamı isimli kitabını yayımladı. Bu eser pek çok dile çevrildi ve yazarın isminin duyulmasını sağladı.

Aynı dönemde, İtalya’da yükselmeye başlayan faşist dalga Papini’nin hayatını tamamen etkiledi. Ve Papini, gençlik yıllarında şiddetle karşı çıktığı faşizme yöneldi, Mussolini İtalya’sını savundu.

Papini’nin bu yeni politik duruşu onu, çocukluk yıllarında olduğu gibi büyük bir yalnızlığa sürükledi.

‘Varım, çünkü beni düşleyen biri var.’


kaçak ayna
giovanni papini fotoğraf

Papini’nin 30’lu yaşlarının sonuna kadar çizdiği profil; çelişkili ve karmaşık düşüncelerle çevrelenmiş, pek çok akımın etkisinde kalmış ve kimliğini arayan bir yazar resmidir.

Birinci Dünya Savaşı’yla birlikte ise, savaşın getirdiği acı ve sorunlarla zihni biraz daha berraklaşmış, dine yönelmiş bir insandır.

giovanni papini gog

1935 yılında, Mussolini yönetimi sırasında, Bologna Üniversitesi İtalyan Edebiyatı Bölümünde profesör olan Giovanni Papini, akademik çalışmalarına burada devam etti.

Aynı zamanda, İtalyan Dili Sözlüğü çalışmalarında da yer aldı.

‘Nefret edilen kimsenin hataları ve felaketleri onun ölümünden çok fazla zevk verir.’


gog

BONUS

Çalışmalarına ara vermeden devam eden Papini’nin sağlığı 1944 yılından itibaren hızla bozulmaya başladı. Buna rağmen zor da olsa kitap yazma çalışmalarını ölümüne kadar sürdürdü.

Öldüğünde ise, ardında tamamlanmamış ve düzenlenmemiş çok sayıda kitap bıraktı.

‘Bir arkadaşım bana çiçek getirdi, beklemesini, onları mezarımın üstüne koymasını söyledim ona. Gülümsedi gibi geldi bana, ama insanlar hiçbir şey anlamadıkları zaman hep gülümserler.’


kaçak ayna

E-bültenimize kaydolun.