28 Kasım 2017

Türkiye’de Yetişmiş ve Dünya Çapında Tanınan Efsanevi Müzisyenler – Bölüm II

İlk listemizde de belirttiğimiz gibi, başarılarıyla dünya çapında ün kazanmış efsanevi müzisyenlerimizi listelere sığdırmak mümkün değil. Bu devam listesini, hem ilk listemizi genişletmek hem de sizi belki de henüz tanımadığınız dünyaca ünlü sanatçılarımızla tanıştırmak için hazırladık. Ancak devam listelerinin sonu yok. Bu yüzden eksikliğini duyduğunuz sanatçılarımızı yorumlarınızla her iki listeye de ekleyebilirsiniz.

Kerim Çaplı

Efsanevi müzisyenler listemizin ilk sırasında piyanist Erdoğan Çaplı ile opera sanatçısı Azra Gün’in oğlu Kerim Çaplı yer alıyor.

New York’ta The Beatles şarkılarını cover yapan Groop ltd.’de davul çalmaya başlayan Kerim Çaplı, vokalistlik de yapmıştır. Kendi yazdıkları iki şarkıdan oluşan bir albüm yayımlayan Çaplı ve Jake Gerber, büyük bir başarı yakalamışlardır.

1966 yılında Groop ltd.’nin dağılmasıyla Çaplı, önce The Heard sonrasında Sundowners isimli gruplara katılmıştır. 1967 yılında Sundowners ile The Monkees’in alt grubu olarak turneye çıkan Kerim Çaplı, turne sırasında davulcusuyla problem yaşayan Jimi Hendrix’le de sahne almıştır. Hendrix’le sahne alan ilk ve tek Türk müzisyen olan Çaplı, bu olayın ardından Hendrix’in davulcu adayları arasında yer almıştır. Ancak Hendrix’in ölümüyle bu iş birliği hiçbir zaman gerçekleşememiştir.

Gitar, piyano, klavye ve davul virtüözü olmasının yanı sıra başarılı bir vokalist olan Çaplı, babasını kaybettiği 1969 yılında Türkiye’ye dönmüştür. Türkiye’de Gökçen Kaynatan, MFÖ, Seyyal Taner, Sezen Aksu, Nur Yoldaş, Deniz Arcak, Akın Eldes, Fahir Atakoğlu, Umay Umay ve Gür Akad gibi önemli isimlerle birlikte çalmıştır. Ayrıca Yavuz Çetin, Sunay Özgür ve Batu Mutlugil tarafından kurulan Blue Blues Band’e de katılmıştır.

Suna Korad

2003 yılında kaybettiğimiz opera sanatçımız Suna Korad, opera kantatrisi olarak dünyanın pek çok önemli merkezinde sahne almış, konserler vermiş ve plaklar doldurmuştur. Ulvi Cemil Erkin’den piyano eğitimi alan Korad; Prof. P. Savorosh, Madam E. De Hidalgo, Saadet İkesus ve İtallo Brancucci ile şan çalışmaları yapmıştır.

Sesi ve tekniği ile dünyanın dört bir yanında hayranlık uyandıran Korad, Paris Operasında sahne alan ilk Türk sopranodur. Mario Del Monaco ve Tito Gobbi gibi ünlü isimlerle sahne alan Korad, tek yabancı ve Türk olarak Amerika Birleşik Devletleri’nde Verdi Festivaline katılmıştır. Güney Afrika’da La Scala sanatçılarıyla La Traviata operasını oynamış, Çekoslovakya Enternasyonel Prag’da Bahar festivaline üç defa davet edilmiş ve Yunanistan’da opera ve resitallerde yer almıştır.

1981 yılında T.C. Devlet Sanatçısı unvanı alan ilk opera sanatçısı olan Korad, sayısız uluslararası ödüle layık görülmüştür.

İdil Biret

Henüz 15 yaşındayken Paris Ulusal Konservatuvarını birincilikle bitiren İdil Biret, dünyanın dört bir yanında ünlü şeflerle çalmış ve çok sayıda festivalde yer almıştır. Çağımızın en önde gelen piyano üstadlarından biri kabul edilen Biret, aynı zamanda dünyanın en geniş repertuvarlı piyanisti unvanına da sahiptir.

İsmet İnönü’nün TBMM’ye sunduğu teklif sonucunda İdil Biret için çıkarılan Harika Çocuklar Yasası’yla Paris Konservatuvarında eğitimine başlayan Biret, Paris Radyosunda ilk konserini 8 yaşındayken vermiştir. ABD’de ilk konserini Erich Leinsdorf yönetimindeki Boston Filarmoni Orkestrası’yla Rachmaninoff’un Üçüncü Piyano Konçertosu’nu çalarak gerçekleştiren Biret, beş kıtada Atzmon, Copland, Kempe, Keilberth, Sargent, Monteux, Fournat, Leinsdorf, Pritchard, Scherchen, Rozhdestvensky ve Mackerras gibi çok sayıda önemli şefle birlikte çalmıştır.

Liszt, Busoni, Van Cliburn ve Queen Elisabeth gibi birçok uluslararası piyano yarışmasında jüri üyeliği yapan Biret, Paris Konservatuvarı’ndan ‘Birincilerin Birincisi’ unvanı almıştır.

Biret, aynı zamanda Lily Boulanger Memorial (Boston), Harriet Cohen- Dinu Lipatti altın Madalyası (Londra), Adelaide Ristori Nişanı (İtalyan Hükümeti), Chevalier de l’Ordre du Mérite (Fransa), Grand Prix du Dis1ue Chopin (Varşova), Chopin eserleri kayıt ve seslendirmeleri nedeniyle Polonya Üstün Hizmet Madalyası ve Altın Diyapozon (Fransa) gibi çok sayıda ödülün sahibidir.

Biret; Boğaziçi, Orta Doğu Teknik, Eskişehir Anadolu ve Uludağ Üniversiteleri Onursal Doktora unvanına sahiptir. 1971 yılında T.C. Devlet Sanatçısı unvanı almıştır.

Gülher & Süher Pekinel Kardeşler

Dünyanın en iyi piyano ikililerinden biri olarak kabul edilen Gülher ve Süher Pekinel kardeşler, alışılmışın aksine birbirlerini görmeden çalarlar. İlk konserlerini altı yaşındayken dönemin Cumhurbaşkanı huzurunda veren Pekinel Kardeşler, ilk orkestra konserlerini ise dokuz yaşında Hikmet Şimşek’in yönettiği Ankara Filarmoni Orkestrası ile vermişlerdir.

Devlet bursu ile Paris Konservatuvarında başladıkları müzik eğitimlerine Frankfurt Yüksek Müzik Okulu’nda ve Philadelphia Curtis Institute of Music’te devam eden Pekinel kardeşler, Rudolf Serkin, Claudio Arrau ve Leon Fleisher gibi önemli isimlerle çalışmışlardır.

Hem solo hem de ikili olarak çok sayıda ödül sahibi olan Pekinel Kardeşler, 1978 yılında Bratislava’da UNESCO Dünya Müzik Haftası kapsamında düzenlenen piyano yarışmasında birincilik ödülü kazanmışlardır.

Berlin Filarmoni, Viyana Filarmoni, İsrail Filarmoni, New York Filarmoni, Los Angeles Filarmoni, Londra Filarmoni, Tokyo Filarmoni, İngiliz Oda ve Fransız Ulusal Orkestraları gibi çok sayıda ünlü orkestrayla birlikte çalmışlardır.

Dünyanın dört bir yanında konserler veren Gülher ve Süher Pekinel, Boğaziçi Üniversitesi Fahri Doktora unvanına ve İKSV Onur Ödülüne (2013) sahiptir.

Deutsche Grammophon, CBS, Teldec ve Warner Classics gibi yapımcılarla eserlerini kaydeden ikili, müzik kariyerlerinin yanı sıra müzik eğitimi ile ilgili çok sayıda sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirmektedir.

1991 yılında T.C. Devlet Sanatçısı unvanı alan Pekinel Kardeşlerin yaşamını anlatan iki belgesel film bulunmaktadır.

Kudsi Ergüner

Ney enstrümanının bilinen en iyi icracılarından biri olan Kudsi Ergüner, 1969 yılında İstanbul Radyoevi’nde başladığı kariyerine Paris’te devam etti.

Osmanlı müziğinin kökenlerini araştıran ve albümlerinde kullanan Ergüner, seksenli yıllarda Mevlana Enstitüsü’nü kurmuş ve klasik sufi düşüncesiyle ilgili eğitim vermeye başlamıştır.

Kendi albümlerinin yanı sıra Peter Gabriel, Jean Michel Jarre, Fazıl Say, Michel Godard, Marc Minkowsky, Markus Stockhausen, Heliard Ensemble, Maurice Béjart, Peter Brook, William Orbit, George Aperghis, Alive & Michel Portal ve Didier Lockwood gibi ünlü pek çok müzisyenle ortak çalışmalar gerçekleştirmiştir.

Türk tasavvuf müziğinin ve Mevlevi geleneğinin devamı olan Ergüner Ekolü’nün son temsilcisi Ulvi Ergüner tarafından yetiştirilen tek sanatçı olan Ergüner, çalışmalarıyla tüm dünyada ismini duyurmuş ve Japonya’dan Pakistan’a ABD’den Kuzey Afrika’ya kadar dünyanın pek çok yerinde çalışmalar gerçekleştirmiştir.

World Music Akımının öncülerinden biri olan Ergüner, Paris’te kurduğu ney okulunda dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere eğitim vermektedir.

Şefika Kutluer

Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan üstün başarı ile mezun olan Şefika Kutluer, eğitimine viyana’da ve Roma’da S. Cecilia Akademisi’nde devam etmiştir.

Viyana’da Uluslararası Flüt Yarışması’nda dünya birinci olan ve çok sayıda uluslararası ödülün sahibi olan Kutluer, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü’nü alan ilk sanatçıdır.

2012 yılında UNICEF İyi Biyet Elçisi seçilen Kutluer’in ödülleri arasında İtalya Devlet Nişanı, Avusturya Altın Liyakat Nişanı ve Kazakistan Kültür Nişanı da yer almaktadır. Carmen Fantasy albümü altın CD ödülüne layık görülen Kutluer’in tüm albümleri, Gallo tarafından Altın CD Koleksiyonu etiketi ile yayınlanmaktadır.

Dünyanın dört bir yanında turnelere çıkan, uluslararası müzik festivallerinde yer alan ve radyo-televizyon programları yapan Kutluer, dünyada ‘Sihirli Flüt’ ismiyle de anılmaktadır.

Kutluer, aralarında İngiliz Royal Filarmoni, Berlin Filarmoni, İskoç Oda, Tokyo Senfoni, Litvanya Filarmoni, European Union Oda, Slovak Filarmoni ve St. Petersburg Akademik Filarmoni Orkestraları gibi çok sayıda önemli orkestrayla ve şefle konserler vermiş, kayıt yapmıştır. Ayrıca Ian Anderson, Jose Elizondo, Stephane Blet, Ilyas Mirzayev ve Rene Giessen Kutluer için özel eserler bestelemişlerdir.

2010 yılından itibaren Ankara’da Doğu Batı ile Buluşuyor temali Uluslararası Şefika Kutluer Festivali’ni düzenleyen Kutluer, Avrupa Birliği Oda Orkestrası tarafından sürekli solist ilan edilmiştir.

1998 yılında T.C. Devlet Sanatçısı unvanına sahiptir.

Burhan Öçal

Dünyaca ünlü bir perküsyon sanatçısı olan Burhan Öçal, müzik yaşamını 24 yaşından itibaren Türkiye ve İsviçre’de sürdürmektedir.

Müzik çalışmalarında Klasik Türk Müziği’yle birlikte Osmanlı saray müziğini, halk müziğini, roman ezgilerini ve jazz müziği kullanan Öçal; darbuka ve kös gibi perküsyon enstrümanlarının yanı sıra divan saz, tanbur ve ud gibi telli sazları da ustalıkla çalmaktadır.

Bir ‘kaynaşım’ müziği yaratan Öçal, ilk kez 1979 yılında Zürih Şiir Festivali’nde Avrupa seyircisi karşısına çıktığı günden itibaren dünyanın pek çok yerinde konserler vermekte ve uluslararası festivallere katılmaktadır.

Maria Joao Pires, Elliot Fisk, Joe Zawinul ve Senfonik Orkestrası, Peter Waters, Kronos Quartet, Andreas Vollenweinder ve Sting gibi ünlü isimlerle sahne alan Öçal, 1995 yılında İstanbul Oriental Ensemble ismini verdiği projesini gerçekleştirmiştir. Bu proje doğrultusunda çıkarılan albümlerle çok sayıda ulusal ve uluslararası ödüle layık görülmüştür.

Mercan Dede

Dünya çapında ün kazanmış bir neyzen, besteci, yapımcı ve DJ olan Mercan Dede, sufi müziğini etnik enstrümanlar ve elektronik müzikle bir araya getirerek eski ile yeniyi, Doğu ile Batı’yı bir araya getirmektedir.

Mevlana Celaleddin Rumi’nin 800. doğum yıl dönümüne atfen 800 olarak isimlendirdiği albümüyle Nisan ve Mayıs 2008’de Avrupa Dünya Müziği Listesi’nde birinci sırada kalan Mercan Dede; Susheela Raman, Dhafer Youssef, Sheema Mukherjee, Azam Ali, Cezave Hugh Marsh, Jamaaladeen Tacuma, Peter Murphy, Natacha Atlas, Omar Sosa, Kani Karaca, İhsan Özgen, İlhan Erşahin, Fazıl Say, Trans Global Underground ve Mich Gerber gibi çok sayıda ünlü isimle çalışmıştır.

Neyin yanı sıra bendir, panflüt ve davul da çalan Mercan Dede aynı zamanda vokalisttir. Saarlandischer Rundfund televizyonu (Almanya), sufi kültürü üzerine hazırladığı belgeselde Mercan Dede’ye yer vermiştir. Ayrıca belgeselin müzikleri de Mercan Dede tarafından yapılmıştır.

JazzaVienne, Etnosur, World Roots ve Popdeurope gibi çok sayıda uluslararası festivale katılan ve dünyanın dört bir yanında konser veren Mercan Dede, Uluslararası Montreal Jazz Festivali’nin Doğu ile Batı Buluşuyor başlıklı konserinde Burhan Öçal ve Jamaaladeen Tacuma ile sahne almıştır.

2003 yılında BBC Radio 3 Ödüllerinde ‘Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ ile ‘Club Global’ olmak üzere iki dalda ödüle aday gösterilen Mercan Dede’nin Napas parçası, Ralph Lauren’in İlkbahar 2009 Koleksiyonu’nun tanıtımında kullanılmıştır.

Zülfü Livaneli

Müzisyen, senarist, politikacı, yazar ve yönetmen Zülfü Livaneli, Fairfax Konservatuvarı (ABD) mezunudur.

Eserleri Joan Baez, Maria Farantouri, Maria del Mar Bonet ve Leman Sam gibi çok sayıda ünlü sanatçı tarafından yorumlanan Livaneli, 300’e yakın besteye ve 30 film müziğine imza atmıştır.

Kitapları, filmleri ve besteleri ile çok sayıda ulusal ve uluslararası çok sayıda ödülün sahibi olan Livaneli, yalnızca müzikte gösterdiği başarıyla değil, edebiyat ve sinema alanındaki başarılarıyla da dünya çapında tanınmaktadır.

1986 yılında Cengiz Aytmatov’un davetiyle Federico Major, Yaşar Kemal, Arthur Miller gibi ünlü sanatçı ve düşünürlerin katıldığı Issyk-Kul Forumu’nda yer alan Livaneli’nin 19 Mayıs 1997 tarihinde, Ankara Hipodrom’unda verdiği konser, 500.000 kişinin katılımıyla Türkiye’nin en büyük konseri olmuştur.

Ferit Odman

1982 yılında doğan Ferit Odman, dünyaca ünlü bir caz davulcusudur. Meslek hayatına 18 yaşında başlayan Odman; mezuniyetinin ardından iki yıl daha yaşamaya devam ettiği New York’ta Brian Lynch, Vincent Herring, Peter Washington, Benny Golson, Jim Rotondi, Alan Broadbent, Alex Sipiagin, David Berkman, Jacky Terrasson, Mike Moreno, Sean Jones, Ernie Watts, Stefano di Battista ve Bertha Hope gibi çok sayıda ünlü isimle sahneye çıkmış ve kayıt yapmıştır. New York’ta çok sayıda kulüpte ve festivalde sahne alan Odman, ayrıca, Sheila Jordan, Kevin Mahogany, Allan Harris, Mark Murphy, Deborah Davis, Ive Mendes ve Hilary Kole gibi pek çok vokalistle de sahne almıştır.

Türkiye’ye döndükten sonra Kerem Görsev ve TRT Big Band’le performans sergilemesinin yanı sıra grup lideri olarak North Sea, İstanbul, Prishtina, Uluslararası Ankara ve Rabobank Amersfoort Jazz Festivalleri gibi çok sayıda uluslararası jazz festivaline davet edilmiştir.

Odman, Jazz Inside dergisinin Mayıs 2011 sayısında da yer almıştır.

BONUS I

Tarkan

Megastarımız Tarkan, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın dört bir yanında hem şarkıcı hem de şarkı yazarı olarak tanınıyor.

1999 ylında Universal Music Group ile anlaşma imzalayan Tarkan’ın aynı yıl piyasaya sürülen toplama albümü Fransa, Arjantin, Rusya, Meksika, İsveç, Lüksemburg ve Hollanda gibi çok sayıda ülkeden platin ve altın sertifikalar kazanmıştır. 2006 yılında çıkarttığı ilk İngilizce albümü Come Closer ile Avrupa listelerine giriş yapan Tarkan, dünya basınında ‘Pop’un Prensi’ ve ‘Boğaz’ın Prensi’ isimleriyle anılmaktadır.

Kazandığı çok sayıda ulusal ve uluslararası ödül arasında on beş Kral Müzik Ödülünün yanı sıra altı Altın Kelebek ve bir Dünya Müzik Ödülü (Dünyanın En Çok Satan Türk Sanatçısı) bulunmaktadır. Monte Carlo Sporting Summer Festival’in kapanış konserinde yer alan Tarkan, bu festivalde sahne alan ilk Türk şarkıcı olmuştur.

BONUS II

Fazıl Say

İlk eserini on dört yaşındayken besteleyen Fazıl Say, eğitimini Alman Bursuyla Düsseldorf Müzik Yüksekokulu’nda sürdürmüştür. Ardından 1992 yılında Berlin Tasarım Sanatları ve Müzik Akademisi’nde piyano ve oda müziği öğretmenliği yapmıştır. 1994 yılında opus 1 olarak kabul ettiği Nasreddin Hoca’nın Dört Dansı ile Genç Konser Solistleri Yarışması’nda Avrupa ve 1995 yılında Genç Konser Solistleri Yarışması’nda Dünya birinciliği kazanmıştır.

Zürih Üniversitesi’nin siparişi üzerine Albert Einstein’ın anısına bir orkestra eseri ve Viyana’daki kutlama komitesinin siparişi üzerine Mozart’ın 250. doğum yılı için Patara isimli bale müziği yazmıştır.

1997 yılında Kara Toprak isimli piyano eseri ile uluslararası platformda dikkat çeken Say, beş yıl boyunca Konzerthaus Dortmund’da misafir sanatçı olarak yer almıştır.

New York Filarmoni, Sankt-Peterburg Filarmoni, Viyana Filarmoni, Çek Filarmoni, İsrail Filarmoni, Fransa Ulusal, Salzburg Mozarteum, Gstaad Festival ve Tokyo Senfoni Orkestraları gibi çok sayıda orkenstrayla birlikte sahne alan Say, 2007 Floransa Festivali’nin kapanış konserinde Zubin Mehta tarafından yönetilen Floransa Orkestrası ile konsere çıkmıştır.

2007 yılında Montreux Jazz Festivali’nde piyano jürisinin başkanlığını yapan Say’ın kazandığı çok sayıda ödülün arasında Radio France/Beracasa Vakfı Ödülü, Paul A. Fish Vakfı Ödülü, Boston Metamorphosen Orkestrası Solist Ödülü, Telerama Ödülü, Le Monde de la Musique Ödülü, Diapason d’Or Ödülü, Yılın Bestecisi Ödülü (Andante Klasik Müzik Ödülleri) ve Yılın Piyanisti Ödülü (Andante Klasik Müzik Ödülleri) yer almaktadır.


Yorumlar

E-bültenimize kaydolun.