29 Mayıs 2018

Yıldız Moran: Türkiye’nin İlk Kadın Fotoğrafçısı*

*Yıldız Moran, Türkiye’nin akademik eğitim almış ilk profesyonel kadın fotoğrafçısıdır.

1995 yılında aramızdan ayrılan Yıldız Moran, ülkemizde akademik eğitim almış ilk profesyonel kadın fotoğrafçı olmasının yanı sıra bir çevirmen ve sözlük yazarıdır.

‘…
Fotoğrafın bir başka yönü daha var: sübjektif yönü. Gazete röportajı ile şairi ayıran yön. Kalemi nasıl birçok şey için kullanabilirseniz, makineyi de öyle. (…) Şair hangi vezinle, hangi kalıpla şiir yazmayı seçip içeriği dolduracaksa, fotoğrafçı da kendine en uygun fotoğraf makinesini bulmakla yükümlüdür. Her iki dalda da sonuçta şiirsellik, estetik yoksa başarısızdır.
…’

Cumhuriyetin kuruluşunda Genel Kurmay İstihbarat Dairesi Başkanlığı yapmış Ahmet Vahid Moran’ın kızı ve sanat tarihçisi Mazhar Şevket İpşiroğlu’nun yeğeni olan Yıldız Moran, aynı zamanda Özdemir Asaf’ın ikinci eşidir.

yıldız moran

Genellikle Asaf’ın eşi olarak anılsa da Yıldız Moran, 12 yıllık fotoğrafçılık kariyeriyle dünyanın pek çok yerinde ruhunu kattığı fotoğraflarla tanınan bir fotoğraf sanatçısıdır.

‘Fotoğraf makinesi o denli varlığınızın bir parçası olmalıdır ki; konu ile aranızda bir engel oluşturmasın. Şiirselliği olan her şey sanat fotoğrafının konusudur, fotoğraf aracılığıyla evrensel olan ve işlenen konunun kavramını içeren fotoğrafı çekmek tek amacımdı.’

Moran, Robert Koleji’nden mezun olduktan sonra dayısı İpşiroğlu’nun yönlendirmesiyle önce Bloomsbury Technical College’de ardından da Ealing Boadway Technical College’de fotoğrafçılık eğitimi almıştır.

yıldız moran siyah beyaz

Eğitimlerinin ardından İngiltere’de, Old Vic Tiyatrosu’nun fotoğrafçısı John Vickers’ın yanında asistanlık yapmaya başlayan Moran, ilk sergisini 21 yaşındayken Cambridge’de açmıştır.

İlk sergisinde büyük bir başarı yakalayan Moran’ın sergilenen 25 fotoğrafının tamamı bir gün içinde satılmıştır.

1952 yazında İtalya’ya giden ve orada bir fotoğraf kulübüne üye olan Moran; İspanya, Portekiz ve Avusturya gibi Avrupa ülkelerini gezmiş ve bu ülkelerdeki çalışmalarından bir fotoğraf kitabı hazırlamıştır.

Asistanlık döneminin ardından sanatçı portreleri ve lobi fotoğrafları çeken Moran’ın, İngiltere’de büyük ilgi gören beş sergisi gerçekleşmiştir.

‘İçindeki mana yeterli değilse, ışık ve kompozisyon ne kadar mükemmel olsa da çekmem.’

Türk fotoğrafçılık sanatının en önemli isimlerinden biri olan Moran, Avrupa’daki gezilerinin ardından Türkiye’ye dönmüştür. Türkiye’de bulunduğu sürede Cemal Gürsel’den Haldun Taner’e, Mücap Ofluoğlu’ndan Haldun Dormen’e kadar pek çok ünlü ismin portrelerini çekmiştir.

İstanbul’un yanı sıra Anadolu’nun dört bir yanını gezerek fotoğraflar çeken Yıldız Moran, Beyoğlu’ndaki stüdyosunda hem çekim yapmış hem de fotoğraflarını sergilemiştir.

1955 ile 1957 yılları arasında, hem ulusal medyada hem de dünya basınında ses getiren pek çok sergi açmıştır.

Sergileri ilgiyle izleniyor olsa da beklediği gibi satış yapamayan Moran, fotoğraflarını kartpostal olarak bastırma yolunu seçtiğinde, kendi söylemiyle, 4 Kasım 1954 saat 11.00’de Özdemir Asaf’ın matbaasına gitmiş ve şairle bu vesileyle tanışmıştır.

‘Duygulu, kibar, hiç görülmemiş ve bir daha göremeyeceğim bir insandı Özdemir Asaf. Pırıl pırıl bir zeka, renkli, yepyeni, bambaşka bir dünyaydı o. Olağanüstü bir insandı kısacası.’

özdemir asaf by yıldız moran

1963 yılında Özdemir Asaf’la evlenen Moran, 4 yıl içinde 3 çocuk sahibi olmuş ve fotoğrafçılık kariyerini bırakmıştır. Bu süreçten sonra sadece sözlük yazarlığı ve çevirmenlik yapmıştır.

Özdemir Asaf’ın şiirlerini İngilizceye çevirmesinin yanı sıra Türkçe-İngilizce sözlük hazırlama çalışmalarında bulunmuştur.

Son sergisini 1970 yılında, İstanbul’da açan Moran, 1988’e kadar yalnızca 4 retrospektif sergide yer almıştır.

‘24 saat düşünülen, yaşanılan, ikinci plana atılmayacak bir konudur fotoğrafçılık. İnsana, hayata özgün bir aşamanın bir yerini kavramsal olarak dolu, yoğun, ağırlıklı olarak verebilen kişidir fotoğrafçı. Birden24 saatimi bu konuya mı vereceğim, yoksa daha önemli konular var mı benim için diye düşündüm. Daha önemli şeyler olduğuna karar verdim ve 12 yıl sonra bıraktım bu işi.’

1982 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Fotoğraf Enstitüsü tarafından Onur Üyesi olarak seçilmiştir.

Tüm fotoğraflarını 12 yıl içinde üretmiş olsa da döneminin fotoğrafçılarından ayrılan ve ülkemizde sanata bakışı değiştiren Moran’ın fotoğrafları; samimi, doğal ve yaşamla bire bir ilişkilidir.

Yalnızca siyah-beyaz fotoğraflar çeken sanatçı, koleksiyonunda kurgu fotoğraflara yer vermemiştir.

‘Konu insandır benim için. Ben onunla iki insan olarak bağımı kurarım. Fotoğrafçı olmam hiçbir zaman ön planda değildir. İkimiz selamlaşırız, konuşuruz, dertleşiriz. Ben bu arada açımı arar, yerimi bulur, çerçevemi saptarım. Fotoğrafımı çekerim. Başladığım gibi, gene onunla konuşur, vedalaşır öyle ayrılırım.’

İngiliz fotoğraf geleneğini özümseyen Moran’ın fotoğraflarında ışık ön plandadır. Doğu ve Batı geleneğini uyum içinde kullanmıştır.

BONUS

2013 yılında Pera Müzesi’nde Yıldız Moran – Zamansız Fotoğraflar sergisi açılmıştır.

‘Işığı büyük bir ustalıkla kullanarak elde ettiği teknik başarısının ötesinde; ruhunu, aklını, kalbini yani kendini de katarak görüntünün izini derinleştirebilmiş bir fotoğrafçı.’
(Sergi kataloğundan)

Eczacıbaşı Fotoğraf Sanatçıları Dizisi’nin sekizinci kitabı, Yıldız Moran retrospektifi Türkçe ve İngilizce olarak 2018 yılında basılmıştır. Moran, seride yer alan ilk kadın fotoğrafçıdır.

‘Yıldız Moran, Cumhuriyet Dönemi Türkiye fotoğraf sanatında, yapıtlarıyla hepimizi etkileyen görkemli bir dağ gibidir. Yüceliğini anlamak, değerini kavramak için onun hayatına ve yapıtlarına uzun uzun ve dikkatlice bakmak gerekir.’
(Merih Akoğul’un giriş yazısından)


Yorumlar

E-bültenimize kaydolun.