24 Kasım 2017

Slow Food (Yavaş Gıda) Hareketi

Slow Food ya da Yavaş Gıda Hareketinin başlangıcı, 1986 yılında Roma’da açılan McDonald’s şubesini protesto etmek amacıyla eylem çağrısında bulunan Carlo Petrini’ye dayanıyor.

1989 yılında, Paris’te 15 ülke delegesinin imzasıyla uluslararası bir harekete dönüşen Slow Food’un destekçileri, hızlı yeme kültürünün, hızlı hayatın bir dayatması olduğunu savunuyor. Hızlı hayatın ve hızlı tüketim kültürünün karşısında duran destekçiler; kültürel mirasın, yerel olanın ve biyoçeşitliliğin korunmasını amaçlanıyor.

Hareketin başlangıcıyla ilgili daha detaylı bilgiye Slow Movement (Yavaş Hareketi) yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Petrini ve arkadaşlarının yer aldığı Arcigola Organizasyonu tarafından başlatılan Hareketin sembolü salyangoz.

İnsanın yaşam yolculuğunun salyangoz ile sembolize edilme sebebiyse, geçtiği her yerde iz bırakarak ve sürekli yiyerek ağır ağır ilerleyen bir salyangozun, tüm yavaşlığına rağmen tahmin edilenin çok üzerinde bir mesafe kat etmesi.

Slow Food’un destekçileri; doğanın doğal ritminden kopuk, hızlı yaşam biçimlerinden ve doğallığın yitirilmesinden ancak, yemek yemek dahil tüm aktiviteleri olması gerektiği hızda yaparak korunabileceğimizi savunuyor. Böylece Slow Food ile yavaş yemek yemek, giderek hızlanan modern yaşama bir başkaldırıya, direnme yöntemine dönüşüyor.

‘Temiz, uygun ve sağlıklı gıda’ ilkesine bağlı olan Slow Food; yerel gıdalara, yerel üreticiye, yeme-içme geleneklerine, yerel üretim yöntemlerine ve unutulmaya başlanmış yerel yiyeceklere önem veriyor.

Slow Food’un hedefleri arasında yerel yemek kültürlerinin keşfedilmesi ve geliştirilmesi, yerel mutfak mirasının korunmasının yanı sıra çevreyi korumak ve sürdürülebilirliği sağlamak da yer alıyor.

Petrini’ye göre;

  • Yediklerimiz doğaya, insan sağlığına ve hayvan refahına zarar vermeden üretilmelidir,
  • Üreticiler emeklerinin karşılığını adil olarak almalıdır.
  • Yediklerimizin tadı iyi olmalıdır.
  • Yiyeceklerin kimler tarafından, nasıl üretildiği bilinmeli ve bu konuda farkındalık oluşturulmalıdır.

Slow Food Hareketinin amaçları şu şekilde özetlenebilir;

  • Doğayı, yerel biyoçeşitliliği ve kültürel mirası korumak ve bu amaçla tohum bankası oluşturmak,
  • Yaşamın doğal ritmine uyum sağlamak,
  • Yerel ve geleneksel besin maddelerini korumak ve teşvik etmek,
  • Organik çiftçiliği teşvik etmek ve ürünleri genetik mühendisliği müdahalelerinden korumak,
  • Hayvan soylarını; tahıl, meyve ve sebze tohumlarını yok olmaya karşı korumak,
  • Yerel üreticiye destek olmak,
  • Yediklerimizi tanımak ve nasıl üretildiğini bilmek,
  • Çiftçi, işçi ve köylünün ürettiklerine ulaşmak,
  • Yerel ürünlerin kaybolmaması için bilimsel çalışmalar yapmak,
  • Tat (lezzet) eğitimlerini teşvik etmek,
  • Üreticiye ve üretim yöntemlerine ilişkin farkındalık kazandırmak,
  • Unutulmuş ya da unutulmaya başlanmış mutfak kültürlerini ve tarım yöntemlerini korumak ve yaşatmak,
  • Sofralarımızı birer şenlik alanına dönüştürmek.

Yerel Topluluk (Convivium)

Dünyanın her yerinde destekçiler, bulundukları toplumun özelliklerini yansıtırlar. Tüm destekçiler, kendilerine en yakın yerel topluluğa üyedir.

Tüm yerel topluluklar;

  • Hareketin felsefesini geliştirir ve yayar,
  • Yerel üreticilerle iletişime geçer,
  • Sürdürülebilir tarımın ve tarım bilgisinin gelişimine katkıda bulunmak için çalışır,
  • Hareketin ulusal ve uluslararası projelerini destekler,
  • Gastronomi kuruluşları, eğitim kurumları, üretici birlikleri, çevre koruma kuruluşları ve basın-yayın organlarıyla ilişki kurar ve ortak çalışmalar organize eder ve
  • Diğer yerel topluluklarla iletişim kurarak ortak çalışmalar yaparlar.

Toprak Ana (Terra Madre)

İlk toplantısını 2004 yılında Torino’da, 130 ülkeden yaklaşık 5 bin üreticinin katılımıyla gerçekleştiren Toprak Ana Topluluğu, bugün, dünyanın her yerinden akademisyenlerin, araştırmacıların, aşçıların, genç üreticilerin, öğrencilerin ve aktivistlerin dahil olduğu uluslararası bir ağa dönüşmüştür.

Birçok ülkede temiz, iyi ve uygun gıda sağlamak amacıyla yerel topluluklarla iş birliği içinde çalışan çok sayıda ulusal ve bölgesel Toprak Ana ağı kurulmuştur.

Dünya genelinde yiyecek üretici topluluklarını buluşturan Toprak Ana organizasyonu, iki yılda bir düzenlenmektedir.

Gastronomi Bilimleri Üniversitesi (University of Gastronomic Sciences)

Dünyanın ilk gastronomi üniversitesi olarak İtalya, Cunea’da kurulmuştur. Slow Food’un en önemli kuruluşlarından biri olan Gastronomi Bilimleri Üniversitesi, uluslararası bir öğrenci profiline sahiptir.

Yoğun eğitim ve stajlara sahip olan Gastronomi Bilimleri Üniversitesi’nde insanlık ve kültür, geleneksel yiyeceklerin korunması, biyoçeşitlilik ve yiyecek teknolojisi gibi alanlarda lisans ve yüksek lisans programları bulunmaktadır.

Slow Food Biyoçeşitlilik Vakfı

2003 yılında kurulan vakıf, üreticilerin ürün kalitesini artırması konusunda çalışmalar yürütmektedir. Geleneksel yiyeceklerin üretimini; meyve, sebze ve tahıl üretimini, hayvansal üretimi korumayı hedefleyen projeleri desteklemektedir.

Türkiye’deki Slow Food Birlikleri

Henüz yeterli sayıda olmasa da, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de hareketin üyeleri bulunuyor.

Ülkemizdeki ilk Slow Food köyü olan Germiyan’ın yanı sıra Aydın, Balıkesir, Çanakkale, İzmir, Muğla, Samsun ve İstanbul gibi çok sayıda şehrimizde yerel topluluklar yer alıyor.


Yorumlar

E-bültenimize kaydolun.