22 Kasım 2017

Dehası Yaşamında, Yeteneği Yapıtlarında Özgür Bir Ruh: Oscar Wilde

Oscar Wilde, 1854 yılında tıp bilimine hizmetleri sebebiyle şövalye unvanı alan, ünlü göz cerrahı Sir William Wilde ile devrimci şair ve yazar Jane Francesca Wilde’ın ikinci çocuğu olarak doğdu.

Sivri dili, cesur yaşam tarzı ve hayata bakışıyla Geç Victoria Dönemine damgasını vuran Oscar Wilde, bir şair olmasının yanı sıra oyun, öykü ve roman yazarıdır.

‘Aramızdaki ilişki çok güçlü, çünkü bizi aynı günah bağlıyor.’

oscar wilde 1882

Öğrenim gördüğü Trinity Koleji tarafından verilen en büyük ödül olan Berkeley Altın Madalyasını almasının yanı sıra Wilde, Oxford Üniversitesi Magdalen Koleji’nden burs kazanmıştır.

Magdalen Kolejinde öğrenim gördüğü yıllarda ise, Ravenna şiiriyle Newdigate Ödülünü almaya hak kazanmış; ancak şiiri kaybettiği için ödülü Tarihsel Eleştirinin Yükselişi makalesiyle almıştır.

‘Her insan iyi olmayabilir, ama her insanda bir iyilik mutlaka vardır. Kimseyi kabaca yargılamayın çünkü; her azizin bir geçmişi, her günahkarın bir geleceği vardır.’

Wilde, Magdalen Kolejinden mezun olduktan sonra Dublin’e geri dönmüştür. Fakat Dublin’e döndükten sonra tanıştığı Florence Balcomb’un Bram Stoker ile nişanlanmasının ardından İrlanda’yı terk etmiştir. Daha sonra İrlanda’ya yalnızca iki defa kısa seyahatler yapmıştır.

1884 yılında, İngiltere kraliçesinin danışmanlarından biri olan Horace Lloyd’un kızı Constance Lloyd ile evlenmiştir. Bu evlilikten Cyril ve Vyvyan isimli iki çocuğu olmuştur. Constance Lloyd, 1898 yılında geçirdiği belkemiği ameliyatının ardından, Cyril ise I. Dünya Savaşı sırasında Fransa’da savaşırken ölmüştür.

Wilde’ın skandal yaratan ahlaksızlık davasının ardından eşi ve çocukları Holland soyadını almıştır.

‘Bencillik, insanın istediği gibi yaşaması değil, başkalarını kendi istediği şekilde yaşamaya zorlamasıdır.’

Estetizm Akımının temsilcilerinden biri olan ve hayatı sanata yaklaştırmayı ilke edinen Oscar Wilde; uzun saçları, giyim tarzı, dekorasyonda kullandığı çiçekler ve eril sporları reddedişi gibi yaşadığı dönemde aykırı görülen düşünce ve tavırlarıyla hem sanat çevrelerinde hem de halk arasında oldukça fazla dikkat çekmiştir.

Dişiliği ön plana çıkaran davranışlarının, hayat tarzının, sanat anlayışının ve eserlerinin diğer kadın ve erkekleri etkileyeceğine inanan ve Wilde’ı eleştiren çok sayıda insan olsa da bu eleştiriler halkın ilgilenmesini sağlamış ve estetizm akımı yayılmaya başlamıştır.

‘Estetik: Yaşamın gizinin araştırılmasıdır.’

Sanat sanat içindir düşüncesini savunan Wilde; Pall Mall Gazette’de köşe yazarlığı ve Woman’s World dergisinde editörlük yapmasının yanı sıra 1879 yılında Londra’da estetizm dersleri vermeye başlamıştır.

‘Dış görünüşe bakarak yargıda bulunmayanlar, sadece sığ kişilerdir. 
dünyanın gizemi görünür olandadır, görünmeyende değil.’

oscar wilde portrait

Pasifist ve özgürlükçü olan Wilde, hayatının büyük bir bölümünde sosyalizmi desteklemiştir.

‘Hayatları boyunca sadece bir kez seven insanlar geri zekalıdır. Onlara sorarsanız bunu sadakatleri ve doğrulukları ile izah ederler. Bana kalırsa, tembellikleri ve hayal gücü yoksunluklarındandır.’

Hem geçmişte hem de günümüzde biseksüel olduğu düşünülse de kendisinin Antik Yunan kültürünün erkek aşkı geleneğine ait olduğunu ifade etmiştir.

Çok sayıda araştırmacı ve biyografi yazarı Wilde’ın cinsel ve duygusal yaşamını incelemiş ve Wilde’ın cinsel yönelimini keşfettiği yaşlar ve olaylarla ilgili farklı bilgiler öne sürmüşlerdir.

Wilde’ın eşcinselliği işlediği ilk eseri ise The Portrait of Mr. W.H. (Bay W.H.’nin Portresi)’dir.

‘Size kendinizi sıradan hissettiren hiç kimseyi sevmeyin.’

Oscar Wilde, Lord Alfred Douglas ve Alfred Taylor’la ilişkisi basında yer almaya başladıktan sonra Londra suçlularıyla olan ilişkisinin de açığa çıkmasıyla dava edilmiştir.

Davanın sonucunda ahlaksızlık suçu sebebiyle iki yıl kürek hapsine çarptırılmıştır. Önce Pentoville, ardından Wandsworth’ta yatmış son olaraksa Reading Zindanına gönderilmiştir.

Wilde, Reading Zindanındaki hapis sürecinde yazdığı acı dolu ve kederli mektubu Lord Alfred Dougles’a gönderememiştir. Ölümünün ardından bu mektup, arkadaşı Robert Ross tarafından kısaltılarak De Profundis ismiyle basılmıştır. Tam hali ise 1949 yılında kadar yayımlanmamıştır.

‘Hayatta adaletsizlikten daha kötü bir tek şey vardır, o da elinde kılıcı olmayan adalet. Haklı, güçlü olmadığında kötü olur.’

Oscar Wilde’ın tek romanı, otobiyografik bir eser olan Dorian Gray’in Portresi’dir.

Makaleleri; Yalanın Gözden Düşüşü, Sosyalizm ve İnsan Ruhu, Sanatçı Olarak Eleştirmen ve ölümünün ardından yayımlanan De Profundis’tir. Kısa hikayeleri ise Canterville Hayaleri ve Bay W.H.’nin Portresi’dir.

Wilde’ın siyasi içerikli tek oyunu Vera veya Nihilistler’dir. Bunun dışında Padova Düşesi, Lady Windermere’in Yelpazesi, Ehemmiyetsiz Bir Kadın, İdeal Bir Koca ve Ciddi Olmanın Önemi isimlerinde oyunları bulunmaktadır. Fransızca olarak kaleme aldığı Salomé ile tamamlanmamış Kutsal Metres ile Bir Floransa Trajedisi isimlerinde iki oyunu daha bulunmaktadır. Ayrıca Ravenna, Şiirler, Sfenks, Mensur Şiirler, Reading Zindanı Baladı isimli şiir kitapları bulunmaktadır.

‘Ahlaksız olarak nitelendirilen kitaplar, dünyanın utancını bizlere gösteren kitaplardır.’

oscar wilde portre

Wilde, 30 Kasım 1900 tarihinde, Paris’te bir otel odasında menenjitten ölmüştür.

Önce Cimetiere de Bagneur mezarlığına gömülmüş sonra Paris’teki Pere Lachaise mezarlığına taşınmıştır. Sir Jacob Epstein, Wilde için üzerinde erkek meleklerin bulunduğu bir mezar taşı tasarlamıştır.

‘Kişinin kendi kendini suçlaması doyum verici bir lükstür. Kendimizi suçladığımız zaman başka hiç kimsenin bizi suçlamaya hakkı yokmuş gibi gelir. Kişiyi günahtan arındıran itirafın kendisidir, yoksa günah çıkartan papaz değil.’

BONUS I

Ezel isimli dizide Ramiz Dayı karakteri tarafından okunmasından sonra sıklıkla duyduğumuz şiirlerden biri de Oscar Wilde’a aittir.

Her insan öldürür gene de sevdiğini
Bu böyle bilinsin herkes tarafından,
Kiminin ters bakışından gelir ölüm,
Kiminin iltifatından,
Korkağın öpücüğünden,
Cesurun kılıcından!

Kimisi aşkını gençlikte öldürür,
Yaşını başını almışken kimi;
Biri Şehvet’in elleriyle boğazlar,
Birinin altındır elleri,
Yumuşak kalpli bıçak kullanır
Çünkü ceset soğur hemen.

Kimi pek az sever, kimi derinden,
Biri müşteridir, diğeri satıcı;
Kimi vardır, gözyaşlarıyla bitirir işi,
Kiminden ne bir ah, ne bir figan:
Çünkü her insan öldürür sevdiğini,
Gene de ölmez insan.

Çeviri: Özdemir Asaf

‘Ben dehamı yaşamıma, yeteneğimi yapıtlarıma yansıttım.’

 


Yorumlar

E-bültenimize kaydolun.