21 Şubat 2018

Farkındalık, Dikkat ve Şefkatle Yaşama Sanatı: ZEN

Zen’in kökeni Hindistan’daki Dhyana okuluna uzanıyor.

Belli başlı Budist okullarından biri olan Zen, Hindistan’dan Çin’e geçmiş ve burada Ch’an olarak anılmaya başlamıştır.

Çin’den sonraysa Kore, Vietnam ve Japonya’ya yayılmıştır. 20. yüzyılın başlarında da Batı’da tanınmaya başlamıştır.

Batı’da bir meditasyon pratiği, felsefe, sanat akımı veya yaşam tarzı olarak benimsenin Zen, Budizm’in bir koludur.

Aydınlanma amacıyla yapılan meditasyona büyük önem veren Zen, bu özelliğiyle diğer Budist okullarından ayrılır.

pembe lotus

Mahayana Budizm’in diğer okullarında da olduğu gibi, tüm duyarlı varlıkların Buda doğasına sahip olduğuna inanılır. Buda doğası ise, zihnin / bilincin kendi doğasıdır.

Zen meditasyonunun amacı, farkındalık yoluyla bireyin içindeki Buda doğasını keşfetmektir. Bu çalışmayla varoluşa dair yeni bir bakış açısı ve kavrayış gelişeceğine, en sonundaysa aydınlanmaya ulaşılacağına inanılır.

‘Dünya öyle mekanikleşti ki, artık düşünmemize bile gerek kalmadı.

Keyif ucuzladı, neşe azaldı, mutluluk bilgisayarlaştırıldı.

Anda varoluşu tekrar keşfedebilmek için nereden geldiğinize, özünüze dönüp bakmalısınız.

Bu, kendi zihninize, tarihin başından önceye, düşünmenin başlangıcından evvele, hatta düşünce oluşmadan önceye bakmaktır.

Bu özgün temelle bağlantı kurduğunuzda, geçmişin ve geleceğin yanılgıları asla kafanızı karıştıramaz. Devamlı olarak şimdiki anda var olabilirsiniz.’

Chögyam Trungpa

buda heykeli

Zen’i diğer Budist okullarından ayıran bir diğer özelliği ise, kutsal metinlere ve metafizik konulara inanılmaması gerektiğini savunmasıdır. Çünkü, Buda doğası doğrudan, sezgisel olarak kavranabilir, dışsal bir arayışla değil.

Bu özelliğiyle kural karşıtı ve anti-teoriktir.

‘Zen, yol demektir. Özümüze giden yol. Dinlerden, tanrılardan, ritüellerden, geleneklerden bağımsız her şart ve ortamda uygulanabilen bir yol. Hava gibi, su gibi.

Önemli bir disiplin gerektiren bu yolda bütün savaş egomuza karşı verilir.’

Erich Fromm, Psikanaliz ve Zen Budizm

meditasyon

Zen uygulamasının temeli Zazen olarak isimlendirilen meditasyondur. Ayrıca Sekiz Aşamalı Asil Yol, Dört Yüce Gerçek, Bağımlı Köken, Beş İlke, Beş Skandha ve Varoluşun Üç Temel İşareti gibi Buda’nın temel öğretileri de önemli sayılır.

Kural ve kitap karşıtı oluşuyla çelişkili olarak Zen’in yazılı bir literatürü oldukça zengindir.

zen budisti meditasyon zazen

Zazen

Zen pratiğinin merkezini oluşturan Zazen, Zafu üzerinde oturularak yapılır. Yüzü odanın merkezine dönük olan kişi dikkatini duruşuna ve nefesine yönlendirir.

Zazen, iç ve dış uyarılara tümüyle açık olmak; sınırsız bir farkındalık, bilinçlilik hali ve uyanık olma durumudur. Tüm iç ve dış uyarılar seçim yapılmadan izlenir. Amaç, gündelik yaşamda yaşanamayan çok merkezli bir bilinçlilik haline ulaşmaktır. Tao’da da olduğu gibi düşüncelerle uyum esastır.

Düşünerek yaşamak, düşünerek tepki vermek değildir. Zihnin doğrudan içsel dinamiklerle çalışmasıdır. Bu yüzden Zen, Japon savaşçılar tarafından kabul gören bir sistem olmuştur.

Sesshin

Yoğun grup meditasyonudur. Rahipler günlük rutinde birkaç saat meditasyon yaparken Sesshin döneminde neredeyse tüm günü meditasyon yaparak geçirirler.

Koan

Zen Budistler günlük hayatta tüm aktiviteleri sırasında Koan uygulaması yapabilirler.

Koan’ın kelime anlamı, halka açık olaydır. Zen veya Budizm tarihiyle ilişkili hikaye ve anekdotların aktarılması ya da bu konularla ilgili diyaloglar kurulmasıdır.

Zen Budistlerine göre Koan, dilin ayrımcılık ve karşıtlığıyla engellenmeksizin gerçeği gözler önüne serildiği zaman, yer ve olaydır.

uyum, denge ifade eden iki taş

Zen’de metin okumaları değil, doğrudan iletişim üstün tutulduğu için geleneksel olarak Zen rahipleri merkezi bir konuma sahiptir.

Dharma’yı öğretmek, meditasyon yollarını göstermek ve törenleri yönetmek onların görevidir.

Dünyanın farklı yerlerinde saygı ifade eden çeşitli isimlerle anılırlar: Fashi, Chanshi, Sensei, Seunim, Osho, vb.

Zen Ustası terimi ise, önemli öğretmenler ve tarihsel önemi olan öğretmenler için kullanılır.

Zen geleneğinde, Dharma aktarımı geleneğe özgü ve önemlidir. Usta-öğrenci ilişkisi içerisinde oluşan soyağacının bir parçası olarak öğretinin devredilmesidir. Fakat bazı Zen okulları, özellikle Japonya’da, yazılı referansa ve kurala bağlı olduğu için soyağacı sistemine bağlanmayı sorgulanmış ve bu sistemi reddedilmiştir.

‘Kutsal metinlerin dışında özel bir aktarım;

kelimelerden ve harflerden bağımsız;

doğrudan insan zihnine işaret eden,

kişinin kendi doğasını görmesi ve Budalığa erişmesi.’

Budizm’de varoluşun üç temel işareti, üç hazine ya da üç mücevher:

  • Buda: Usta öğreticilerin soyu.
  • Dharma ya da Budadharma: Gerçek, gerçeğin yasası.
  • Sangha: Budalar ve Dharmalar ile uyum içinde yaşayanlar. Tüm varlıklar.

Dört Yüce Gerçek

  • Acı vardır.
  • Acıların bir nedeni vardır.
  • İstek ve arzular bırakılırsa acılar sona erdirilebilir, barış ve huzura ulaşılabilir (Nirvana).
  • Acıların sona erdirilmesi Sekiz Aşamalı Asil Yol’dan geçer.

Sekiz Aşamalı Asil Yol

  • Gerçek, sezgisel bilgi.
  • Doğru anlayış. Net görmek.
  • Doğru, yararlı söz. Doğru iletişim.
  • Doğru davranış.
  • Doğru ve adil yaşama biçimi.
  • Gerçek çaba. Çalışkanlık.
  • Gerçek dikkat. Anda ve burada olmak.
  • Gerçek uyanıklık. Doğru meditasyon ve konsantrasyon. Zihni açık tutmak, hareketi sınırlamak, huzur duymak.

‘Hiçbir öğretiye, teoriye veya ideolojiye tapmayın; ya da mecbur olmayın; hatta Budist olanlara bile. Bütün düşünce sistemleri yol gösterme aracıdır, nihai gerçek değildirler.’

Tiep Hien

buda heykeli

Enso Çemberi (Zen Çemberi)

Enso Çemberi; dengeyi, uyumu, doğru yerde doğru hızla doğru hareket etmeyi; kendine güveni, devamlılığı ve zıtlığı anlatır.

Çizilen her çemberin bir karakteri vardır ve herkeste, her çizişte değişir.

enso çemberi

Zen, geçmişin ve geleceğin sınırlarından kurtularak anın içinde ve burada olmayı amaçlar.

Zen;

İçinde bulunulan anı sevgiyle, şefkatle, dikkatle ve farkındalıkla; dolu dolu yaşamaktır.

Her şeyin farkındalıkla, dikkatle ve özenle yapılmasıdır.

Tüm yaşama ve evrene saygı duymaktır. Birlikte var olma doğasını kavramaktır.

yol

Nietzsche, Herman Hesse ve Beat Kuşağı yazarları gibi Batı’ya Zen’i tanıtanlar tarafından kaynaklar yanlış yorumlamış ve aktarılmıştır. Bu yüzden Batı’da Zen; anarşizm, nihilizm, hümanizm, entelektüel anarşizm ve hippilikle sık sık karıştırılmıştır.

Batı’da Zen’in, felsefi ve ahlaki doktrinlere uyum sağlayan bir esnekliğe sahip olduğunun, Nihilizmi destekler görünmesinin ve günlük yaşamla ilgilenilmediğinin düşünülmesi; her tür dogmadan bağımsız bir aydınlanma deneyimi, bir felsefe ya da yaşam biçimi olarak algılanmasının sebebi budur.

Zen, kelimelere ve salt zihinsel olan her şeye karşı şüphe duysa da tüm kuralların hiçe sayılması anlamına gelmez. Zen, kuralların, hakikatin kendisiyle karıştırılmaması gerektiğini, kuralların hakikate aracılık ettiğini ifade eder.

‘Zen’in bize kazandırmak istediği şey, hayat yolunu izlemek için bize gösterdiği hedef, her türlü güvensizliği ve korkuyu yenmektir. Bağımlılıktan özgürlüğe doğru yol almaktır.

Özet olarak Zen, insanın kendi iç varlığını, iç yapısının derinliğini görebilme sanatıdır; bağımlılıktan özgürlüğe götüren yoldur.’

Erich Fromm, Psikanaliz ve Zen Budizm

zen


Yorumlar

E-bültenimize kaydolun.