9 Ocak 2018

Bin Üçüncü Gece Şiir Okudu Tanrı: Cemal Süreya

Tanrı

Bin birinci gece şairi yarattı,

Bin ikinci gece Cemal’i

Bin üçüncü gece şiir okudu Tanrı,

Başa döndü sonra,

Kadını yeniden yarattı.

Ülkü Tamer

Cemalettin Seber ya da hepimizin tanıdığı ismiyle Cemal Süreya, 1931 yılında Pülümür’de doğmuştur.

1938 Sürgününden sonra ailesiyle Bilecik’te yaşamaya başlayan Cemal Süreya, ortaokulun ardından Haydarpaşa Lisesi’nde ve sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümlerinde öğrenim görmüştür.

Cemal Süreya, ilk evliliğini Seniha Nemli; ikinci evliliğini, o dönemin Yelken isimli dergisinde çalışan Zuhal Tekkanat ile yapmıştır. Şairin her iki evliliğinden de birer çocuğu vardır. Üçüncü evliliğini Güngör Demiray ile yapan Süreya, bu evliliğin sürmemesi üzerine oğlu Memo’nun annesi Zuhal Tekkanat’la yeniden birleşmiştir. Tekkanat’la birliktelikleri ayrılıkla sonuçlandıktan sonraysa, son olarak, bir kitabevi sahibi olan Birsen Sağnak ile evlenmiştir.

Ortaokul yıllarından itibaren edebiyatla ilgilenen Süreya, şiir yazmaya ve Fransızca öğrenmeye de bu yıllarda başlamıştır. Lise yıllarında ise edebiyata olan ilgisi giderek artmıştır.

Üniversite yıllarında I. Yeni Şiiri ile ilgilenen ve edebi araştırmalar yapan Süreya’nın yazıları, çeşitli takma isimlerle pek çok dergi ve gazetede yayımlanmıştır.

Şairin ilk şiiri ise, 1953 yılında Mülkiye dergisinde yayımlanan Şarkısı Beyaz’dır. Daha sonra kitaplarında bu şiire yer vermemiştir.

Lisans öğreniminin ardından çeşitli kademelerde maliye müfettiş olarak görev yapan Cemal Süreya, 1982 yılında emekli olmuştur. Ancak, emekli maaşının yetmemesi sebebiyle bir bankada çalışmaya başlamıştır. Banka iflas edince yargılanan şair, dava sonucunda beraat etmiştir.

Cemal Süreya’nın kullandığı bazı takma isimler Birsen Sağanak, Hasan Basri, Osman Mazlum, Cemasef, Suna Gün, Ali Hakir ve Ahmet Gürsu’dur.

İsmi, Gül şiiri ile edebiyat dünyasında duyulmaya başlayan Süreya’nın 1955 yılından itibaren Üvercinka, Güzelleme, Cigarayı Attım Denize gibi şiirleri dergilerde yayımlanmıştır.

Babasının ölümünün ardından sarsılan şair, Sizin Hiç Babanız Öldü Mü şiirini bu dönemde kaleme almıştır.

1950’li yılların ikinci yarısında Süreya’nın ilk kitabı olan Üvercinka yayımlanmıştır. Büyük ses getiren kitap, Süreya’ya, Yeditepe Şiir Armağanını (1959) kazandırmıştır.

Süreya, aynı zamanda, 1966 yılında Göçebe şiiriyle Türk Dil Kurumu Şiir; Sıcak Nal ve Güz Bitiği şiirleriyleyse 1988 yılında Behçet Necatigil Şiir Ödüllerini almıştır.

Politika gazetesinde köşe yazarlığı yapan ve bir süre Aydınlık gazetesinde yazan Cemal Süreya’nın yazıları; Pazar Postası, Saçak ve 2000’e Doğru gibi pek çok yayın organında yayımlanmıştır.

Ayrıca Süreya, 1960 yılından itibaren yalnızca dört sayısı olan Papirüs isimli bir dergi çıkartmıştır.

Denemeler, eleştiri yazıları, çeviriler ve şiirlerin yanı sıra çocuk edebiyatına olan yakınlığıyla da tanınan Süreya, Çocukça isimli bir dergide Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi isimli köşesinde çocuklara yönelik yazılar yazmıştır.

İkinci Yeni Hareketinin kurucuları arasında yer alan Süreya’nın pek çok şiirinde Garip Akımının etkileri de görülmektedir.

Kendine özgü bir yazın diline sahip olan Süreya, 9 Ocak 1990 tarihinde hayata veda etmiştir.

Ölümünün ardından, Kadıköy’de, yaşadığı sokağa ismi verilmiştir.

BONUS

Üvey kızı Gonca Uslu tarafından aktarılana göre; Cemal Süreya iddiaya girmeyi çok seviyordu. Soyadındaki bir ‘y’ harfini sildirmesi de şair bir arkadaşıyla bir telefon numarası üzerine girdiği iddiayı kaybetmesi sonucunda gerçekleşmiştir.

Süreya soyadı ilk kez, 1956 yılında yayımlanan Elma şiirinde görülmüştür.

 

Öyle Uzaktan Seviyorum Seni

Uzaktan seviyorum seni!
Kokunu alamadan,
Boynuna sarılamadan.
Yüzüne dokunamadan.
Sadece seviyorum!
Öyle uzaktan seviyorum seni!
Elini tutmadan.
Yüreğine dokunmadan.
Gözlerinde dalıp dalıp gitmeden.
Şu üç günlük sevdalara inat,
Serserice değil adam gibi seviyorum.
Öyle uzaktan seviyorum seni,
Yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.
En çılgın kahkahalarına ortak olmadan.
En sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan.
Öyle uzaktan seviyorum seni!
Kırmadan,
Dökmeden,
Parçalamadan,
Üzmeden,
Ağlatmadan uzaktan seviyorum.
Öyle uzaktan seviyorum seni;
Sana söylemek istediğim her kelimeyi,
Dilimde parçalayarak seviyorum.
Damla damla dökülürken kelimelerim,
Masum beyaz bir kağıtta seviyorum.

Cemal Süreya

 


Yorumlar

E-bültenimize kaydolun.