6 Şubat 2017

Dikkat Edilmesi Gereken 10 Önemli Çevre Sorunu

Halihazırda olumsuz etkilerini yaşamaya başladığımız çevresel sorunlar göz ardı edilirse insanları, bitkileri, hayvanları, dağları, buzulları, okyanusları ve aynı zamanda elektrik yükü, su, manyetizma ve iklim gibi doğal kaynakları da içine alan ekosistem üzerinde oldukça büyük ve tahrip edici sorunlar ortaya çıkartacaktır.

En büyük rolü bizim oynadığımız çevresel sorunlardan en önemli 10’u şu şekilde sıralanabilir:

KİRLİLİK

İnsan faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan kirlilik artık yalnızca su, toprak, hava ve gürültü kirliliğini değil; ışığı, noktasal ve dağınık kaynakları da kapsıyor. Bu da doğal kaynakların tükenmesine veya kullanılmaz hale gelmesine neden olarak canlı hayatının devamlılığını tehlikeye atıyor.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

Yaşamaya başladığımız iklim değişikliği doğal bir süreçte gerçekleşmiyor. Küresel ısınmayı, sera etkisini ve kentsel ısınmayı tetikleyen insan eylemlerinin zararlı etkilerden dolayı hızla meydana geliyor. İklim değişikliği yalnızca hava koşullarının değişmesinde değil; kutup bölgelerinin erimesi, yeni hastalıkların ortaya çıkması ve bitkilerin büyümesinde kalıcı zarara sebep oluyor.

KÜRESEL ISINMA

Küresel ısınma, kısaca; karbondioksit, metan ve su buharı gibi sera gazlarının etkisiyle yeryüzünün sıcaklığındaki artış olarak açıklanabilir. Bu gazlar, sera etkisi yaratarak dünyanın sıcak kalmasını ve dolayısıyla insan yaşamının sürmesini sağlıyor. Ancak sera gazlarının birikiminin hızla artması ve fazla ısının atmosferde sıkışması yeryüzünün gerektiğinden fazla ısınmasına sebep oluyor.

Çevre Koruma Dairesi (EPA) raporlarına göre, geçen yüzyılda dünya sıcaklığı 0,8 derece artmıştır. Küresel ısınma dünyadaki canlı sağlığını ciddi derecede tehdit etmesinin yanı sıra buzulların erimesine, iklim değişikliğine, kuraklıklara, hastalıklara ve kasırga sıklığındaki artışa neden olabilecek uzun süreli etkilere sahip.

ORMANSIZLAŞMA

İnsan nüfus artmasına bağlı olarak yiyecek, barınak ve giyinme talebi de giderek artıyor. Artan talebi karşılamak içinse ‘ormansızlaşma’ olarak tanımlanan doğrudan bir hareket ortaya çıkıyor. Ormansızlaşma; tarım, endüstriyel veya kentsel kullanımlar için ormanların veya yeşil alanların temizlenmesi anlamına geliyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) raporuna göre her yıl yaklaşık 18 milyon dönüm orman kaybediliyor. Ormansızlaşmanın uzun vadedeki etkileri sel, toprak erozyonu, küresel ısınmada artış, iklim dengesizliği ve vahşi hayatın yok olması.

AŞIRI NÜFUS

Su kirliliği, kaynak krizi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, kirlilik, toprak kirliliği, kentsel yayılma, ormansızlaşma ve aşırı üretim, aşırı nüfus artışının doğrudan neden olduğu tehlikeli etkilerin örnekleri arasında sayılabilir.

SANAYİ VE EV ATIKLARI

Aşırı nüfus artışı ve gelişen teknoloji, insan ihtiyaçlarını artırarak ve çeşitlendirerek daha fazla üretime ve tüketime sebep oluyor. Bu durum da atılması gereken daha fazla ürün yaratıyor. Çoğu atık, düzenli depolama sahalarında yeraltına gömülüyor ve bu büyük depolama alanlarının varlığı canlı sağlığını olumsuz etkileyen; toprak kalitesinin düşmesi, vahşi yaşamın bozulması, hava kirliliği ve iklim değişikliği gibi ciddi çevresel sorunlar ortaya çıkartıyor.

ASİT YAĞMURU

Atmosferdeki belirli kirleticilerin (endüstriyel süreçler, otomobiller, vb.) varlığına bağlı olarak oluşan asidik yağmurlar; yağmur, kar, sis ve yeryüzüne yerleşen kuru maddeler şeklinde ortaya çıkabiliyor. Asit yağmurları canlı yaşamında yıkıcı etkilere sebep olabileceği gibi yaşam alanlarımızı oluşturan yapılar üzerinde de olumsuz sonuçlar doğurabiliyorlar.

OZON TABAKASININ AZALMASI

Yeryüzü yüzeyinin 25-30 km üzerindeki bir gaz katmanı olan ozon tabakası, stratosferde bulunuyor ve dünyaya gelen zararlı UV ışınını önlüyor. Ozon tabakası, güneş tarafından yayılan zararlı ultraviyole radyasyonların etkisini de %97-99 oranında düşürebiliyor. Ozon tabakasındaki tükenmenin başlıca nedenleri arasında kloroflorokarbonlar (CFCler) gibi insan yapımı bileşikler, aşırı klor ve klor salıverilmesi, halonlar, CH3CCl3 (metil kloroform), CCl4 (karbon tetraklorür), HCFC’ler (hidro-kloroflorokarbonlar), hidrobromofluorokarbonlar ve metil bromür sayılabilir.

GENETİK MÜHENDİSLİĞİ

Günümüzde gıda, insan ve hayvan organlarının genetik modifikasyonu, bilim ve teknolojinin gemisi gibi görünüyor. Biyoteknoloji ne kadar etkileyici olsa da bu konuda belirli sınırlamaların getirilmesi gerekiyor. Çünkü yarattığı olumsuz etkilerle genetik mühendisliği hala tartışmalı bir konu. Genetik kirlilik ve gıda değişikliği, yalnızca insanlar üzerinde zararlı etkilere sahip olmakla kalmıyor, aynı zamanda genetik değişikliğe de sebep oluyor.

KENTSEL YAYILMA

Hindistan ve Çin, nüfusun, kentsel genişlemenin ve toprak parçalanmasının tek örnekleri değil. Günümüzde neredeyse tüm ülkelerde talebin giderek artması, sorumsuzca arazi kullanımına sebep oluyor.

Sanayi alanlarının genişlemesi sadece toprak bozulmasına ve toprak kirliliğine sebep olmuyor, doğal yaşam alanlarını da yok ediyor. Flora ve fauna’dan oluşan doğal çevre, ayrım yapılmaksızın yok ediliyor veya tamamen dönüştürülüyor. Bu, uzun vadede insan sağlığı için zararlı bir etkiye sahip olmasının yanı sıra ciddi çevresel sorunların da kaynağı.


Yorumlar

E-bültenimize kaydolun.