10 Kasım 2017

10 Maddede Varoluşçuluğun Babası, Yazınsal İroni Ustası: Soren Kierkegaard

‘Yaşam çözülmesi gereken bir sorun değil ancak deneyimlenmesi gereken gerçekliktir.’

Varoluşçuluk Akımının kurucusu kabul edilen Soren Aabye Kierkegaard, 1813-1855 yılları arasında yaşamış Danimarkalı filozof, teolog ve toplum eleştirmenidir. İsminin diğer Avrupalı varoluşçular kadar sık duyulmamasının sebebi, Kierkegaard’ın Almanca okuma yapabilmesine rağmen tüm eserlerini anadili olan Danca’da yazmasıdır.

soren kierkegaard karakalem

Dindar bir ailede yetişen ve dini eğitim alan Kierkegaard, Tanrı inancına rağmen yaşamı boyunca kiliseyi, din adamlarını ve dini kurumları eleştirmiş; Hristiyanlığın yozlaştığını ve yenilenmesi gerektiğini savunmuştur.

Dini ve Tanrı’yı bireysel bir konu olarak ele alan Soren Kierkegaard, aynı şekilde sistematik felsefenin ve özellikle de Hegel’in rasyonalist, bireyi göz ardı eden bütüncül yaklaşımını reddetmiş ve kendi eserlerinde bireyi merkeze alarak felsefesini inanç ve bilgi, düşünce ve gerçek üzerine kurgulamıştır.

‘Doğru bir duyumsamayla bir öğretici olmak bir öğrenici olmaktır. Öğrenim, siz bir öğretici olarak öğreniciden öğrendiğinizde başlar; kendini onun yerine koy ve böylece onun ne anladığını ve anlama biçimini anlayabilirsiniz.’

Soren Kierkegaard, Antik Yunan filozoflardan itibaren felsefenin soyut düşünceyle; özle, ideayla ve mantıksal kurguyla ilgilendiğini belirterek bununla bireyin gerçek yaşamının gözden kaçırıldığını ileri sürmüştür. Kierkegaard’a göre felsefe somut düşünmeye, bireyin somut ve öznel yaşamına, yani varoluşa yönelmelidir.

Varoluş kavramını modern anlamıyla ilk kullanan filozof Kierkegaard, sistematik çalışmalar yapmadığı için bazı kesimler tarafından filozof olarak kabul edilmemiş olsa da Kierkegaard’ı bağımsız ve dizgesiz filozoflar arasında sayanlar oldukça fazladır.

soren kierkegaard karakalem

Saçma, korku ve kaygı gibi varoluşçu felsefede sıklıkla kullanılan kavramların öncüsü Kierkegaard’dır.

‘Ne kadar saçmadır insanlar! Sahip oldukları özgürlükleri kullanmazlar, sahip olmadıklarını isterler. Var olan düşünme özgürlüklerini kullanmazken ifade etme özgürlüğü talep ederler.’

Doğa bilimlerini örnek alan bilgi ve akılcılık anlayışına karşı çıkan Kierkegaard, nesnel gerçekliğin savunulurken dinsel ve ahlaki gerçeklerin reddedilişine karşı çıkarak öznel gerçekliği savunmuştur.

Filozof, nesnel bilginin öznel deneyimi açıklayamayacağını, insan yaşamını anlamaya katkı sağlamayacağını, gerçekliği yalnızca bir düşünce sistemine hapsedeceğini belirtmiştir.

Soren Kierkegaard, varoluş terimini insan için kullanmıştır. Çünkü Kierkegaard’a göre var olmak; birey olmak, çabalamak, seçenekleri değerlendirmek ve seçim yapmak, karar almak anlamlarına gelir.

Kierkegaard, varoluşu meydana getiren unsurlara değil; insanın kişiselliğine, öznelliğe eğilmiştir. İnsan için asıl önemli olanın kişiliğin geliştirilmesi olduğuna inanan Kierkegaard; insanın nasıl yaşayacağına dair hiçbir rasyonel kanıt olmadığını, dini ya da ahlaki doğrularda kesinliğe ulaşılamayacağını savunmuş ve herhangi bir kesinliğin özgürlüğü ortadan kaldıracağını öne sürmüştür. Kierkegaard’a göre ‘kesin ve belirli’ olmama durumu seçme özgürlüğünün doğal sonucudur.

Soren Kierkegaard, varoluşla ilgili olarak; ‘varoluş; somut, öznel ve uyanık insanın yaşamıdır. Varoluş, uyanık insanın yaşamını en açık sorumluluğu içinde sürdürdüğü bir bölümüdür, bir parçasıdır. Ancak varoluş, üzerinde düşünmeye elverişli değildir, onu düşündüğümüz anda onu ortadan kaldırmış oluruz. ‘Kendisini düşündürmeyen bir şey vardı’ diyebiliriz ancak, o da şu: var olmuş olan. Kavranamayan, olağanüstü bir şey. Ona ancak sezerek ve inanarak yakınlaşabiliriz.’ açıklamasını yapmıştır.

Bu açıklamaya göre, varoluş, kavramlarla kavranamayan paradoksal bir ‘şey’dir.

soren kierkegaard el yazısı

BONUS

Kierkegaard’ın Eserleri

İroni Kavramı Hakkında (1841, On Begrebet Ironi)

Ya-Ya Da: Yaşamdan Bir Kesit (1843, Enter-Eller: Et Livs Fragment)

Korku ve Titreme (1843, Frygt og Baeven)

Hayat Yolunda Konaklar (1845, Stadier Paa Livets Vej)

Bilimsel Olmayan Eklentiyi Sonlandırırken (1846, Afsluttende uvidenskabelig Eftersknift)


Yorumlar

E-bültenimize kaydolun.