3 Şubat 2017

Var Olduğuna İnanamayacağınız 10 Teknoloji

Video oyunlarda, filmlerde ya da bilimkurgu kitaplarında gördüklerimizin çok da uzak bir geleceği anlatmadığına inanabilirsiniz.

Var olduğunu öğrendiğinizde şaşıracağınız, belki de ürkeceğiniz 10 geliştirilmiş ve gelişmekte olan teknolojiyi sizin için derledik.

Uçan Kaykay

Otomobil üreticisi Lexus’da çalışan sayısız mühendis ve araştırmacı çalışmalarını ve görüşlerini bir araya getirerek uçan kaykay yapmayı başarmışlar. Geleceğe Dönüş filminde gördüğümüz andan itibaren hayallerimizi süsleyen uçan kaykayın kullanım alanı ise Lexus tarafından Barselona’da inşa edilen kaykay parkı.

Manyetik raylı trenle benzer bir prensiple çalışan uçan kaykayı kullanabilmek için trenlerde olduğu gibi çok sayıda mıknatısın yer aldığı, üst düzey soğutma sistemine sahip ray sistemi gerekiyor. Bu da uçan kaykay kullanma ihtimalini sınırlıyor, en azından şuan için.

Uçağa Dönüşebilen ve Tekrar Helikopter Olabilen Helikopterler

Eski model, sıradan bir helikopter gibi havalanan ve yere inen Bell Boeing V-22 Osprey uçaklarının, uçuş sırasında motoru turbo pervaneye dönüştürülerek normal bir uçak gibi hareket etmesi sağlanabiliyor.

Biyonik Uzuvlar

Yıllardır kaybedilen ya da zarar gören uzuvların yerine çeşitli materyallerden protezler yapılabiliyor. Ancak, üretilen protezlerin pek çoğu ağır, sert ve işlevsiz oluyor, yalnızca boşluğu dolduruyordu. 21. yüzyılda, büyük bir hızla gelişen teknoloji bu konuda da değişim gösterdi ve artık zihin tarafından yönetilebilen, titanyum ve karbon fiberden üretilen biyonik uzuvlar üretilebiliyor.

Biyonik uzuvların yanı sıra günümüzde Argus II ismini taşıyan biyonik gözler de üretilebiliyor. Avrupa Birliği tarafından pazarlama için onaylanan ve ABD’de insani yardım amaçlı cihazlardan muafiyet adı altında onaylanan teknolojiler arasında yer alan Argus II’nin giderek gelişeceği düşünülüyor.

Görünmezlik Donanımları

Dallas Nano-Teknoloji Enstitüsündeki bilim insanları atom kalınlığındaki karbon nano tüpleri kullanarak çarşafların çevresindeki ışığı eğmeyi ve böylelikle çarşafı etkin bir şekilde gizlemeyi başarmışlar. Tekniklerini, çölde yolcuların yaşadığı serap etkisine benzetiyorlar.

‘Kum ve hava arasındaki sıcaklık farkı ışınları bükerek yüzeyden sıçratmak yerine yolcuların gözlerine iletirler. Bu da yolcunun su olarak düşündüğü yerde aslında gökyüzü birikintisi olduğudur.’

Görünmezlik donanımları henüz kullanışlı araçlar değiller; çünkü karbon nano tüp tabakaları suyun içine batırılarak ve ısıtılarak suyun yansımasıyla görünmeyi engelliyor. Bu da çok sıcak ve ıslak bir şey giymeyi ya da kullanmayı gerektiriyor.

Elektromanyetik Raylı Silahlar

ABD’de başlatılan ve yıllar süren araştırmanın sonucunda, Amerikan Silahlı Kuvvetleri, mermiyi 7 kat hızlı atabilen ve 110 kilometre mesafedeki hedefi vurabilen raylı bir sistem geliştirdi.

Lazer Silahlar

Lazer silahlar pek çoğumuzun aklına ilk olarak Star Wars’ı getiriyordur. ABD Deniz Araştırmaları Ofisi tarafından geliştirilen ve faaliyette olan Lazer Silah Sisteminin (The LaWS) yanı sıra gelen mermilere karşı savunma sağlayan Lockheed Martin’in Alan Savunma Mühimmatları (ADAM) Sistemleri ve Boeing’in 10kW Yüksek Enerji Lazer Mobil Göstericisi gibi diğer lazer silahlar da bugün mevcut.

İyon Motorları

Star Wars bir kez daha sahnede. Bilimkurgunun ötesinde iyon motorları da gerçekten varlar. 1959 yılında NASA tarafından yapılan iyon motoru prototipinin yapılmasının ardından motor, Deep Space 1 ile Dawn uzay sondalarına sürüldü.

İyon iticiler, az miktarda ivme elde etmek için atıl bir gazın hızlı bir şekilde dışarı atılmasını sağlıyorlar. Üretilen itme gücü oldukça küçük olmasına rağmen, iyon motorlarıyla donatılmış bir cihaz çok yüksek hıza ulaşabiliyor; çünkü iyon motorları uzun süre boyunca küçük bir etki oluştursa da devamlılığa sahipler.

Kendi Kendini Yönlendirebilen Mermi

Oyunların aksine gerçek hayattaki Snipingde; mesafe, yer çekimi, rüzgar hızı, nem, hedefin hareketliliği ve dünyanın dönüşü gibi çok sayıda faktör dikkate alınarak geliştiriliyor. Gelişmiş Savunma Araştırma Projeleri Ajansı’nın (DARPA) araştırma ve çalışmalarının sonucunda yakın bir gelecekte hedefi kolaylıkla bulan mermiler ortaya çıkabilir.

Laboratuvarlarda Geliştirilen Organlar

Kısa bir süre sonra insanların organ yetmezliğinden korkmasına gerek kalmayabilir. Edinburg Üniversitesinde yürütülen çalışmalar büyük bir hızla ilerliyor ve fareler üzerinde yapılan deneylerin olumlu sonuçlar verdiği kamuoyuyla paylaşılmaya devam ediliyor.

Füzyon Reaktörleri

Avrupa JET Tokamak reaktörü ve inşaat aşamasındaki ITER reaktörü elektrik üretmek için güneşte meydana gelen reaksiyonları kullanıyorlar. Kulağa inanılmaz da gelse, güneşte çarpışan hidrojen atomları ve sonrasında kaynaşan helyum atomları ile ortaya olağanüstü bir enerji açığa çıkıyor.

Helyum kullanılan füzyon reaktörleri, yan ürün olarak kullanılan ve geri dönüşümü mümkün olan az miktarda radyoaktif atığa neden oluyorlar. Belki gelecekte temiz enerji üretiminde önemli rol oynarlar.


Yorumlar

E-bültenimize kaydolun.